radyasyon.gen.tr https://www.radyasyon.gen.tr Radyasyon, Radyasyon Nedir ve Zararları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, radyasyon.gen.tr Wed, 28 Oct 2015 00:00:00 +0000 Thu, 23 May 2019 00:00:00 +0000 60 Emar Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/emar-radyasyon.html Wed, 14 Nov 2018 17:07:54 +0000 Emar Radyasyon, Manyetik Rezonans kelimesinin kısaltması olan MR harflerinin okunuşundan türetilen bir kelimedir. Manyetik Rezonans vücuttaki pozitif yük yani protonların aktifleşmesi mekanizmasına dayanarak iç organ ve iskelet siste Emar Radyasyon, Manyetik Rezonans kelimesinin kısaltması olan MR harflerinin okunuşundan türetilen bir kelimedir. Manyetik Rezonans vücuttaki pozitif yük yani protonların aktifleşmesi mekanizmasına dayanarak iç organ ve iskelet sistemini görüntülemeye yarayan bir teknolojidir. 
Emar (manyetik rezonans) tamamen mıknatıs mantığıyla çalışan bir cihazdır. Hiçbir şekilde radyasyon ile alakası yoktur. Günümüzde radyasyon teknolojisi kullanılan yöntemler BT (bilgisayarlı tomografi), Röntgen ve sintigrafi gibi yöntemlerdir. Bu tür radyasyon kullanılan alanlarda vücuda doğrudan radyoaktif ışın gönderilerek organların iz düşümü elde edilir ya da vücuda radyoaktif izotop maddeler verilerek, organların bu maddeleri kullanma sıklığına bağlı olarak yaydığı ışınlarla görüntüler elde edilir. Ancak MR (manyetik rezonans) teknolojisinde kişi dev bir mıknatıs içerisinden geçirilerek, vücutta bulunan pozitif iyonların hareketlerine bağlı olarak elde edilen görüntüler dijital ortama aktarılır. Manyetik Rezonans teknolojisinde kullanılan manyetik güç dünya üzerindeki manyetik alandan binlerce kat güçlüdür. Vücuttaki pozitif iyonların kaynağı hidrojen atomlarıdır. Hidrojen hücre duvarından kolay girip çıkabilen bir özelliğe sahip olduğundan bu teknolojide anlık sonuç elde edilebilir. Elde edilen görüntüler siyah beyaz aktarılır ancak dilediğinde renklendirilebilir.

Manyetik radyasyonun günümüzde bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Manyetik rezonans teknolojisi daha çok sinir sistemi, kas sistemi gibi yumuşak doku içeren sistemlerin görüntülenmesinde kullanılır. Devasa bir manyetik alan oluşturduğundan dolayı işlem yapılan kişinin üzerinde metal olmaması gerekmektedir. Kapalı alan korkusu (klostrofobi) olan kişilerin genellikle tercih etmediği manyetik rezonans, artık günümüzde şeffaf ya da yarım ünite şeklinde kullanıldığından bu dezavantajı da ortadan kaldırmaktadır. Radyasyonun gebeler üzerinde bilinen etkisinden dolayı Manyetik Rezonans diğer radyoaktif teknolojilere göre avantajlıdır ancak yine de gebeliğin ilk üç ayı zorunlu olmadıkça manyetik radyasyon kullanılması önerilmemektedir.
]]>
Radyoterapi Radyasyon Yayar Mı https://www.radyasyon.gen.tr/radyoterapi-radyasyon-yayar-mi.html Thu, 15 Nov 2018 02:17:59 +0000 Radyoterapi Radyasyon Yapar Mı Radyoterapi, hastalığın tedavisinde X- ışınlarının kullanılması demektir. X- ışınları 1985 yılında keşfedildiğinden bu yana radyasyon teşhis ve tanı aynı zamanda tedavi amac Radyoterapi Radyasyon Yapar Mı Radyoterapi, hastalığın tedavisinde X- ışınlarının kullanılması demektir. X- ışınları 1985 yılında keşfedildiğinden bu yana radyasyon teşhis ve tanı aynı zamanda tedavi amacı ile kullanılmaktadır. Kanser hastalığına yakalanmış hemen, hemen 10 hastadan 4 ü radyoterapi almaktadır. Radyoterapi kanserli alandaki, kanser hücrelerinin DNA'larına  zarar vererek onları yok ederken normal sağlıklı hücrelerde radyasyondan etkilenmelerine rağmen kendilerini bir süre sonra onarabilmektedirler. 

Radyoterapi radyasyon yapar mı Sorusuna verilecek cevap şekli, radyoterapinin içten ya da dıştan yapılmasına bağlı olarak değişir. Radyoterapi tedavisi gören hastalar vücut içine, radyoaktif bir madde yerleştirilmediği sürece radyasyon taşımazlar. Belirttiğimiz gibi sadece işlem sırasında kendi sağlıklı hücreleri zarar görür bu durumda kısa bir süre sonra hücrenin kendini tedavi etme, yenileme özelliğine bağlı olarak giderilir. Günümüz şartların da şu anda tüm dünyada kullanılmakta olan dıştan ışınlamada radyasyon yayma durumu söz konusu değildir. İçten ışınlamada ise vücuda kalıcı radyoaktif kaynaklarının yerleştirilmesi gerekiyor. Bu durumda radyoterapi gören kişi etrafına radyasyon yayar. Örneğin tiroit ameliyatı olmuş kişilerde böyle bir durum söz konusudur. Bu tiroit hastalarına radyo iyot tedavisi yapıldığı için, hastalar çevreye radyasyon yaymaması için belli bir süre izole edilirler. Ya da prostat hastaların dada aynı şeklide radyoaktif minik kaynaklar prostat içine yerleştirilir. Bu durum dada yine vücut içinde radyo aktif madde olduğundan radyasyon etrafa yayılır. 

Radyoterapinin radyasyon yapıp yapmadığı konusunda, aklımıza ilk gelen kanserli hastalardır. Ama radyoterapinin sadece kanser amaçlı kullanılmadığını bilmekte fayda vardır. Radyasyon alan kişiler özellikle belirttiğim gibi vücut içine yerleştirilen bir implant varsa bu kişilerin izole bir ortamda bulunmaları gerekir. Özellikle 3 yaş altı çocuklar yayılan radyasyondan etkilenmektedir. Dıştan ışınlama da kesinlikle radyasyon taşıma ve çevreye yayma gibi bir özellik yoktur. Özellikle radyoterapi ile radyasyon almış kanserli hastalar zaten doktorları tarafından yeterince bilinçlendirilmektedir. Ve önlem amaçlı içten alınan kalıcı implantlar da hasta zaten izole edilmektedir. Kanser tedavisi gören tüm hastalar tedavi sırasında ve devam edecek süreçte duygusal olarak değişik ruh halleri ve çöküşler yaşayabilmektedir. Bu yüzden zaten ruhsal olarak bir çöküntü yaşayan hastaya vebalı gibi davranmak doğru değildir. Radyoterapi vücutta radyasyonun etki edebileceği her türlü tümörün tedavisinde oldukça etkilidir.  

Harici radyoterapi (yani dıştan yapılan radyoterapi)  kesinlikle vücudunuzun radyoaktif olmasına yol açmaz. Bu nedenle diğer insanlara aynı ortamda olmanızın kesinlikle sakıncası yoktur. Genellikle nükleer tıp bölümündeki radyoterapi tedavilerinde, radyoaktiflerle yapılan teşhis, tanı ve tedavi süreçlerinde hastanın radyasyon yayma durumu çok daha fazadır. Bu tür bir tedavi ile radyasyon alan kişi bunu günlerce uzun bir müddet taşır ve etrafına bulaştırması kesinlikle kaçınılmazdır.  

Ama genel bir düşünce şekli ile radyoterapi alan hastaların radyasyon yaydığı düşüncesi kalıplaşmıştır. Özellikle hamile bayanlara ve çocuklara yaklaşmama gibi endişeli bir durum söz konusudur. 

Harici radyoterapide, tedavi sırası da dahil olmak üzere ve tedavi sonrasında hasta kesinlikle radyoaktif değildir. Endişe edilecek hiç bir durum da söz konusu değildir.

Dahili radyoterapide ise, hasta tedavi sırasında bir kaç gün hastanede kalmak zorundadır. Vücuda radyoterapi için takılan implant geçici veya kalıcıdır. Hastanede kalınan sürede zaten hastanın radyasyon seviyesi en üst düzeyde maksimum olup, bu yüzden yakınları ile bir arada olması ve görüşmesi kesinlikle doğru değildir. İmplant vücuttan çıkarıldığında ise radyoaktiflik otomatik olarak ortadan kalkar.

]]>
Radyasyon Alan Kişi Ne Yapmalı https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-alan-kisi-ne-yapmali.html Thu, 15 Nov 2018 09:23:54 +0000 Radyasyon Alan Kişi Ne Yapmalı, Aslında pek çoğumuz radyasyonla iç içe yaşıyor olsak da, ne kadar zararlı olduğunu bilmemize rağmen önlem almıyoruz. Radyasyon vücutta kansere sebep olabilecek kadar etkilidir. Aynı zamanda cilt Radyasyon Alan Kişi Ne Yapmalı, Aslında pek çoğumuz radyasyonla iç içe yaşıyor olsak da, ne kadar zararlı olduğunu bilmemize rağmen önlem almıyoruz. Radyasyon vücutta kansere sebep olabilecek kadar etkilidir. Aynı zamanda ciltte deri kanseri de çok yaygın olarak görülür. Radyasyona maruz kalmamak ve vücuda giren radyasyonu atmak için dikkatli olmak gerekmektedir. Vücuda aldığımız radyasyonu en aza indirmekle işe başlamalıyız. Cep telefonlarını en az 2 metre uzağımızda bulundurmalı ve mümkün olduğu kadar oturduğumuz ve uyuduğumuz odanın sınırları içine almamalıyız. Bunun yanında elektronik ev aletlerini prizden çekerek radyasyon yayılmasını önleyebiliriz.

 Vücuda Alınan Radyasyon Nasıl Atılır Vücuttaki radyasyonu atan bitkileri kullanabiliriz. Özellikle sarımsak tam bir antibiyotik etkisine sahip olduğu için yemeklerin içinde ya da yanında bol bol sarımsak tüketmek  sağlığınız için çok yararlıdır. Bunun yanında böğürtlen, portakal,  çilek,üzüm çekirdekleriyle beraber tüketmek de antioksidan etkisi yaratır ve vücuttan radyasyonun atılmasına olanak sağlar.  çörek otunun ve biberiyenin de radyasyonu attığı bilinmektedir. Özellikle günde bir ya da iki bardak biberiye çayı içerek antioksidan görevi görebilirsiniz. Bu bitkiler zayıflamanıza da destek olur. Zayıflamak isteyen kişilerin bunu uygulaması oldukça faydalı bir yoldur. Bol su tüketmek kanı tazeler sizin daha dinç olmanızı sağlar. Aynı zamanda radyasyonun en fazla zarar verdiği cildi de tazeler ve açık yaraların kapanmasına yardımcı olur. Hakiki zeytinyağı olursa çok faydalı bir antibiyotik etkisi yaratabilir. Doğal yollarla hem sağlıklı beslenme hem de vücuttan radyasyonu atmak için yarar sağlar. Odanızda kaktüs bulundurun, kaktüs radyasyonu çeker ve size olumsuz etkilerde kurtarır.  Radyasyondan uzaklaşmak için bol oksijenli alanlarda bulunmanız sizin için daha iyi olur. 
]]>
Tomografi Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/tomografi-radyasyon.html Thu, 15 Nov 2018 10:29:38 +0000 Tomografi radyasyon, geçtiğimiz günlerde İngiliz Sağlık bakanlığı tomografinin insan vücuduna yaydığı aşırı radyasyon nedeniyle tomografiyi tüm halka yasakladı. Araştırmalara göre büyük bir oran olan her 50 kişiden b Tomografi radyasyon, geçtiğimiz günlerde İngiliz Sağlık bakanlığı tomografinin insan vücuduna yaydığı aşırı radyasyon nedeniyle tomografiyi tüm halka yasakladı. Araştırmalara göre büyük bir oran olan her 50 kişiden birinin radyasyon sebebi ile kansere yakalandığı ortaya çıktı. Özellikle sağlıklı bireylerin vücut tomografisi çektirmesi yasaklandı. Ayrıca bu radyasyonun etkisinin Hiroşima’da ki atom bombasından kurtulan insanlardaki etkisi ile eşdeğer olduğu söylenmektedir. Bu neden ile İngiliz Sağlık Bakanlığı sağlıklı insanların vücut tomografisi çektirmesi ile ilgili çok kritik bir karar alarak bu vakaya engel olmak adına yasaklama geldi. Nedeni ise öncesinde de söylendiği gibi tomografi sırasında yayılan çok yüksek oranda vücuda işleyen radyasyon olduğu bildirildi.

Tomografi çektirmek geçtiğimiz yıllarda osteoporoz, damar tıkanıklığı, kalp rahatsızlığı ve diyabet ve benzeri rahatsızlıkları öncesinden tespit edebildiği için sağlık uzmanları çok sık tavsiye ediyordu. Sağlıklı insanların her beş yılda bir kere tomografi çektirmesini tavsiye eden hekimlerin bu tavsiyesi üstüne harekete geçen bakanlık, tüm vücuda işleyen tomografinin normal bir röntgene göre 400 kat daha fazla radyasyon yaydığını tespit edilince yasaklanmasına karar verildi. Tomografiye giren her 50 kişiden birinin maruz kalınan radyasyon sebebi ile çekim sonrasında kansere yakalandığı belirlendi.

442 Röntgen 1 Tomografinin Yaydığı Radyasyona Eşdeğer

Yayınlanmış olan raporda sık sık tomografi çektiren kişilerin vücutlarındaki birikmiş olan radyasyon seviyesinin 2. Dünya Savaşı’nda Hiroşima ve Nagasaki’ye yayılan atom bombalarından kurtulanlar ile eş seviyede olduğu bildirilmiştir.

Normal bir röntgen, vücudu görüntülemek adına tek bir ışın gönderirken tomografide daha da detaylı bir görüntü elde etmek adına birçok ışın gönderiliyor.

2009 sonunda California Üniversitesi’nde Prof. Rebecca Smith-Bindman’ın 1119 kişiyi gözetim altına alarak yaptığı araştırmada bir tomografinin 442 göğüs röntgenine ve 74 mamografiye (meme röntgeni) eş değer oranda radyasyon yaydığı gözlemlenmiştir.

Bilgisayarlı Tomografi Radyasyon

Bilgisayarlı tomografi x-ışını kullanılarak vücudun incelenen kısmının kesitsel olarak görüntüsünü oluşturmaya yönelik radyolojik olan bir teşhis yöntemidir. İnceleme esnasında kişi bilgisayarlı tomografi radyasyon cihazının masasında hareket etmeden yatar. Masa el ile ya da uzaktan kumanda ile cihazın ''gantry'' isminde açıklığına sokulur. Cihaz bir bilgisayara bağlı olarak çalışmaktadır. X-ışını kaynağı incelenecek kişi etrafında 360 derecelik bir dönüş hareketi sağlarken ''gantry'' boyunca dizilmiş detektörlerce x-ışını demetinin vücudu geçen bölgesi saptanarak elde edilen veriler bir bilgisayar aracılığı ile işlenir.

Mr Nedir

Vücudun herhangi bir kısmının kesitsel olarak görüntülenmesidir. MR cihazımız dev bir mıknatıstan oluşur. İnceleme esnasında hasta cihaz masasına yatırıldıktan sonra dev mıknatısın içerisinde bulunan tünele masa ilerletilmektedir. İnceleme esnasında mutlaka hareketsiz durulması gerekmektedir. Doktorlar tomografideki bu riske karşın Mr’ın hiçbir yan etkisi olmadığı görüşüne vardılar. MR çekimleri esnasında sadece radyo dalgaları kullanılmaktadır. Bunlar da insan sağlığına zararsız olduğu çoğu araştırmalarca tespit edilmiştir.

 

 

]]>
Radyasyonun Beyne Zararları https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyonun-beyne-zararlari.html Thu, 15 Nov 2018 17:19:17 +0000 Radyasyonun beyne zararları, parçacıklar halinde bulunana enerjinin  emisyonu veya elektromanyetik dalgalar şeklinde enerjinin aktarılmasına radyasyon denilmektedir. Radyasyon için yapılan genel araştırmalarla birlikte insan sağl Radyasyonun beyne zararları, parçacıklar halinde bulunana enerjinin  emisyonu veya elektromanyetik dalgalar şeklinde enerjinin aktarılmasına radyasyon denilmektedir. Radyasyon için yapılan genel araştırmalarla birlikte insan sağlığı üzerinde bir çok zararı söz konusudur. Radyoaktif kirleticiler insan sağlığı dışında hayvan sağlığı ve bitki sağlığını da olumsuz etkiler. Olumsuz etkiler yüzünden çevreyi ve ekolojik dengeyi bozar. Bunların dışında radyasyon zararları olarak da canlılar üzerinde genetik değişikliklere sebep olur. Radyasyonun etkileri yaşa, organlara ve cinse göre değişiklik göstermektedir. Radyasyonun  beyne zararları olduğu gibi göz, deri ve genetik olarak da etkilemektedir.

Radyasyonun beyne zararları

İnsan vücudunda bulunan beyni koruyan bir savunma mekanizması bulunur. Bu mekanizmanın içerisinde Blood Brain Barrier BBB mevcuttur. Özellikle günlük olarak kullanmış olduğumuz telefonlarda radyasyon çok fazladır. Radyasyon beynin savunma mekanizmasını zayıflatır ve güçsüzleştirir. Beyin güçsüzleşmesinden dolayı beyinde bulunmaması gereken pıhtılar ve kimyasallar buraya girerek Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkları meydana gelmesini sağlamaktadır. Hatta radyasyonun beyne zararlarının ispatı da bulunmaktadır.

Radyasyonun beyne zararlarının deney ile kanıtı

 Yurt dışında bulunan ünlü Times dergisi bilim adamlarının yapmış olduğu çalışmayı incelemiştir. Bu deney fareler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çünkü insanlar üzerinde etik olarak bu deney yapılamaz. Fareler üzerinde uygulanan bu deney Amerika' nın en saygın dergilerine konu olup ve bununla beraber tip editörü bu deneyi incelemiş ve varmış olduğu sonuçlar ise şunlardır. Normalde 1000 katı altında bulunan radyasyon seviyelerinde  beyninde bulunan savunma mekanizmasında kırılma gerçekleştirir. Bu kırılma sayesinde beyin savunma mekanizmasının içerisine girmemesi gereken kimyasallar bu sayede kan dolaşım giriyor. Böylece beyne zarar vermektedir. Zarardan dolayı Alzheimer ve bu tarz hastalıkların oluşuma neden olmaktadır. Niyonların ölümüne sebep olmaktadır. Bu deneyde kullanılan farenin yanında bulunan diğer fareleri de etkilemektedir. Örnek verilecek olursak sigara içmeyen birisi aktif olarak sigara tüketen birinin yanında bulunmasından dolayı aktif içiler gibi etkileniyor. Bu fare üzerinde uygulanan bu deneyde  yanında bulunan diğer farelerde de etkileri görülmüştür.

Radyasyonun beyne zararları en fazla kimlerde görülür

İnsanlar üzerinde en çok çocuklarda etkisi fazla bulunmaktadır. Hamile bayanların karnında bulunan bebekleri de çok fazla etkilemektedir. Hamile bayanlarda gelişme çağında bulunana embriyoları etkiliyor ve doğuma biyolojik prosesin işlemlerini devam sürecini düzgün bir şekilde devam etmiyor. Bunun gibi sorunlar meydana gelebiliyor. İnsanların çalıştığı ortamda en fazla radyasyonun beyne zararları veren iş meslek grubu iletişim yöneticileridir. Bunun belirtilerini yaşayanlar insanların beyinlerine sinyal gönderir. Beyinlerin pasiifize ederler ve morallerini bozmak, bunalma  bu tarz davranışlar sergiliyorlar. Bu durumda da ispat edilmiştir.


]]>
Tomografiden Sonra Radyasyon Vücuttan Nasıl Atılır https://www.radyasyon.gen.tr/tomografiden-sonra-radyasyon-vucuttan-nasil-atilir.html Fri, 16 Nov 2018 12:29:41 +0000 Tomografiden sonra vücuttan radyasyon nasıl atılır, günümüzde birçok insan bilişim çağında olduğumuz sebebi ile birçok yerde özellikle de tomografi esnasında radyasyona maruz kalmaktadır. Radyasyonun ne kadar çok zarar Tomografiden sonra vücuttan radyasyon nasıl atılır, günümüzde birçok insan bilişim çağında olduğumuz sebebi ile birçok yerde özellikle de tomografi esnasında radyasyona maruz kalmaktadır. Radyasyonun ne kadar çok zararlı olduğunu bildiğimiz halde hiçbirimiz de bir önlem alamamaktayız. Radyasyonun vücudumuzda yarattığı zararlar bizleri kanser noktasına kadar götürebilmektedir. Buna ek olarak kişinin cildinde deri kanseri riski taşımaktadır. Maruz kaldığımız radyasyona her ne kadar da önlem alamasak da, bu radyasyonu tomografiden sonra vücuttan atmakta bizlerin elinde olan bir şeydir. 

Tomografiden Sonra Radyasyonu Vücuttan Atmanın Yöntemleri

  • Tomografiden sonra radyasyonu vücuttan atan bitkiler tüketebiliriz.
  • Sarımsak tam olarak bir antibiyotik etkisine sahip olduğu için yemeklerin içine atabilir veya yanında bol bol sarımsak tüketebilir ve bu şekilde sağlığınız adına faydalı bir adım atmış olursunuz.
  • Böğürtlen, portakal, çilek, üzüm çekirdekleri ile beraber yemek de antioksidan etkisini artırır ve  tomografiden sonra vücuttan radyasyonun atılmasına yardımcı olur.
  • Biberiyenin ve çörekotunun da radyasyonu atmak adına faydalı olduğu bilinmektedir. Günde bir ya da iki bardak biberiye çayı ile antioksidan görevi görebilirsiniz. Bu nedenle bir de zayıflamanıza da destek olmuş olursunuz. Zayıflamak isteyen insanların bunu uygulaması tavsiye edilir.
  • Bol  su tüketmek kanı tazeler ve daha dinç olmanızı sağlar. Bununla birlikte radyasyonun en çok zarar verdiği cildi de tazeler ve açık olan yaraların kapanmasına yardımcı olur.
  • Hakiki zeytinyağı çok faydalı bir antibiyotik çeşidi olmakla birlikte doğal yollar ile hem sağlıklı bir beslenme hem de tomografiden sonra radyasyonu vücuttan atmak adına yarar sağlar.
  • Çevrenizde kaktüs bulundurabilirsiniz. Kaktüs radyasyonu içine çeker ve sizi olumsuz etkilerden kurtarır. Aynı zamanda vücutta bulunmasından kurtarır. Radyasyondan uzaklaşmak adına bol oksijenli ortamlarda sık sık bulunmanız da tavsiye edilir. 

 

]]>
Televizyon Radyasyon Yayar Mı https://www.radyasyon.gen.tr/televizyon-radyasyon-yayar-mi.html Fri, 16 Nov 2018 14:58:02 +0000 Televizyon radyasyon yayar mı, Radyasyon kelime anlamı olarak dalga parçacık şeklinde veya foton adını verdiğimiz enerji paketleri yardımıyla yayılan enerji türüdür. Radyasyon 20. Yüzyılda keşfedilmiş olsa bile dünyada Televizyon radyasyon yayar mı, Radyasyon kelime anlamı olarak dalga parçacık şeklinde veya foton adını verdiğimiz enerji paketleri yardımıyla yayılan enerji türüdür. Radyasyon 20. Yüzyılda keşfedilmiş olsa bile dünyada var olması oldukça uzun bir geçmişe sahiptir.  Ancak ilk zamanlarda insanoğluna yaptığı etki ile günümüzde yaptığı birbirinden oldukça farklıdır. Teknolojik gelişmeler ve hızla sanayileşme üzerimizdeki radyasyonun etkisini yadsınamayacak derecede artırmıştır.

Radyasyon insanları nasıl etkiler

Gündelik yaşantımızda teknolojik nimetlerin sunduğu yararların yanı sıra zararları da mevcuttur. Teknolojiyi özellikle gençlerimizin bilinçsiz bir şekilde kullanması olumsuzluklarına olumsuzluk katmaktadır. Biz insanlar hiç farkına dahi varamadan gün içerisinde oldukça fazla radyasyon ile iç içe yaşamaktayız. Radyasyon hastalığımıza çare ararken dahi olumsuzluğu ile hayatımızda yer almaktadır; hastanelerde çektirdiğimiz röntgenler, radyoterapi yanı sıra gündelik yaşantımızda kullandığımız mikro dalga fırınlar, saç kurutma makineleri, cep telefonları, elektrikli tıraş makineleri yer almaktadır.  

Peki evde kullandığımız televizyon radyasyona yayar mı

Evet evde kullandığımız LCD, LED, Plazma ve tüplü televizyonlar radyasyona neden olabilmektedir. Ancak yaydıkları radyasyonu nükleer santralin yaydığı radyasyon ile karıştırmamak gerekmektedir.

Radyasyondan korunmak için alınması gereken önlemler:

İlk olarak LCD Tv’ler ve LED Tv’ler Plazma Tv’lere göre daha fazla radyasyona sebep olmaktadır. Bu nedenle de radyasyondan korunmak isteyen aileler Plazmalar Tv’leri tercih etmelidir. Televizyon seyrederken de araya en az 2 m mesafe konulması gerekmektedir. Bilgisayar seçimimizi de düşük radyasyonlu olanlardan yana olmalıdır. Bunun yanı sıra gündelik yaşantımızda minik değişiklikler yaparak da radyasyondan korunabiliriz kullanmadığımız ve açık bir şekilde bulunan tüm elektrikli ev aletlerini kapatmalıyız yalnızca gerektiğinde fişe takmamız bizim için ufak ama radyasyondan korunmamız için oldukça büyük bir adım olacaktır. Yatak odalarımızda ise elektronik cihazlar bulundurmamalıyız. 

]]>
Akut Radyasyon Sendromu https://www.radyasyon.gen.tr/akut-radyasyon-sendromu.html Fri, 16 Nov 2018 17:22:06 +0000 Akut radyasyon sendromu hastalığı, kısa bir dönem içerisinde yüksek miktarlarda radyasyon ile karşı karşıya kalan kimselerde ortaya çıkan bir hastalık çeşididir. 1940’lı yıllarda atılmış olan atom bombası sonrası Akut radyasyon sendromu hastalığı, kısa bir dönem içerisinde yüksek miktarlarda radyasyon ile karşı karşıya kalan kimselerde ortaya çıkan bir hastalık çeşididir. 1940’lı yıllarda atılmış olan atom bombası sonrası Japonya’daki Hiroshima ve Nagasaki bölgelerinde yaşayan kişiler ve 1986 yılında Rusya’da ki Çernobil patlaması sırasında görev alan itfaiyeci ve çalışanlarda Akut radyasyon sendromu hastalığı ortaya çıkmıştır.

Akut Radyasyon Sendromu Gelişme Riski Kimlerde Daha Fazladır

  • Maruz kalınan radyasyon dozunun oldukça yüksek olması ( Akciğer grafisindeki doz fazlasıyla düşüktür )
  • Radyasyon ışınlarının derin bölgelere işlemesi
  • Radyasyon ışınlarının vücudun çoğunluğuna nüfuz etmesi
  • Radyasyon ışınlarının hızlı bir şekilde alınması

Akut Radyasyon Sendromunun Belirtileri Nelerdir

  • Kusma,
  • Mide bulantısı 
  • İshaldir.
Bu gibi belirtiler akut radyasyon sendromunun oluşmasından dakikalar sonra ortaya çıkabileceği gibi, günler sonra da kendisini belli edebilmektedir. Bu belirtilerin görülmesinden sonra akut radyasyon sendromu hastalığına yakalanan kişi kendisini kısa bir süreliğine iyi hissedebilir ve gayet sağlıklıymış gibi bir görüntü verebilir. Ancak bu kısa süre sonrasında kişide tekrardan akut radyasyon sendromu belirtileri ortaya çıkmaya başlar. 
  • İştahda azalma,
  • Vücut ısısında artış,
  • Mide bulantısı,
  • Kusmalar,
  • İshal, Nöbet ve
  • Komaya kadar gidebilen ciddi belirtiler görülebilmektedir.
  • Akut radyasyon sendromu hastalığına yakalanmış olan kişilerde cilt hasarı da oluşabilmektedir. Akut radyasyon sendromuna bağlı olarak görülen cilt hasarları kısa süre sonrasında kaşıntı, kızarıklık ve şişme olarak kendisini belli etmektedir. Daha sonraları saç dökülmeleri yaşanabilmektedir. Bu cilt hasarlarının düzelmesi, akut radyasyon sendromunun derecesine ve alınan radyasyon ışınlarının dozuna bağlı olarak değişmektedir.

Eğer akut radyasyon sendromuna bağlı acil bir durum gelişmiş ise, mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir.

]]>
Radyasyonun Bebeğe Zararları https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyonun-bebege-zararlari.html Sat, 17 Nov 2018 07:10:22 +0000 Radyasyonun Bebeğe Zararları, Radyasyon anne adayının gebe kalma sürecinin olumsuz yönde etkilediği gibi gebelikte de bebek gelişimini direk yönde etkileyebilir. Sadece hamilelik döneminde değil bebek doğduktan sonra da bebe Radyasyonun Bebeğe Zararları, Radyasyon anne adayının gebe kalma sürecinin olumsuz yönde etkilediği gibi gebelikte de bebek gelişimini direk yönde etkileyebilir. Sadece hamilelik döneminde değil bebek doğduktan sonra da bebeğin gelişimi çok olumsuz şekilde etkileyebilir. Büyük sorunlara yol açabilir.

Radyasyonun bebeğe zararlarında en önemli nokta radyasyona maruz kalınan süre ve radyasyonun dozudur. Mesela nükleer santralde oluşabilen bir radyasyon sızıntısı ile bilgisayar ya da bir televizyonun yaydığı radyasyonu kıyaslamak, bir okyanus dolusu su ile bir tatlı kaşığı suyu karşılaştırmak ile aynıdır. Bu nedenle unutulmamalıdır ki günlük yaşantımızda kullandığımız; bilgisayar, mikrodalga fırın, saç kurutma makinesi, televizyon gibi elektronik cihazlar bebek gelişimine ciddi şekilde zarar verebilecek radyasyon üretemezler.

Radyasyona Maruz Kalınan Yerler

İnsanlar günlük hayatta radyasyona üç durumda maruz kalır.

  • Hastanelerde, akciğer filmi, diş filmi, renkli röntgen filmi olarak adlandırılabilen IVP çekimi ya da tomografi gibi işlemlerde yapıldığında
  • Vücudun herhangi bir organında saptanan kanserde, bu kanserin tedavisi için uygulanan radyoterapi tedavilerinde.
  • Son olarak günlük hayatta her insanın karşılaştığı yada kullandığı; TV, cep telefonu, mikrodalga fırın, baz istasyonu, güvenlik girişindeki kapılar gibi çeşitli elektronik cihazlar.

Bebeğe Zarar Veren Şeyler

Bunlardan diş, sinüzit, akciğer gibi röntgen filmlerinin çekilmesi hem kadın hem de bebek için o kadar büyük zarar vermemektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta bu çekilen röntgen filmlerinin tekrarlanmasıdır. Normalde o kadar fazla dozda rasyasyon yaymayan bu cihazların tekrar tekrar kullanımı, radyasyonun bebeğe zarar vermesine yol açar.

Günlük yaşamın artık bir parçası olan bilgisayar, TV, güvenlik kontrol kapıları, mikrodalga fırınlar, cep telefonları gibi bazı elektronik cihazlar yüzünden de insanlarımız radyasyonla yüz yüze gelirler. Bu cihazlar ile yapılan bilimsel araştırmalara göre bu cihazların yaymış olduğu radyasyonun hamile kadına ya da bebeğe olumsuz bir etkisi yoktur. Bu durumu ispatlayan bir bilimsel araştırma yoktur. Ancak doktorlar yine de her şeyin azının yarar çoğunun zarar ilkesinden yola çıkarak uzun süre bebeğin TV ya da cep telefonu gibi bazı elektronik eşyaların yanında durmamasını salık vermektedir. Aynı şekilde hamile kadınlar ya da bebeklerin güvenlik kapılarından çok sık geçmemeye dikkat etmeleri sağlık açısından iyi olacaktır. Özellikle bebekler insanlara göre bıngıldağının daha sertleşmemesi gibi çeşitli nedenlerden dolayı radyasyondan çok daha çabuk etkilenirler ve bağışıklık sistemleri o kadar gelişmiş değildir. Bu yüzden bebekleri bu cihazlara fazla maruz bırakmamak her zaman için daha iyidir.

Radyasyonun Bebeğe Zararları

Fazla süre ya da fazla dozda radyasyona maruz kalan bebeklerde pek çok hastalık ya da sakatlık görülebilir. Radyasyon bebeğe zarar verirse bebekte kan kanseri ya da tiroit kanseri gibi kanser türlerinin görülmesinde artış görülür. Bebeğinize büyürken kanser teşhisi konulabilir.

Radyasyon bebeğin beyin yapısına etki ederse bebeğinizin kafa çevresinde küçüklük, zeka geriliği, göz çevresinde oluşan sorunlar, çeşitli görme sorunları gibi sorunlar ya da hastalıklar karşımıza çıkabilir.

Radyasyonun bebeğe zararlarından bir tanesi de iç organlarının etkilenmesidir. Bazı bebeklerde böbrekler ya da karaciğer gibi bazı iç organlar radyasyon yüzünden zarar görebilir. Yine aynı şekilde bebeğinizde gelişme gerilikleri görülebilir ve ileriki yaşlarda çocuğunuza kısır teşhisi konulabilir.

]]>
Fön Makinesi Radyasyon Yayar Mı https://www.radyasyon.gen.tr/fon-makinesi-radyasyon-yayar-mi.html Sat, 17 Nov 2018 07:32:59 +0000 Fön makinesi radyasyon yayar mı; En fazla manyetik dalgaları ütü ve fön makineleri yaymaktadır. Bu sebepten dolayı bu aletleri kullanırken acele kullanılmasında yarar vardır. Havayı iyonize eden elektromanyetik alandan dolayı baz Fön makinesi radyasyon yayar mı; En fazla manyetik dalgaları ütü ve fön makineleri yaymaktadır. Bu sebepten dolayı bu aletleri kullanırken acele kullanılmasında yarar vardır. Havayı iyonize eden elektromanyetik alandan dolayı bazı zamanlarda burnumuzun kokuyu hisseder fakat göz ile göremediğimiz elektrik yüklü olan parçalar hava dolaşmaktadır. Uzun bir süre bu ortamı havalandırılsa bile bu parçaları tam anlamıyla uzaklaştıramazsınız. Her alınan nefeste bu parçaları içimize çekmiş oluyoruz. Fön makinesi radyasyon yayar mı diye düşündüğümüzde aslında biz fön makinesinin radyasyonu hiç fark etmemiş oluruz. Çoğu insan radyasyon yaydığına bile inanmaz.

Fön makinesi radyasyonu nasıl yayar

Fön makinesi odadaki havayı elektrik tellerinin arasından geçirir ve bu havayı üfler. Bu sayede havaya radyasyon yüklenmiş olur.

Fön makinesinin yaymış olduğu radyasyon canlıları nasıl etkiler

Ortamda fön makinesinin kullanılması ile odada radyasyonlu maddeleri kafa derimize ve direk saçımızdan derimize geçerek radyasyonu vücudumuzdan içeri almış oluruz.  Kullanılan fön makinesi ile saçların kurutulması beyin, yoğun ve direk olarak kişiler elektromanyetik  radyasyona maruz kalmaktadır. Bu durumda zamanla çok önemli rahatsızlıklara neden olmaktadır. En sık olarak yetişkinlerin yanı sıra  bebek ve çocukları çok fazla etkilemektedir. Bebeklerin uyuması için bazı anne ve babalar fön makinesini çalıştırmaktadır. Aslında bu fön makinesi radyasyon  yayar mı diye araştırmadan bebeklerin yanlarında kullanarak bunun yanlış ve çok zararlı olduğunu bilinmelidir. Bunun dışında toplumda bir başka bilinçsizce yapılan hata ise bebekleri ve çocukları tehlikeye atmaktadır. Banyo yapan bebek ve çocukların saçlarını fön makinesi ile kurutarak yapmaktadırlar. Bu çok tehlikeli bir davranıştır. Nedeni çocukları ve bebeklerin kafaları açık bir kapı gibidir. Fön makinesi ile saçı kurtulmaya çalışılan bebek veya çocuğun beyni, makinenin çıkarmış olduğu güçlü radyasyon etkisi altında kalmaktadır. Bu radyasyonu da direk çekmektedir. Fön makinesi radyasyon yayar mı cevabı evet olmak ile beraber bütün aile fertlerini uzak tutulması gereklidir. Fön makinesini kullanımında uzak durulmalıdır ve elektriğin kullanılmadığı yöntemlerden yararlanılmalıdır.
]]>
Derin Dondurucu Radyasyon Yayar Mı https://www.radyasyon.gen.tr/derin-dondurucu-radyasyon-yayar-mi.html Sat, 17 Nov 2018 23:46:41 +0000 Derin Dondurucu Radyasyon Yayar Mı, Radyasyon elektromanyetik dalgalar veya parçalar şeklindeki enerji aktarımıdır. Teknolojideki çok hızlı gelişmeler sebebi ile üretilen çok çeşitli elektronik cihazların, (televizy Derin Dondurucu Radyasyon Yayar Mı, Radyasyon elektromanyetik dalgalar veya parçalar şeklindeki enerji aktarımıdır. Teknolojideki çok hızlı gelişmeler sebebi ile üretilen çok çeşitli elektronik cihazların, (televizyon, radyo, bilgisayar, cep telefonları, buzdolabı vb. gibi) yaygınlaşması ve çok fazla kullanılıyor olması sebebi ile artık radyasyonun elektromanyetik kirliliğe yol açtığı bilinen bir gerçektir. Bir maddenin atom çekirdeğindeki nötron sayısı, proton sayısından daha fazla ise bu maddeler kararsız bir yapı göstermekte ve alfa, beta, gama gibi çeşitli ışınlar yayarak parçalanmakta ve parçalanan bu maddelere ise radyoaktif madde, çevreye yaydıkları ışınlara ise radyasyon adı verilmektedir. Radyasyonun zararları maruz kalındığı anda değil zamanla ortaya çıkan zararlardır.

İyonlaşabilen elektromanyetik radyasyonlar hücrenin temeli olan DNA'yı parçalayabilecek kadar büyük ve yoğun bir enerji taşımaktadır. DNA' nın zarar görmesi ise sağlıklı hücreleri yok etmektedir. Maalesef DNA' daki çok az bir zedelenme bile kansere neden olmaktadır.

Tabi ki üstüne basa, basa belirtiyoruz mevsiminde tüketilen sebze ve meyveler en sağlıklı olanıdır. Fakat bazen mevsiminde olmayan sebze ve meyvelere de ihtiyaç duyduğumuz bir gerçektir. İşte derin dondurucular böyle zamanlar da devreye giriyor. Derin dondurucuların en önemli özelliği yazın çıkan bir besini özelliğini hiç bir şekilde kaybetmeden kışında kullanabiliyor olmamızdır. Derin dondurucular içinde saklanan gıdaların sağlıklı olmaları için doğru koşulların sağlanması bakımından önem arz eder. Artık günümüz koşullarında hem pratik olması açısından hem de  zamanın da mevsim gıdaları tüketmek açısından yüzde doksana yakın çoğunluk tarafından kullanılmaktadır. Kullandığımız her elektronik alet ne kadar radyasyon yayıyorsa derin dondurucularda o kadar radyasyon yaymaktadır. Elektrik ile çalışan derin dondurucu tarafından etrafa yayılan manyetikler az da olsa radyasyon etkisi yaratmaktadır.

Radyasyon yayan aletlerin yakınlarında bulunmak, uyumak vücutta ciddi zararlara sebebiyet vermektedir. Bundan dolayı derin dondurucu sürekli kullandığımız bir elektronik eşya olmadığından mümkün olduğunca evin bize uzak olan bir köşesinde tutmakta fayda olduğunu hatırlatmak gerekir. 

Derin dondurucular radyasyon yayar mı Sorusuna verilecek cevap evettir. Radyasyon yayan aletlerin yakınlarında sürekli bulunmak, oturmak, uyumak vücutta çeşitli hasarlara sebebiyet vermektedir.(baş ağrısı, sinirlilik, mutsuzluk gibi.) Derin dondurucunun yaydığı radyasyon sebebi ile depresyon rahatsızlığını meydana getirdiği kanıtlanmış bilimsel bir gerçektir. Ayrıca içindeki besinleri koruma ve taze tutma amaçlı bir elektronik olduğundan maalesef her daim çalışıyor durumda olması gerekir. Bundan dolayı da fişten çekme ihtimalimiz sıfır olduğuna göre derin dondurucu ile işimiz bittikten hemen sonra uzaklaşmak ve hatta evin balkon gibi az kullanılan bölümlerinde bulundurmakta fayda var. Derin dondurucunun yaymış olduğu radyasyon içerisindeki besinlere geçmemektedir, üstüne basa, basa söylemekte kesinlikle fayda var sadece elektronik bir alet olması sebebi ile bulunduğu çevreye radyasyon vermektedir.

unutmayalım ki  özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin sinir sistemi ve beyin gelişimi aktif olarak devam ediyor olması sebebi ile onların bu radyoaktif aletlerden daha çok uzak durmaları gerekmektedir. Buradan anlayacağımız üzere elektromanyetik etki ile aradaki mesafe arasında ciddi bir bağ vardır. Ne kadar uzak mesafe o kadar az etki diyebiliriz.  

Derin dondurucuları tabi ki kullanmalıyız ama kullandığımız cihazın olumsuzlukları hakkında bilgi sahibi  olursak öylece gördüğümüz zararı en asgari seviyeye indirerek aletten daha çok fayda sağlamış oluruz.     

Sağlıklı mutlu ve bilinçli günler dileği ile.       

]]>
Radyasyon Çeken Bitkiler https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-ceken-bitkiler.html Sun, 18 Nov 2018 23:45:50 +0000 Radyasyon Çeken Bitkiler, İnsan ırkının sürekli merak etmesi, daha rahat etmek için yeni şeyler icat etmesi sayesinde, modern insan birçok elektronik alet kullanmaya başlamıştır. İnsanlığın rahatı için geliştirdiği T Radyasyon Çeken Bitkiler, İnsan ırkının sürekli merak etmesi, daha rahat etmek için yeni şeyler icat etmesi sayesinde, modern insan birçok elektronik alet kullanmaya başlamıştır. İnsanlığın rahatı için geliştirdiği TV, bilgisayar, mikrodalga fırın, saç kurutma makinesi, cep telefonu, baz istasyonları, güvenlik geçiş noktalarında aletler gibi pek çok elektronik alet, sağladığı pek çok yararın yanında radyasyon gibi ufak bir zararı vardır. Bu elektronik aletler günlük yaşamın her alanında istesek de istemesek de karşımıza çıkar. Ne yaparsak yapalım  radyasyona maruz kalıyoruz. Maruz kaldığınız bu radyasyon sağlığımız için önemli bir tehdit oluşturabilir.

 Bazı tıbbı görüntüleme cihazları insanın günlük hayatta karşılaşmak zorunda olduğu cihazlardır. Bu cihazlar normal kullandığımız elektronik aletlere göre çok daha fazla radyasyon yayar. Bu radyasyona uzun süre ya da düzenli maruz kalınması kişide ciddi hastalıklara neden olabilir. ayrıca radyasyon hamile kadınları ve de bebekleri normal bireylere göre biraz daha kolay etkiler ve hastalanmasına neden olur. İste radyasyonun çok zararlı olması ve ne kadar kaçsak da radyasyon ile bir şekilde mülaki olduğumuz için radyasyonu çeken bitkileri kullanmamız sağlığımız için çok yararlı olacaktır.

Radyasyondan biraz da olsun korunmak için evde radyasyonun yaydığı ısınları emebilen bitkiler beslemek iyi bir korunma yöntemi olacaktır. Bitkilerden hangilerinin radyasyonu emebildiği uzun süreli bilimsel çalışmaların sonucunda bulunmuştur. Bu bitkiler evdeki tehlikeli radyasyon ışınlarını emerek ailemizin ve bizim sağlığını koruyan bir kalkan görevi yaparlar. Radyasyonu çeken bitkilerden bazıları şunlardır;

Aloe Vera: Radyasyonu çeken bitkiler içinde aloe vera mucize addedilebilecek bir bitkidir. Dikensi yaprakları ve de şık bir görünümü vardır. Bu radyasyon emen bitkiyi iki gün de bir su vermeniz yeterlidir. Hem evdeki karbon monoksit gazını ve radyasyonu emecek hem de evinize şıklık katacaktır.

Benjamin Kauçuğu: Benjamin kauçuğu radyasyonu çeken bitkiler arasında odada bulunan bilgisayar ve TV gibi aletlerin yanına konulması için en uygun bitkidir. Benjamin kauçuğu ev ortamında bulunduğu odadaki radyasyonun tamamına yakını emer. Bu bitkinin bol ışık alan bir yere konulması, yapraklarının arada sırada fıs fıs yardımı ile parlatılması ve toprağının nemli tutulması gelişmesi için yeterlidir. Ayrıca radyasyon çeken bitkilerden Benjamin kauçuğu koyduğunuz odayı çok sık hale getirecek bir bitkidir. Salonunuza yepyeni bir hava katar.

Ölümsüzlük Mantarı: Ölümsüzlük mantarı radyasyonu çeken bitkilerden bir başkasıdır. Diğer adı reichi mantarı olan ölümsüzlük mantarı ülkemizde daha yeni keşfedilmiş bir bitkidir. Bu bitki karanlık yerlerde bulunmayı seven bir bitki olarak bilinmektedir. Ayrıca ölümsüzlük mantarı çok su seven bir bitki değildir. Sadece kok bölümünde bulunan kısımları suyu emebilir. Bu yüzden sadece bu bölümünden sulanır. Bulunduğu ortamdaki radyasyonu emmesiyle ünlüdür. Ayrıca bu bitki sigara dumanında da çok etkilidir. Ortamdaki havayı temizler.

Yukarıda saymış olduğumuz bitkilere ek olarak melisa otu, nane, aşk merdiveni, deve tabanı, barış çiçeği radyasyonu çekebilen diğer bitkilerdir.

Bu makalemizde sizlere radyasyon çeken bitkiler hakkında bilgiler vermeye çalıştık.  Özellikle işiniz dolayısı ile radyasyona çok maruz kalıyorsanız, hamile iseniz ya da bir bebeğiniz varsa evinizde yukarıda saydığımız bitkileri beslemeniz çok yararlı olacaktır. Ayrıca radyasyondan korunmak için melisa çayı içip, nane tüketmeniz de çok yararlı olacaktır. 

]]>
Kemoterapi Alan Kişi Radyasyon Yayar Mı https://www.radyasyon.gen.tr/kemoterapi-alan-kisi-radyasyon-yayar-mi.html Mon, 19 Nov 2018 02:19:01 +0000 Kemoterapi alan kişi radyasyon yayar mı; Kemoterapi kanser hastaları için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem ile hastalarda kanserin yapmış olduğu kontrolsüz hücre çoğalmasının düzene bindirilmesini sağlamaktır. Sağl Kemoterapi alan kişi radyasyon yayar mı; Kemoterapi kanser hastaları için uygulanan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem ile hastalarda kanserin yapmış olduğu kontrolsüz hücre çoğalmasının düzene bindirilmesini sağlamaktır. Sağlıklı hücreler kanser hastalarında kas ve sinir hücrelerine bölünme özelliğini kaybeder. Kontrolsüz bölünme olayına neden olarak bedende kitleler oluşmasına neden olur. Bu durumda da oluşan kitleler yani tümörler normal olan dokuları sıkıştırabilir ve içerisine sızabilir veya tahrip edebilir. Bu durum neticesinde hastanın iyileşme ve hastalıktan kurtulma oranında düşüş meydana gelerek hayatını kaybetme ile karşı karşıya kalabilir. Kemoterapi yöntemi kanser hastalarında bu bölünmeleri kontrol altına almak ve yapısı bozulmuş olan hücreleri yok etmek için kullanılır. Kemoterapinin uygulandığı hastalarda radyasyon belirtisi vede kalıntısı olur. O yüzdende kemoterapi alan kişi radyasyon yayar mı soruna cevap arayacağız. 

Günümüz teknolojisinde üretilen yeni dönem kullanılan kemoterapi cihazları radyasyon kullandığından hasta her kemoterapiden sonra vücudunda yüksek oranda radyasyon ile hastaneden çıkış yapar fakat bu radyasyon dışarıya yayılım göstermez. Kişi vücudunda biriken bu radyasyonu geçireceği yirmi dört saat içerisinde vücudundan atar. Kemoterapi kanser hastalığının ilaç ile tedavi edilmesidir. Bu yöntem sayesinde oluşan kanser hücreleri etkisiz hale getirilmeye veya yok edilmeye çalışır. Böylelikle hastadaki kanserli olan hücreler yok edilmeye çalışılmaktadır. 

Kemoterapi alan kişi radyasyon yayar mı, belli oranlarda alınan bu ilaç tedavi yönteminde hastaya radyasyon verilir ve bu durumun yan etkileri hastada belli aralıklar ile gözlemlenir. O yüzdende binde bir oranında da olsa kemoterapi gören hastalarda radyasyon yayılım gösterebilmektedir. O yüzdende bu tür kişilerin kemoterapi gördükten sonra insanlar ile iletişimde bulunmamasında fayda vardır. Gelişen tıp alanlarının yeni kanser tedavi yöntemleri aramasına rağmen henüz kemoterapinin yerine kullanılabilecek bir yöntem bulunamamıştır. Her ne kadar dışarıya radyasyon yayılımı neredeyse sıfır düzeyinde olsa da yöntemin hastalardaki etkileri uzun ve sürekli olduğundan uygulama sonrasında insanlar ile irtibata geçmemesi hem kendisi için hemde diğer insanlar için önemlidir. Aynı şekilde bu kemoterapi yöntemi hastalık bağışıklık seviyesini de sıfırladığından dış etkenlerden mikrop kapma oranını yüzde yüz yapar. Aslında bu tür radyasyon tedavilerinde diğer insanlardan çok hastanın kendisi risk altındadır. Çünkü bu tür tedavileri gören kişiler aldıkları radyasyonu yaymaz sadece vücudundan atar, ama aldığı radyasyondan ötürü vücudunun koruma sistemi sıfıra düşer bu durumda da her türlü mikroba karşı dirençsiz bir bedene sahip olur. Bu durumda da steril ve hijyeni bol olan mekanlarda kemoterapi gördüğü durumlarda yalnız kalması çok önemlidir.
]]>
Radyasyon Çeşitleri https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-cesitleri.html Mon, 19 Nov 2018 15:07:47 +0000 Radyasyon Çeşitleri, Öncelikle basit bir şekilde radyasyonu ortamda yol alabilen bir çeşit enerji şeklinde tanımlamak mümkündür. Biraz daha açıklayacak olursak doğal veya yapay radyoaktif çekirdeklerin kararsız yapıdan Radyasyon Çeşitleri, Öncelikle basit bir şekilde radyasyonu ortamda yol alabilen bir çeşit enerji şeklinde tanımlamak mümkündür. Biraz daha açıklayacak olursak doğal veya yapay radyoaktif çekirdeklerin kararsız yapıdan kararlı yapıya geçmek için çevreye saldıkları hızlı parçacıklar ve elektromanyetik dalga ile taşınan enerjiye radyasyon denilmektedir. Radyasyon çeşitlerini temel olarak parçacık ve dalga tipi radyasyon olarak iki şekilde ayırmak mümkündür. Parçacık radyasyonu, belirli kütle ve enerjiye sahip olan ve çok hızlı hareket eden küçücük parçaları belirtir. Basitleştirecek olursak bu tür radyasyon çok hızlı giden mermiye benzer ancak çıplak gözle görülmeyecek kadar küçüktür. Dalga tipi radyasyonun ise kütlesi yoktur ve belli enerjiye sahip radyasyon çeşididir. Çıplak gözle görebileceğimiz en yüksek enerjili ışık mor renkli ışıktır ve radyasyonun enerjisi arttıkça morötesi rengini alır akabinde bizler göremeyiz, aynı zamanda hissedemeyiz. Temel olarak bu bilgileri verdikten sonra radyasyon çeşitlerini maddeler halinde sıralayalım

Radyasyon çeşitleri

İyonlaştırıcı Radyasyon

Adından da anlaşılabileceği gibi girdiği ortamda iyonları ayrıştıran radyasyon çeşidine denir. Temel olarak ikiye ayrılmaktadır.

a)Elektromanyetik Radyasyonlar: Dalga boyları çok küçük olmasına rağmen enerjileri yüksek olan X ve Y elektromanyetik radyasyonlardır. X ışınlarına aynı zamanda röntgen ışınları da denilmektedir. Atomda ortaya çıkan enerji fazlalığı dalgalar halinde X ışını biçiminde yayılır. Ayrıca Bekirli ve hızlandırılmış yüksek atom numarasına sahip elektronlar belirli atomların çekirdeklerine doğru yaklaştıklarında yavaşlama sonucu da X ışınlarının oluştuğu belirtilmiştir. Y ışınlarına ise aynı zamanda gama ışınları denilmektedir. Bu ışınların kaynağı olarak belirtilen yer atomun çekirdeğidir. Gama ışınları atom çekirdeğindeki enerji dalgalanmalarından oluştuğu tespit edilmiştir. Bu ışınlar yüksüz olduklarından dolayı manyetik ya da elektrik alanda sapma oluşturmazlar. Ayrıca bu radyasyon çeşitlerinden olan X ve Y ışınlarının madde içinde nüfuz etme özelliği kuvvetlidir.

b)Parçacıklı Radyasyon: Bu radyasyon çeşidi ise alfa ve beta parçacıklarından oluşmaktadır. Alfa parçacığı pozitif yüklüdür ve iki nötron ile iki protondan oluşan helyum çekirdeğidir. Alfa parçacığını bir kağıt parçası ile durdurma olanağı vardır. Bunun  nedeni alfa parçacıklarının sahip olduğu büyük elektrik yüklerdir. Ayrıca bu elektrik yükler yoğun bir şekilde iyonlaşma oluşturmalarına ve enerji kaybetmelerine sebep olmaktadır. Bundan dolayı alfa parçacıklarının erişim mesafesi oldukça kısadır ve bu sebeple dış radyasyon ihtimali oluşturmazlar. Ancak vücut içerisine girebildikleri takdirde tehlikeli olmaları söz konusudur. Beta parçacıkları ise negatif ya da pozitif elektronlardan oluşabilmektedir. Enerji fazlalığının kaynağı  proton çokluğundan dolayı ise b+, nötron çokluğundan kaynaklanıyorsa b- şeklinde formülize edilmektedir. Alfa parçacıklarına göre beta parçacıkları daha az iyonlaşmaya sebep olur. Ayrıca bu parçacıklı radyasyondan kurtulmak için ince alüminyumdan yapılmış levha yeterlidir.

İyonlaştırıcı Olmayan Radyasyon

Ultraviyole Işınlar: Bu ışınların temel kaynağı güneştir. Güneş yeni doğarken bol bir şekilde yayılmaktadır. Bu ışınlar deri ve gözü etkileme ihtimalleri vardır. Deri kanserinin sebebi ise %80 oranında bu ışınlardan oluştuğu tespit edilmiştir.

EMR Nitelikli Radyasyonlar: Cep telefonları, trafolar, mikrodalgalar vb. bu grupta yer almaktadır.

]]>
Radyasyon Birimi https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-birimi.html Mon, 19 Nov 2018 20:59:03 +0000 Radyasyon Birimleri, Radyasyonun birimlerine geçmeden önce sizlere radyasyonun ne olduğunu ve nerelerde görüldüğünü açıklamak istiyorum böylece biraz karmaşık olan birimlerin ne işe yaradığını çok daha kolay bir şekilde a Radyasyon Birimleri, Radyasyonun birimlerine geçmeden önce sizlere radyasyonun ne olduğunu ve nerelerde görüldüğünü açıklamak istiyorum böylece biraz karmaşık olan birimlerin ne işe yaradığını çok daha kolay bir şekilde anlayabileceğiz. Radyasyon dalga ve parçacık şeklinde enerji aktarımıdır. Uzayda herhangi bir elektromagnetik dalga oluşturan unsura'da radyasyon denir. Ayrıca radyo aktif madde dediğimiz şeylerde vardır. Bu maddelerin atomik yapılarında  nötron sayıları proton sayılarından fazla olduğu için karasız yapıya sahip olmaktadırlar dolayısı ile bu maddeler alfa gamma ve x ray gibi ışımalar yapmaktadırlar. İşte radyo aktif maddelerin yaydığı bu ışınımlar bizlere zarar verebilmektedir. Bunun içinde radyasyonu ölmemiz gerekir ve bu ölçümlerde kullanılan radyasyon birimleri şu şekildedir.

Aktivite Birimleri: Curie ve Bequerel kullanılır.
  • Curie : Saniyede 3,7*10^10 bozunma yada parçalanma gösteren maddelerin aktivitesidir.
  • Bequerel: saniyede parçalanma yapan çekirdeğin aktivitesini gösteren birimdir.

Işınlanma Birimi
: Röntgen (R),  SI Birimi ise Coulomb/ kg  yani röntgen sı birimi bize şunu açıklıyor  1 kilo gram havada 2.58*10^-4  coulomb  pozitif ve negatif iyon yükü oluşturan gamma ve x ray iyonize olmuş ışınların miktarıdır.

Soğrulma Doz Birimi: Özel birim olarak ''rad'' kullanılır. SI birimi olarak ise gray (gy) kullanılır. Rad ışınlanan maddenin 1 kilo gramına 10^-4 enerji veren radyasyon miktarıdır.

Doz Eşdeğer Birimi: Özel birimi REM'dir SI birimi ise SİEVERT'dür. Farklı radyasyon eşit olarak  maruzit olsa dahi radyasyon farklılığından dolayı biyolojik etkiler farklı olacaktır.
REM = soğrulan radyasyon * faktörler
Sievert = 1 graylik  x ve g ışını ile  aynı biyolojik etki meydana getiren radyasyon miktarıdır.
]]>
Kozmik Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/kozmik-radyasyon.html Tue, 20 Nov 2018 20:30:15 +0000 Kozmik Radyasyon, Uzay boşluğundan atmosferimize sürekli giren, çoğu kez yerküreye kadar yetişen helyum, elektron, proton ve atomaltı parçacıklarından oluşur. Atmosferimiz içinde tespit edilemeyecek kadar atom ve
Kozmik Radyasyon, Uzay boşluğundan atmosferimize sürekli giren, çoğu kez yerküreye kadar yetişen helyum, elektron, proton ve atomaltı parçacıklarından oluşur. Atmosferimiz içinde tespit edilemeyecek kadar atom ve molekül iyonlaşması gerçekleşir. Oluşan bu radyoaktiviteden ortaya çıkan ışınların oluşturduğu dalgalar kozmik radyasyonu tarif etmek için kullanılır. Kozmik radyasyonun kaynağı tespit edilmeden önce yer küreden çıkan radon gazı sorumlu tutulurdu, bu doğru bir teoridir, fakat yeryüzünden yükseklere çıkıldıkça kozmik radyasyonun arttığı tespit edilmiştir. Bu durumda kozmik radyasyonun asıl kaynağının uzayın derinliklerinde olduğu tezi kabul görmüştür.

Kozmik radyasyon kaynağı nedir

Bunları doğal radyasyon kaynağı olarak isimlendirebiliriz. Uzayın her tarafında olduğu gibi Dünyamız atmosfer altında da kozmik radyasyon bulunmaktadır. Yer kürenin kendisinin radon gazı nedeniyle bir miktar kozmik radyasyon ortaya çıkmaktadır. Uzun süre yer altında maden ocaklarında çalışanlarda normalden daha fazla radyasyona rastlanmıştır. Bu durum yerkürenin manyetik bir yapıya sahip olmasından kaynaklanır.

İnsan vücudunun kendine has radyasyon üretme kapasitesi vardır. Tabi ki bu durum minimum düzeyde olduğundan insan DNA'sı bu radyasyona göre şekil almıştır. İnsan vücudundaki radyasyon da yine insan beyninde oluşan elektriğin yol açtığı manyetik durum kozmik radyasyona örnek verilebilir.

Kozmik radyasyonun bilimsel ölçümlere konu olan kısmı ise, uzayın derinliklerinden gelen kozmik radyasyondur. Esasen bu radyasyon uzayın belli bir merkezinden değil, bir çok tarafından karmaşık olarak gelir. Her yönden kozmik radyasyon gelmesinin nedeni uzayın derinliklerinde bulunan ve bizlerin çıplak gözle göremediğimiz süpernova patlamalarının kainatın oluşumundan beri sürekli var olmasıdır. Süpernova patlamaları ile ortaya çıkan alfa beta ve gama ışınları yeryüzüne ulaşırken beraberinde atom altı parçacıklar getirir. Bu parçacıklar kozmik radyasyona neden olur.

Kozmik radyasyon en fazla etkisini gama ışınları ile gösterir. Bu ışınlar bir çeşit elektromanyetik titreşim etkisine sahiptir. Gama ışınları diğer ışınlar arasında en fazla etkiye sahiptir. Bu ışınların radyasyon etkisi alfa ve betaya göre daha fazla olup, atom ve moleküller ile iyonlaşma özelliği daha fazladır. 

Kozmik radyasyon ve insan vücuduna etkileri,

Dünya yüzeyinde ve atmosfer altında yaşayan canlılar için kozmik radyasyonun DNA bozacak kadar etkisine nadiren karşılaşılır. Bu etkinin az olmasının nedeni ozon tabakasının uzaydan gelen kozmik radyasyonun büyük bir bölümünü engelleyerek Dünya'yı canlılar için yaşanabilir hale getirmesidir. Fakat uzaya yaklaşıldıkça kozmik radyasyon arttığından canlı DNA'sını etkileme ihtimali çok azda olsa artar. Astronotlar ve pilotlar kısmen bu kozmik radyasyona daha fazla maruz kalırlar. Bu etkiyi azaltmak için önde gelen havacılık firmaları maruz kalınacak kozmik radyasyon için maksimum düzeyler belirlemişler, bu düzeylerin üzerine çıkarak uçuş yapan pilotlar ve firmalar standart dışı kabul edilmiştir.
]]>
Kaya Tuzu Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/kaya-tuzu-radyasyon.html Wed, 21 Nov 2018 13:11:13 +0000 Kaya Tuzu Radyasyon, Radyasyonun bedenimizdeki zararları o kadar çok ki. Günümüzde kullanılan telefon, tablet, bilgisayar, televizyon radyo vb. aletler radyasyon yaymaktadır. Bundan korunmak için en iyi gelen ve tavsiye edilen şey ka Kaya Tuzu Radyasyon, Radyasyonun bedenimizdeki zararları o kadar çok ki. Günümüzde kullanılan telefon, tablet, bilgisayar, televizyon radyo vb. aletler radyasyon yaymaktadır. Bundan korunmak için en iyi gelen ve tavsiye edilen şey kaya tuzudur. Kaya tuzu kristali tüm dünyaya yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Duygusal ve zihinsel olarak yenilenmeyi teşvik eder. Pembe renkli kaya tuzu kristalinden yapılan aydınlatma malzemeleri pek çok mağazalarda satılmaktadır. Kaya tuzu lambaları eksi iyonlar üreterek ortamın atmosferinin kalitesini yükselttiğini varsayıyor. Evde ve ofislerde bulunan elektrikli cihazlardan insan sağlığını boza bilecek radyasyon yayılmaktadır. Kaya tuzu kristalini evinizde vaya ofisleriniz de belli yerlere koyduğunuzda radyasyonu azalta bilirsiniz. Kaya tuzu kristalinin enerjisi koruyucu bir nitelik sağlar. Ayrıca yine kaya tuzu ağız yoluyla gıda olarak yendiğinde pek çok hastalığa şifa olduğu kanıtlanmıştır. Kaya tuzu mide ve bağırsak rahatsızlarına iyi gelir. Zihinsel ve fiziksel olarak bedeninize detoks uygulayabilirsiniz. 

Radyasyon; Doğada bulunan maddelerin yaymış bulunduğu ışınların canlılar üzerindeki olumlu ve de olumsuz etkileridir. Bu maddeler, bulundukları ortamdan dışarıya doğru yaydıkları ışın ile önündeki her şeyi delip geçiyor. Radyasyon birimi rem olarak ölçülür. Bunun 5'in altında olması insan sağlığını fazla etkilemez fakat çok yoğun radyasyon (1000 rem ve üzeri) insanlarda ani ölümlere, hamilelerde ölü doğum ya da düşüklere, ani körlük ve katarak hastalığının oluşmasına ve radyasyon yanıklarına da sebep olmaktadır. 

Birde radyasyonun bundan başka gecikmiş etkileri de vardır. Bu gecikmiş etkilere gelecek deki nesillerde genetik hasar olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle DNA'larda kırıklar meydana getirerek kanserler ortaya çıkıyor. İnsan organizması üstünde en hassas hücreler kan hücreleridir. Bunlardan en çok beyaz küreler yani enfeksiyonlara karşı koyan hücreler ortadan kayboluyor. Buda vücudun bağışıklık sistemini çökertmeye yetiyor. İkinci etkilenen hücreler de kırmızı hücrelerdir ve kan değerinin düşmesine neden olmaktadır. Üçüncü etkilenen hücre grubu ise mide- bağırsak hücreleridir. Hücrelerin fırçamsı görünen kenarı ve epitel dediğimiz yapılar etkileniyor ve kanlı ishallere sebep oluyor. Yumurta ve spermlerin etkilenmesi sonucu meydana kısırlık geliyor. Son olarak da ciltte yanıklar meydana geliyor. İyotlu tuz kullanımı kişilerde yalnızca radyasyonun etkilerini önlediğini, ama radyasyon ışını alan kişilerde iyotlu tuz tüketiminin pek bir faydası olmadığı söyleniyor. Prof. Dr. Ahmet Maranki bir tarifi ile kaya tuzu radyasyon atılımını sağlayabilir. 

Radyasyon Atmak İçin Kür Malzemeleri; 
  • 30 Gram  tarçın 
  • 10 Gram  dağ kişnişi
  • 5 Gram sinameki 
  • 1,5 Litre su 
  • 1 Çay kaşığı kaya tuzu
Radyasyon Atmak İçin Kür 

Tarçınların kabuklu ve yeni olduklarına dikkat etmeniz gerekmektedir. Eski çok beklemiş tarçının hiçbir faydası olmayacaktır. Tarçını beş dakika kadar kaynattıktan sonra içerisine aynı zaman da kimyon denilen dağ kişnişini de karıştırıyoruz. Daha sonra içerisine sinameki ekliyoruz çünkü kalın bağırsak tıkalı ise açılması sağlanacaktır (tek başına kullanılmaması önerilir) ve beş dakika karışım beklettikten sonra süzün. Her gece süzdüğümüz bu karışımı içmeniz gerekmektedir. Ancak içmeden önce eritilmiş kaya tuzundan üç kaşık kadar atın. Yedi gün boyunca bu karışımın kullanılmasına devam edilmelidir.

]]>
Işın Tedavisi Radyasyon Yayar Mı https://www.radyasyon.gen.tr/isin-tedavisi-radyasyon-yayar-mi.html Wed, 21 Nov 2018 18:37:54 +0000 Işın tedavisi radyasyon yayar mı; Işın tedavisi yani Radyoterapi kanser hücrelerinin tahrip edilmesi veya yok edilmesi için gama ışınları, x-ışınları, proton veya elektron gibi yüksek dalga akımlarını veya yüksek enerji p Işın tedavisi radyasyon yayar mı; Işın tedavisi yani Radyoterapi kanser hücrelerinin tahrip edilmesi veya yok edilmesi için gama ışınları, x-ışınları, proton veya elektron gibi yüksek dalga akımlarını veya yüksek enerji partiküllerini kullanarak uygulanan bir tedavi yöntemidir. Genellikle kanser hastalıklarının tedavisinde kullanılmakla beraber bazen kanser dışı hastalıkların tedavisinde de kullanılır. ışın tedavisindeki amaç, kanser kitlesinin oluştuğu bölgede çevre kısımlardaki normal dokulara zarar vermeden kitlenin yok edilmesini sağlamaktır. Radyoterapi kanserin tedavisinde kullanılan en önemli tedavi yöntemlerinin başında gelir. Ortalama olarak tüm kanser tedavilerinin hepsinde kullanılır. Özellikle baş ve boyun kanserlerinde, göğüs kanserinde,cilt kanseri, erken evre Lenf bezlerinin kötü huylu kanserlerinde kullanılmaktadır. Bunların dışında rahim, Akciğer, testis, prostat, mesane, beyin kanseri ve tiroid kanserlerinin tedavisinde de kullanılır. 

Bazı kanser hastalarının tedavisinde sadece radyoterapi yani ışın tedavisi kullanılır. Ameliyattan önce uygulanan ışın tedavisi genellikle oluşan kitlenin küçültülmesi için olurken ameliyat sonrasındaki kalan kanser hücreleri için kullanılmaktadır. Tedavinin uygulanması ile hastada radyasyon oluşu olur. Işın tedavisi radyasyon yayar mı bu tamamen kullanılan cihazla alakalı olmakla beraber genellikle hastada yoğunlaşan radyasyonda yayılma meydana gelmez. Özellikle son dönem çıkan ışın tedavisi için üretilen cihazlarda bu durum neredeyse yok denecek kadar düşük bir olasılıktır. Hasta ışın tedavisi ile radyasyona maruz kalır ama bu radyasyon hastanın bedeninde kalır ve dışarıya yayılım yapmaz. Yine de olası durumlara karşın hastaların yöntemin ilk uygulandığı günlerde diğer insanlar ile bağlantısının olmaması sağlanmalıdır. Özellikle ışın tedavisi uygulanan kişilerin aynı gün veya ilk yirmi dört saatte çocuklar ile aynı ortamda olmaması sağlanmalıdır. Bu durum olası olabilecek durumlarsa karşın bir önlem mahiyetindedir. Hastaya uygulanan ışın tedavisi kanser hücrelerinin hızlı büyüyen yapısını durdurmak veya yavaşlatmak için uygulanır. Buda içeriğindeki radyasyon ile yapılabilen bir olgudur. O yüzdende hastanın bedeninde tedavinin uygulanması ile belli oranda radyasyon birikmesi oluşur. Bu radyasyon dışarı yayılım göstermez ve hasta bu radyasyonu belirli bir süre içerisinde vücudundan atar. 

Işın tedavisi bugün için kanser tedavilerinde kullanılan ana yöntemlerden birisidir. Radyoterapide kullanılan radyasyon iyonizan radyasyondur. Bu yöntemin kullanılmasında en önemli amaç da kanserli hücreleri yok etmek ve tümörü küçültmektir. Radyasyondan etkilenebilecek tüm sağlıklı dokuların minimum düzeyde kalmasını sağlamaktır. 

Işın tedavisi radyasyon yayar mı; Işın tedavisinde radyasyon kullanılır ama hasta bedeninden işlem sonrasında bir yayılma meydana gelmez. Özellikle son çıkan cihazlar sayesinde bu durumun kesinliği yüzde doksan dokuz oranındadır. Unutulmaması gereken en önemli nokta hastanın bu konuda iyi ve anlaşılır bir şekilde bilinçlendirilmesidir. Böyle bir riskin ne kadar düşük olduğunun bilinmesi hastanın psikolojisini olumlu anlamda etkileyeceğinden tedaviyi uygulatmak konusunda kararsız kalmamasını sağlar. 
]]>
Mr Da Radyasyon Var Mı https://www.radyasyon.gen.tr/mr-da-radyasyon-var-mi.html Thu, 22 Nov 2018 16:29:42 +0000 Mr Da Radyasyon Var Mı: Açılımı manyetik rezonans görüntüleme olan canlıların iç organ organ eller ve dokuları görüntüleyebilmek için sağlık sektöründe teşhis ve tanı için kullanılmakta olan teknolojik görüntüleme y Mr Da Radyasyon Var Mı: Açılımı manyetik rezonans görüntüleme olan canlıların iç organ organ eller ve dokuları görüntüleyebilmek için sağlık sektöründe teşhis ve tanı için kullanılmakta olan teknolojik görüntüleme yöntemine verilen isimdir. MR 1.5 tesla gücünde olup en son teknolojiyi içermekte olan bir cihaz olarak kullanılır. Her bölgede özel ve yeterli programları bulunmaktadır. Vücudumuz da birçok bölgenin MR'ı çekilerek teşhis ve tedavi uygulanabilmektedir. Bu cihazın işleyişi  büyük mıknatıslar ile oluşan manyetik alan içerisinde belirli anatomik yapıları diğer yapılardan ayırmak, sağlıklı ve hastalıklı dokuların saptayarak  tanınması sağlamak amaçlanmaktadır. Dokuda bulunan hidrojen atomlarının yoğunluğu ve hareketliliğine göre görüntü oluşmaktadır. Bundan dolayı da MR da radyasyon kullanılmamaktadır. Bunun yerine vücuttaki hidrojen atomlarının içerisindeki protonlar uyarılmaktadır. Bu özellikle çok küçük bebeklerde, hamilelerde (ilk 3 ay çok gerekmedikçe tercih edilmez) güven ile kullanılan bir yöntemdir. Bundan dolayıdır ki  MR Radyasyon içermediğinden dolayı doktorlar tarafından çok sık kullanılan bir görüntüleme yöntemi olmaktadır.

Mr Da Radyasyon Var Mı: Migren, nörolojik hastalıklar, baş ağrıları, beyin tümörleri,  göz, kulak, çene ve buruna bağlı eklem problemlerinde, epileptik nöbet geçirenlerde, disk kaymaları, omurga kaymaları, disk fıtıkları, omuz, diz eklemlerinde, karın içi organları hastalıklarında, spor yaralanmalarında, kalp ve kemik yapı hastalıklarını görüntülemede kullanılabilmektedir. Felç geçirme bunama, multipl skleroz  gibi sinir sistemi hastalıklarının tanı ve teşhisinde en duyarlı yöntemler arasındadır. Mr çektirmeden önce günlük hayata devam edilmekte hasta yemek ve ilaçlarını içip Mr çekilecek yere gelebilmektedir. Bazı durumlarda Mr çekilmesi sakıncalıdır. Bu durumlar ise;
  • Hamileliğin ilk üç ayında organ gelişiminin olduğu haftalarda MR çekilmesi önerilmemektedir.
  • Metalle etkileşimi olanların, vücudunda mıknatıs bulunanların ve vücudunda metal protez olanların,
  • Ateşli silah yaralanması geçirmiş olanların,
  • Göz içinde yabancı cisim bulunanların,
  • Kalp pili bulunan kişilerin,
  • Vücudunda herhangi bir metal cisim bulunanların (çoğu uyumsuz metaldir), MR’a girmeleri sakıncalı bulunmaktadır.

Bu gibi durumlarda hayati tehlike bulunmaktadır. Şayet kişinin vücudunda metal var ise ve MR çektirilirse ; hayati tehlike yaşayabilir ve ölüm tehlikesi yaşayabilir.

]]>
Radyasyon Hastalığı https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-hastaligi.html Fri, 23 Nov 2018 16:09:40 +0000 Radyasyon hastalığı, günümüzde var olan fakat birçok kişi tarafından bilinmeyen bir hastalıktır. Aslında radyasyon hastalığı, düşünüldüğü gibi bir hastalık değildir. Yani  radyasyon hastalığı çok çeşitli olarak i Radyasyon hastalığı, günümüzde var olan fakat birçok kişi tarafından bilinmeyen bir hastalıktır. Aslında radyasyon hastalığı, düşünüldüğü gibi bir hastalık değildir. Yani  radyasyon hastalığı çok çeşitli olarak insan vücudunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu nedenle normal bir hastalık olarak düşünülmemelidir. Bu hastalık kimi zaman yanıklar, kimi zaman alerjiler kimi zaman ise genetik sorunlarla ortaya çıkabilmektedir. Radyasyon hastalıkları günümüzde birçok kişiyi etkilemektedir. Fakat bu kişiler yaşadıkları hastalığın radyasyondan kaynaklandığının farkında değildir. Özellikle bir ay içerisinde iki kez mr cihazına girenler ya da bir ay içerisinde birkaç kez röntgen çekimi yaptıranlarda geçici ya da uzun süreli radyasyon hastalıkları ortaya çıkabilmektedir. Bilindiği gibi radyasyon ışınlarının içerisinde bulunan uranyum ya da baryum gibi çeşitli radyoaktif elementler, insan vücuduna doğrudan ya da dolaylı olarak geldiği zaman direk olarak çeşitli hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ortaya çıkan radyasyon hastalıkları genellikle cilt hastalığı olarak meydana gelir. Radyasyon ile birlikte vücuda giren alfa ve beta ışınları, canlı hücrelerin atomlarla birleşmesine neden olarak direk olarak vücutta hasarların ortaya çıkmasına neden olur. Bu durumlarda direk olarak radyasyon hastalığı ortaya çıkar. 

Radyasyon hastalığı vücutta ne gibi belirtilere neden olur
Radyasyon hastalığının birçok farklı belirtisi vardır. Özellikle çok çeşitli olarak meydana gelen radyasyon hastalıkları, bu çeşitlerine göre farklılıklar gösterebilmektedir. Bu nedenle genel olarak bazı belirtilerin insanlarda ciddi durumlara neden olduğunu söyleyebiliriz.
Radyasyon hastalığı insanlarda şu belirtilere neden olur;
  • Kusma: Bu durum özellikle yaşı biraz daha küçük olan insanlarda başta mide bulantısı ve ardından kusma rahatsızlığına neden olur. Bunun yanı sıra vücudu hassas olan insanlarda da vücutta bulunan radyasyon mide bulantısı ve kusma gibi belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Böyle bir durumda sorunun iyileşmesini beklemek yerine uzman bir doktora giderek tıbbi destek almak yapılacak en doğru şey olacaktır.
  • Ağrı: İnsan vücudunda radyasyon hastalığı kusmanın yanı sıra vücudun çeşitli bölgelerinde ağrılara neden olabilmektedir. Bu ağrılar daha çok radyasyon hastalığının görüldüğü bölgede yoğunlaşacağı için bölgesel olarak meydana geleceği bilinmelidir. Meydana gelen ağrılar radyasyon hastalığının en önemli belirtisidir. 
  • Baş ağrısı: Yine çok karşılaşılan bir diğer belirti ise baş ağrısıdır. Özellikle başın ön kısımlarında meydana gelen baş ağrıları kişinin gözünü açamayacak derecede etkilenmesine neden olabilmektedir. Eğer yukarıdaki belirtilerle birlikte bu sorunu yaşarsanız kesinlikle acil yardım alınız.
Radyasyon hastalığı nedenleri:
Radyasyon hastalığı, aslında adına bakıldığında anlaşıldığı gibi canlıların belli bir süre içerisinde aşırı radyasyona maruz kalmaları durumunda ortaya çıkan bir durumdur. Bu hastalıklara müdahale edilmemesi durumunda ölüme bile neden olması, insanları radyasyon hastalığından korkutmaktadır. Günümüzde teknolojinin hızla ilerlemesi nedeniyle radyasyona neden olan birçok cihaz da insan hayatına girmiştir. Bu cihazlar özellikle tıp biliminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Örneğin tıpta çok kullanılan mr, ultrason, röntgen, tomografi vb. cihazlar direk olarak radyasyona neden olur. Bunun yanında yüzyıllar önce Hiroşima'ya atılan atom bombasından yayılan radyasyon da dünyanın bazı ülkelerinde ala etkisini görerek insanların radyasyon hastalığından etkilenmesine neden olmaktadır. Bu nedenle günümüzde bile radyasyon hastalığı sorununun bir nedeni atom bombası olarak bilinmektedir. 
]]>
Röntgen Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/rontgen-radyasyon.html Sat, 24 Nov 2018 06:18:04 +0000 Röntgen radyasyon konu sağlıklı olmak olduğunda hastalıkların erkenden teşhis edilebilmesi amaçlı tıbbi görüntüleme yollarını kullananlar bir yabancı riskin farkında değiller. Rastgele röntgen çekilmesi lüzumsuz yere Röntgen radyasyon konu sağlıklı olmak olduğunda hastalıkların erkenden teşhis edilebilmesi amaçlı tıbbi görüntüleme yollarını kullananlar bir yabancı riskin farkında değiller. Rastgele röntgen çekilmesi lüzumsuz yere radyasyon ışınları almak demektir. 
 
Abd'de 355 bin genç birey üstünde yapılmış olan bir araştırmada 18 yaşına gelinceye kadar çocuklara aşağı yukarı olarak 7 defa röntgen, ultrason, manyetik rezonans ve tomografi benzeri farklı radyolojik incelemeler yapıldığını göstermekte. Bu araştırmaya yönelik, çocukların % 12'sine tomografi; öncelikli 3 yaşa dek her 4 çocuktan birine 2 yada fazla ve her 7 çocuktan birine üç veya daha fazla röntgen çekilmiş olması uzmanları önemli pozisyonda endişelendiriyor. Tıbbi görüntüleme yöntemlerinin çoğunda "X-ışınları" başka bir deyişle ışınım kullanılıyor. Radyasyonun kansere yol açtığı ve edinilen doz arttıkça kanser rizikosunun arttığına dair ise hiç kuşku yok. Araştırmalar, bütün kanserlerin % 2' sinin nedeninin röntgen radyasyon ışınımlarına maruz kalmak olduğunu gösteriyor. X-ışınlarının kanser yapıcı tesirleri çabuk çoğalan hücrelere sahip meydana gelen genç ve gençler ile gebe bayanlarda çok fazla ekstra. Her röntgen veya tomografi çekilen kimse sonrası zaman kanser olmuyor ama minik yaşlardan bu yana maruz kalınan bu civarı çok fazla ışınım kanser amaçlı önemli risk yaratıyor. Tıbbi görüntüleme tetkikleri şüphesiz ki hekimlerin en önemli yardımcısı ve pek çok sağlık sorununun teşhisi bu sayede konuyor ama her öksüren, her soluğu daralan, her sırtı veya beli ağrıyana röntgen çekilmesi de gerekmiyor. 

Röntgen radyasyon kanser yapıyor  
Abd' de yapılmış olan bir araştırmada her yıl en az 4 milyon Amerikalı' nın tıbbi tetkikler buna bağlı olarak fazla dozda radyasyona maruz kaldığı, bunların 400 bininin aldıkları ışınım miktarının nükleer santrallerde personelin bir yılda almalarına müsaade verilen en yüksek dozunun dahi üstünde olduğu açıklandı. Araştırmada radyolojik analiz yapılmış olan bireylerin aldıkları aşağı yukarı ışınım ölçüsü 2.6 mSv olarak yer aldı. Bu çok düşük bir doz ve insan sıhhati amaçlı rastgele bir tehlike oluşturmuyor, fakat hasta olanların % 20' sinin orta derecede, % 2' sinin ise fazla derecede ışınım almış olmaları üstünde durulmaya ölçüt bir konu. Tomografi-kanser ilişkisini gösteren hayret verici verileri özetlemek gerekirse;
Bilgisayarlı tomografi esnasında hastanın aldığı röntgen radyasyon dozu sıradan bir akciğer röntgenin birden çok fazla, bir mamografi filminden ise 100 kat daha çoktur. Tek bir bütün beden tomografisi esnasında maruz kalınan radyasyonun kanser risk oranını % 1 oranında artırır. Bunun için yönelik, bir bir tomografinin 45 yaşlarındaki her 1.200 bireyin birinde ur oluşumuna yol açabileceği hesaplanıyor. 
45 yaşından başlayarak 30 sene tomografi çekilen her 50 hastanın birinde kanser meydana geliyor. 
Tomografi çekimi esnasında edinilen ışınım 13 miligray olup, bu miktar Hiroşima'da atom bombasının atıldığı yerin 1,5 mil uzağında yer alan kişilerin aldığı radyasyona eşittir. Fransa' da 1.600 kadın üstünde gerçekleştirilen bir araştırmada, kalıtımsal olarak meme kanserine yatkınlığı meydana gelen bayanlarda 20 yaşından öncesinde çekilen akciğer röntgeninin meme kanseri risk oranını % 54 oranında artırdığını gösteren neticeler ele geçirildi. 

Sonuç olarak röntgen radyasyon ilişkisi
Tabii ki radyolojik incelemeler kesinlikle gereken oldukları amaçlı yapılıyorsa diyecek bir şey yok, ama bu tetkiklerin önemli bir bölümünün fuzuli yapıldığı da aşikar. Bazı hekimlerin bilgi ve deneyim yetersizliği, bazılarının hastanın muayenesine ayıracak yeterlidir zamanları olmaması, bazılarının yanlış inşa etme korkusu bu lüzumsuz testlerin en başta gelen nedenleri.
]]>
Radyasyon Işınları https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-isinlari.html Sun, 25 Nov 2018 02:05:29 +0000 Radyasyon ışınları, tanım olarak, gerek elektromanyetik dalgalar, gerekse parçacıklar şeklinde enerji iletimi veya aktarımıdır. Radyoaktif özellikteki maddelerin alfa, beta ve gama şeklinde yaydıkları ışınlara veya uz Radyasyon ışınları, tanım olarak, gerek elektromanyetik dalgalar, gerekse parçacıklar şeklinde enerji iletimi veya aktarımıdır. Radyoaktif özellikteki maddelerin alfa, beta ve gama şeklinde yaydıkları ışınlara veya uzayda yayılan herhangi bir elektromanyetik ışınım meydana getiren unsurların tümüne radyasyon ışınları denilir. Bir maddenin atom çekirdeğinde bulunan nötronların sayısı proton sayısına göre fazla olması halinde, bu madde kararsız bir yapı göstereceğinden dolayı çekirdeğinde bulunan nötronlar alfa, beta ve gama ışınları yayarak parçalanacak ve çevresine radyoaktif ışınımlar verecektir. Tarihçe olarak radyasyon ışınlarını ilk keşfeden kişi, Fransız fizikçi Antonie Henri Becquerel olarak tarihe geçmiştir. Henri Becquerel ilk defa uranyum tuzunun görünmeyen ışınımlar yaydığını keşfetmiş, bundan yaklaşık iki sene sonra da Merie Curie ve eşi Pierre Curie uranyum elementi ile bazı deneyler yaparken Henri becquerel'in belirttiği ışınlara rastlamışlardır, yaptıkları bu deneylerde polonyum ve radyum oluştuğunu görmüşler ve bu iki elementi ilk keşfeden kişi olarak tescil edilmişler ve polonyum özellikle de radyumun daha fazla radyasyon ışınımları yaydığını gözlemişlerdir. Oluşum ve yayılım olarak radyasyon ışınımları üç kısımda incelenmektedir. 

Alfa ışınları: Bir atom çekirdeğinin parçalanması ile ortaya çıkan iki proton ve iki nötrondan oluşan helyum çekirdeklerine alfa parçacıklar denilir, alfa ışınları bu parçacıkların yayılımı ile oluşur. 

Beta ışınları: Beta ışınları da alfa ışınları gibi atom çekirdeğinin parçalanmasından oluşur, bu parçalanma sonunda 2 proton değilde bir elektron yahut bir pozitron ayrılır, bu elektronda çekirdeğinin içindeki nötronun protona dönüşmesinden oluşur ve buda atomun kendi elektronu olmaz. Çekirdeğin bir protonunun bir nötrona dönüşmesinden bir pozitron oluşur, çekirdekte oluşan bu elektronlara beta-parcacıkları, pozitronlara  ise beta+ parçacıkları denilir. bu parçacıklardan ise beta+ ve beta-radyasyon ışınları oluşur.  

Gama ışınları: Gama ışınları dalga boyu olarak daha kısa olmasına rağmen ışık gibi fotonlardan meydana gelir ve ışık hızı ile yayılım yapar. Atom çekirdeğinden bir alfa veya bir beta parçacığının ayrılmasından sonra çekirdekte fazladan enerji oluşumu meydana gelir. Gama ışınları, atomun çekirdekte fazladan oluşan enerjinin çekirdeğinden ayırması ile meydana gelir. Yüksek enerji seviyesine sahip bulunan atom çekirdeğinin yapısı kararsız olur, kararlı bir yapıya sahip olmak için çekirdekten devamlı enerji ayrılır ve gama ışınları da çekirdekten ayrılan elektromanyetik enerjidir, enerji seviyesi oldukça yüksek olan baryum atomu kararsız yapıda bir atomdur ve gama ışınları olarak çekirdekten ayrılır.

Zararsız radyasyon ışınları: Alfa beta ve gama ışınları elektromanyetik yayılımın en üst bandında yer alırlar ve insan sağlığına oldukça zararlıdırlar. Bu yayılımın bir alt bandında yer alan x ışınları da insan sağlığına zararlı radyasyon ışınlarıdır, x ışınlarının bir alt bandında yer alan morötesi ışınlar cilt kanseri dahil olmak üzere bir çok rahatsızlık yaptığı bilinmektedir, morötesi ışınınmların bir altı olan normal görünür ışık herhangi bir zararlı etkileri bilinmemektedir, dahası görebilmemiz için bu ışığa ihtiyacımız da vardır ve zararsız radyasyon ışınları sınıfına dahildir. Görünür ışığın hemen alt bantları ise mikrodalgalar ve radyo dalgalarıdır, buna örnek olarak ta mikrodalga fırınlar, cep telefonları, baz istasyonları örnek gösterilebilir. Radyasyon ışınları parçacık tesirli veya elektromanyetik ışınım olsun bir çok zararlarının yanı sıra tıpta oldukça faydalı alanlarda da kullanılmaktadır.
]]>
Gebelikte Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/gebelikte-radyasyon.html Sun, 25 Nov 2018 22:00:24 +0000 Gebelikte radyasyon, Radyasyon gündelik yaşamımızda kullandığımız telefon, bilgisayar, televizyon, saç kurutma makinesi, mikro dalga fırın gibi masum görünen araç ve gereçler nedeniyle maruz kaldığımız bir sorundur. Ra Gebelikte radyasyon, Radyasyon gündelik yaşamımızda kullandığımız telefon, bilgisayar, televizyon, saç kurutma makinesi, mikro dalga fırın gibi masum görünen araç ve gereçler nedeniyle maruz kaldığımız bir sorundur. Radyasyona neden olan maddelere ise radyoaktif madde adı verilmektedir. Günlük yaşantımızda radyasyon ile çok fazla içli dışlı olmamız nedeniyle biz hiç farkında olmadan dahi vücudumuz radyasyona maruz kalmaktadır. Elbette ki bir nükleer santralin neden olduğu radyasyon ile basit ev aletlerin neden olduğu radyasyonu aynı kefede tutmak doğru değildir.

Radyasyona belirgin olarak maruz kalınan hallerin başında ise: hastanelerde film çekimi, tomografi çekimi, radyoterapi, ve yukarda da belirttiğimiz gibi gündelik eşyalar. Fakat gündelik yaşantımızda kullandığımız ev eşyalarının neden olduğu radyasyon gebelikte anne adayının ve bebek sağlığı için yaratacağı sorunları kanıtlayan herhangi bir bilimsel çalışma yoktur.

Gebeliğin ilk 6 haftalık döneminde radyasyona ağır biçimde maruz kalan anne adaylarının bebekleri tutunamaz ve bunu kanama takip ederek düşük riski meydana gelebilir. Bu nedenle bebek bekleyen anne adaylarının hastanede film çekimi veya radyoterapi görmesi gerekiyorsa kanda gebelik testi yaptırmaları son derece sağlıklı olacaktır.  Ancak etkilenme en alt seviyede ise bu risk ortadan kalkmaktadır.

Gebeliğin 6-14 haftaları bebek ve anne adayı için en riskli zamanlardır. Çünkü bu hafta aralığında bebeğin organları gelişmeye başlar.

Gebelikte radyasyonun anne adayları ve bebeklere zararları:

  • Kan kanseri
  • Tiroid kanseri
  • Kısırlık
  • Zeka geriliği
  • Karaciğer ve böbrek hastalıkları
  • Görme bozuklukları

Kısaca radyasyonun insanoğluna zararları hiç sınır tanımamaktadır.

Gebelikte radyasyondan korunma:

Gebelikte günlük eşyaların neden olduğu radyasyonun olumsuz etkileri henüz kanıtlanmasa da anne adaylarının radyasyona neden olan eşyaların kullanımını en alt seviyeye çekmesi gerekmektedir.

Lamba olarak floresan lambaları tercih etmemelidir. Özellikle yatak odasında elektronik cihaz bulundurmamalıdır. Cep telefonunu mümkün olduğunca az kullanmalıdır ve özellikle kalp hizasında tutmamalıdır. Mikro dalga fırın çalışırken araya biraz mesafe koymalıdır. Beyaz eşyalar çalışırken ise yanında bulunmamalıdır. Kullanılmayan ve atıl bulunan elektronik aletler kapatılmalıdır.

]]>
Radyasyon Yanıkları https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-yaniklari.html Mon, 26 Nov 2018 04:42:39 +0000 Radyasyon yanıkları, Radyasyon yaşamın ayrılmaz bir parçası olup, zamanın başlangıcından bu yana mevcuttur. Olumlu yanlarının yanı sıra olumsuzlukları da vardır. Radyasyon kazalarından kaynaklı, nükleer savaş yaral Radyasyon yanıkları, Radyasyon yaşamın ayrılmaz bir parçası olup, zamanın başlangıcından bu yana mevcuttur. Olumlu yanlarının yanı sıra olumsuzlukları da vardır. Radyasyon kazalarından kaynaklı, nükleer savaş yaralanmaları başedilmesi zor radyasyon yanıkları neden olmaktadır. Tarihe geçmiş en büyük nükleer vakalarının başlarında, Japonya ya atılan bombaları ve Çernobil Nükleer Santral kazası gelmektedir. Bunların dışında genellikle az sayıda insanı etkileyen radyasyon kazaları yaşanmıştır. Radyasyon yanıkları ile birlikte, akut radyasyon sendromunun geliştiğini göstermektedir. Buna örnek olarak sürekli gamma ışıması yapan küçük radyasyon kaynağına maruz kalarak yaralanan 10 kişinin yaralandığı 1998'deki radyasyon kazası gösterilebilir. 

Radyasyon yanıkları bulguları, 
  • Hastanın immün sisteminin baskıdan asıl, 
  • Kanamaya eğilimin artması, 
  • Yara iyileşmesinin bozulması, 
  • Yanıkta yüksek enfeksiyon riski, 
Radyasyon yanıkları tedavi süreci, Radyasyon vakalarında, acil bakım personeli ve ilgililerin önlem aldıktan sonra müdahale etmesi gerekir.  Radyasyon yanıklarında orta seviyede (1Gy) tüm vücut dozu alınmasıyla mortalitenin büyük oranda artabilir anlaşılmaktadır. Alınan dozun bilinmesi hastanın doğru tedavi edilmesinde belirleyici faktördür. Radyasyon yanıkları tedavisi bu konuyla ilgili eğitim almış uzman ekipler tarafından yapılır. Bu uzman ekiplerin çalışma alanları diğer hastalardan farklıdır. Bu nedenle hastahanelerin iyi organize olması ve radyasyon yanıklı hastaya sistematik müdahale etmek ve yaralı kişinin radyoaktiviteden daha çok zarar görmesini, başka kişilerin de yararlanmasını büyük ölçüde önleyecektir. Amaç, iyi hasta bakımı ve destek tedaviler ile komplikasyonların önlenmesi ve radyasyon yanıklarının hastaya verebileceği hasarın en aza indirilmesidir. Radyasyon yanıkları tedavisi maruz kalınan radyasyon derecesine bağlı olarak değişmektedir. 
]]>
Bilgisayar Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/bilgisayar-radyasyon.html Mon, 26 Nov 2018 11:02:31 +0000 Bilgisayar radyasyon, Radyasyon kelime anlamı olarak dalga parçacık ile yayılan enerji veya foton hareketleri nedeniyle oluşan ve yayılan enerjidir. Radyasyon bilinenin aksine teknolojinin gelişmesi ile kendisine yer bulmuş deği Bilgisayar radyasyon, Radyasyon kelime anlamı olarak dalga parçacık ile yayılan enerji veya foton hareketleri nedeniyle oluşan ve yayılan enerjidir. Radyasyon bilinenin aksine teknolojinin gelişmesi ile kendisine yer bulmuş değildir. Radyasyon doğada ilk çağlardan beri mevcuttur. Elbette ki teknolojinin gelişmesi ve hızla artan sanayileşme nedeniyle radyasyonun insanoğlu üzerinde etkisi hızla ve oldukça belirgin bir biçimde artmıştır.

İnsanlar nasıl radyasyona maruz kalırlar

Belki de birçoğumuzun aklına gelmeyecek doğal maddeler nedeni ile de radyasyona maruz kalıyoruz başlıca doğal radyasyon üreten doğal kaynakları sıralamak gerekirse hepimizin şuan da içinde bulunduğu binaların yapımında kullanılan taş, toprak, ısındığımız güneş, teneffüs ettiğimiz hava, içtiğimiz su… Yapay radyasyon üreten kaynaklar doğal radyasyona neden olanla göre sayıca oldukça fazla örnek vermek gerekirse; nükleer santraller, cep telefonları, televizyonlar, röntgen makineleri, elektrikli ısıtıcılar ve daha nicesi.

Günlük yaşamımızın temel taşlarından bilgisayar ise diğer tüm elektrikli cihazlar gibi manyetik ve aynı zamanda da elektromanyetik dalgalara neden olurlar. Bilgisayarların neden olduğu bu dalgalar kimi zaman zayıf kimi zaman ise oldukça kuvvetli olabilmektedir. Dizüstü bilgisayarlar ise radyasyona neden olmaz fakat yine de elektromanyetik alana neden olmaktadır. Bilgisayar monitörünün ise arka kısımları bir miktar radyasyona sebebiyet vermektedir. Sırt sırta gelecek biçimde konulması ise yüksek radyasyona sebebiyet verebilmektedir.

Bilgisayar radyasyon insan sağlığına etkileri; uzun süre bilgisayar başında çalışanlarda görülmesi muhtemel hastalıklar boğazda kuruluk, göz hastalıkları, ellerde ve yüzde kızarıklık, baş ağrısı, yorgunluk, halsizlik, alerji, işitme zorluğu, seslere karşı eskiye oranla daha hassaslık.

Bilgisayar radyasyon karşı alınabilecek önlemler:

Gündelik yaşantımızda oldukça ufak değişikliklerle meydana gelen bu olumsuzlukları ortadan kaldırabiliriz. Ofis ortamlarında bilgisayar monitörlerini sırt sırta gelecek biçimde yerleştirmemeliyiz. Monitör olarak ise LSD tercih etmeliyiz çünkü LSD’ ler diğerlerine oranla daha az radyasyona neden olmaktadır. Kullanılmayan ve atıl olan elektrikli cihazları kapalı tutmalıyız. Telefon konuşmalarını ise kulaklıkla yapmamızda maruz kaldığımız radyasyonu en aza indirecektir.

]]>
Radyasyon Emici https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-emici.html Tue, 27 Nov 2018 02:35:23 +0000 Radyasyon emici, Radyasyon yani teknoloji kaynağı yaşamın her alanında bize kolaylık sağlarken, diğer taraftan da sağlığı olumsuz etkilemektedir. Radyasyona maruz kalmamak günümüz şartlarında pek mümkün değil, ancak radyasy Radyasyon emici, Radyasyon yani teknoloji kaynağı yaşamın her alanında bize kolaylık sağlarken, diğer taraftan da sağlığı olumsuz etkilemektedir. Radyasyona maruz kalmamak günümüz şartlarında pek mümkün değil, ancak radyasyon emici bitki, taş, mineral vs gibi maddeler ile en aza indirilebilmektir. Maruz kalınan bu radyasyon sağlık açısından son derece büyük bir tehdittir. Bilhassa hamile bayanlar için son derece tehlikelidir. Bu tehlikenin farkında olmamıza rağmen, evimizde kullandığımız, televizyon, bilgisayar, modem, küçük ev aletleri ve vazgeçilmezlerimizden olan cep telefonlarımız hayatımızın bir parçası olmuştur. 

Radyasyon emici bitkiler, Uzun süren araştırmalar sonucunda bazı bitkilerin radyasyon emici olduğunu ortaya koymuştur. Bu sayede radyasyondan doğal korunma yolları açılmıştır. Ev ortamında kolaylıkla yetiştirilebilen bu bitkiler, evdeki tehlikeli ışınları emerek sağlığı koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır. Özellikle radyasyona maruz kalınan bir işte çalışan kişiler, örneğin, röntgen ve tomografi gibi cihazların bulunduğu ortamlar gibi. Kişilerin sık sık melisa çayı ve nane tüketmesi de fayda vardır. Bunlardan bir kısmını sıralayabiliriz, 
  • Aloe Vera, Mucize bir bitki olan aloe Vera bitkisi, dikensi yaprakları ve şık görünümü ile iki günde bir sulayarak kolaylıkla yetiştirilebilen bir bitkidir. Kısa zamanda uyum sağlar ve gelişim gösterir. Evdeki formaldehit dalgaları ve karbonmonoksit gazının büyük bir bölümünü emerek sağlığı korumada yardımcı olur. 
  • Benjamin kauçuk, Kapalı ortamda bulunan televizyon bilgisayar gibi aletlerin yanında bulundurmak için en uygun bitkidir. Radyasyon emici bitkilerin başında bulunur. Bitkiyi bol ışık alan bir yerde toprağını nemli bırakarak yetiştirebilir siniz. Görünüşü itibariyle salon bitkisi gibi de görünmektedir. 
  • Ölümsüz mantarı, Ülkemizde yeni keşfedilen bu bitki karanlık yerleri sever. Sadece kök bölümünden sulanır. Radyasyon emici olarak bulunduğu ortamdaki radyasyonu emer. Sigara dumanına karşıda etkilidir ve ortamı temizleyici özelliği vardır. 
  • Radyasyon emici diğer bitkiler, melisa otu, nane, deve tabanı, aşk merdiveni barış çiçeği. 
]]>
Radyasyon Değerleri https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-degerleri.html Tue, 27 Nov 2018 17:32:04 +0000 Radyasyon değerleri, Radyasyon, halk arasında çokça konuşulan fakat pek hakkında bilgisi olmadığı, günümüzde teknolojik araçların yaydığı zararlı dalgalar olarak kabul ettiği bir gerçektir. Bilimsel anlamı ise, atom Radyasyon değerleri, Radyasyon, halk arasında çokça konuşulan fakat pek hakkında bilgisi olmadığı, günümüzde teknolojik araçların yaydığı zararlı dalgalar olarak kabul ettiği bir gerçektir. Bilimsel anlamı ise, atomun yapısında bulunan nötronların sayısı, protonlardan fazla olunca çekirdekteki fazla nötronlar parçalanır. Fazla nötronların parçalanmasıyla ortaya alfa, gama ve beta adı verilen gözle göremeyeceğimiz ışınlar ortaya çıkar; ortaya çıkan ışınlara radyasyon adı verilir. Radyasyonu, radyoaktif maddeler adı verilen kullandığımız elektrikli araçlar yaymaktadır. En basiti, saç kurutma makinesi radyasyon yaymaktadır. Pilli kol saati bile radyasyon yaymaktadır. Doğada da radyasyon vardır; ancak insanları etkilemezler. İnsanları etkileyen, sağlığını tehdit eden günlük kullandığımız teknolojik araçlardır. Uzun süre radyasyona maruz kalmak canlının genetik yapısını bozmaktadır. Radyasyonu insanlar silah olarak bile kullanmaktadır. Atom bombasıyla başlayan ve nükleer silahlara kadar dayanan bir silahlanma gerçeğiyle karşı karşıyayız. Sağlık alanında da kullanılan röntgen, ultrason ve MR sistemleri de radyasyonun kullanıldığı alandır.

Her radyasyon insan sağlığını tehdit etmemektedir. İnsan sağlığını tehdit eden durum nasıl tespit edilir, diye araştıran bilim insanları geliştirdikleri metotlarla radyasyon değerlerini ölçmeyi başarmışlardır. Günümüzde en çok kullanılan SAR  sistemidir.  SAR sistemin baş harflerinden oluşmuştur. Sistemin adı, Specific Absorption Rate’ tir. Türkçe karşılığı Özgül Soğurma Oranı’ dır. SAR, ortamda bulunan elektromanyetik ışınların insan vücudunca emilme, soğurulma hızını ifade eder. Çevrede bulunan enerji, insan vücudunca emilince ısı enerjisine dönüşür. Normal şartlarda ısıya dönüşen bu enerjinin hissedilebilmesi gerekir. Bahsi geçen bu enerji dönüşümü deri altında gerçekleştiği için deri üzerindeki uyarıcılar etkisiz kalır. Bunun için insan bu elektromanyetik dalgaların farkında olmaz. İşte bu yüzden bu dalgaları yayan cihazları devletler denetler. SAR metodunda bir kilograma düşen elektromanyetik dalga düştüğü hesaplanır. Watt/kg olarak ortaya çıkar. Dünyada kabul edilebilir en üst oran ülkemizin de kabul ettiği Avrupa Birliğinin cihazlarda 2 Watt/kg oranıdır. İkincisi de ABD'nin kabul ettiği 1,6 Watt/kg oranıdır. İnsan sağlığını 0,08 Watt/kg oranının üstü radyasyon tehdite başlar. Yani SAR oranı 0,08 Watt/ kg ve aşağısı olan radyasyon insan vücuduna zarar vermez.
]]>
Radyasyon Vücuttan Kaç Günde Atılır https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-vucuttan-kac-gunde-atilir.html Wed, 28 Nov 2018 00:41:25 +0000 Radyasyon vücuttan kaç günde atılır, günümüzde teknolojinin sürekli gelişmesi hayatımızda bir çok alanda kolaylık sağlamakta. Bununla birlikte sağlamış olduğu yararın yanı sıra çok etkili ve tehlikeli zararlar da söz ko Radyasyon vücuttan kaç günde atılır, günümüzde teknolojinin sürekli gelişmesi hayatımızda bir çok alanda kolaylık sağlamakta. Bununla birlikte sağlamış olduğu yararın yanı sıra çok etkili ve tehlikeli zararlar da söz konusu olabilmekte. İşte bu zararların başında maalesef günlük hayatta sürekli kullanmak zorunda olduğumuz bilgisayar, telefon, televizyon ve daha bir çok ürün yaymış oldukları radyasyondan ötürü insan hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Peki bu kadar tehlikeli olan radyasyon nedir

Bilindiği üzere maddenin yapı taşı atomdur. Atom da proton ve nötronlardan oluşan bir çekirdek ve çekirdeğin etrafında dönen elektronlardan oluşmaktadır. Herhangi bir maddenin atom çekirdeğindeki nötronların sayısı proton sayısından fazla ise çekirdekte kararsızlık oluşur ve sonucunda fazla olan nötronlar parçalanır. Bu parçalanma esnasında ortaya beta, alfa ve gama adı verilen ve çıplak gözle göremediğimiz ışınlar ortaya çıkmaktadır. İşte bizim gözle göremediğimiz bu ışınlara radyasyon adı verilir. Ve günümüzde kullanmış olduğumuz bir çok cihaz radyasyon yaymaktadır. Radyasyon yayan bu cihazlara ise radyoaktif madde denir. Biz insanlar radyasyonun bizler için ne kadar zararlı olduğunu bilsek de maalesef korunmak için hiç bir önlem almıyoruz. Radyasyona maruz kalmanın verdiği zararlardan bazıları şunlardır, cilt kanseri ve bazı kanser türleri, saç dökülmesi, ciltte kızarıklık, görme kayıpları, katarakt, ishal, baş ağrıları, yorgunluk ve halsizlik, bulantı gibi. Daha çok radyasyona maruz kalınmış ise bunun sonucu ölüm dahi olabiliyor. Peki radyasyonun bu zararlı etkilerinden kurtulmak mümkün müdür yada bu etkiler azaltılabilir mi
Evet radyasyonun bu zararlı etkilerinden eğer yüksek oranda maruz kalınmamış ise kurtulmak veya etkilerini azaltmak mümkündür. Bunları maddeler halinde sıralayalım.

Radyasyondan korunma yolları
  • En başta yapılması gereken cep telefonlarını oturduğumuz yada yattığımız odadan olabildiğince uzak yerlere koymak
  • Elektronik ev aletlerini (televizyon, bilgisayar vb.) gece yatmadan önce prizden çekmek
  • Beş yaşından küçük çocukları güvenlik kontrol kapılarından kesinlikle geçirmemek
  • Vücuttan radyasyonu atan bitkiler tüketmek
Radyasyon vücuttan kaç günde atılır, hangi yollarla atılır
  • Sarımsak tüketmek vücuttaki radyasyonu atmak için iyi bir yoldur. Çünkü sarımsak tam bir antibiyotik etkisine sahiptir. Bu yüzden sağlık için bol bol sarımsak tüketmek gerekir.
  • Böğürtlen, portakal, çilek, greyfurt, kiraz, erik, çekirdekli üzüm gibi meyvelerde bulunan antioksidan özelliği sayesinde radyasyonun zararlı etkilerinden kurtulmak mümkündür.
  • Biberiye bitkisi (çay olarak tüketilebilir) ve çörek otu, meyan kökü, kantaron, deve dikeni gibi bitkiler de radyasyonu atmakta etkilidir.
  • Hakiki zeytinyağı çok faydalı bir antibiyotik kaynağı olabilir. Zeytin yağının sağlık açısından önemi tartışılmaz. 
  • Bol bol su tüketmek, hem kanı temizler ve vücudun dinç olmasını sağlar. Aynı zamanda su radyasyonun en çok zarar verdiği cilt üzerinde de yenileyici (canlandırıcı) etkiye sahiptir ve açık yaraların daha çabuk kapanmasında faydalıdır.
  • Radyasyondan uzaklaşmak için  bol oksijenli (ormanlık) ortamlarda bulunmak her zaman faydalıdır.
  • Yattığımız odada kaktüs bitkisi bulundurmak oldukça faydalıdır. Çünkü kaktüs bitkisi ortamda bulunan radyasyonu çekerek sizi radyasyonun zararlı etkilerinden korur.
Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki, radyasyonun vücuttan atılması şu kadar gün sürer yada şu kadar günde bu radyasyondan kurtulabiliriz diyemeyiz. Bunun nedeni ise vücudumuzun ne kadarının ve ne oranda radyasyona maruz kalmış olduğu ile orantılı olmasıdır. Tüm canlılara radyasyondan uzak ve bol oksijenli sağlıklı günler temenni ediyoruz.
]]>
Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-guvenligi-yonetmeligi.html Wed, 28 Nov 2018 11:56:21 +0000 Radyasyon güvenliği yönetmeliği, iyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı toplumun, çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamayı hedefler. Radyasyon güvenliğinin sağlanması amacıyla her türlü tesisin ve r Radyasyon güvenliği yönetmeliği, iyonlaştırıcı radyasyon ışınlamalarına karşı toplumun, çevrenin radyasyon güvenliğini sağlamayı hedefler. Radyasyon güvenliğinin sağlanması amacıyla her türlü tesisin ve radyasyon kaynağı olabilecek etkenlerin tehlikesine karşılık gerekli tedbirlerin alınmasını, gereken faaliyetlerin yapılmasını düzenler. Ancak nükleer tesisleri, yakıtları, bu tesislerden çıkan radyoaktif atıkları, nükleer maddelerle ilgili olan faaliyetleri kapsamamaktadır.

Radyasyon güvenliğinin sağlanması Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Dairesi tarafından yürütülmektir. Radyasyon güvenliğinin sağlanması için gerekli ilkeleri, mevzuatı, tedbirleri belirlemek bu kurumun görevidir. Aynı zamanda bunların uygulanmasını da sağlar. Radyasyon kaynaklarına sahip, bunları kullanan, imal eden, ihraç ve ithal eden, satışını yapan, taşımasını yapan yani radyasyon kaynaklarıyla bağıntılı olan her türlü kuruluşun, gerçek kişinin lisansını veren, lisans iptali, durdurma kararı alan bu kararları ilgili yerlere duyuran Radyasyon Sağlığı ve Güvenliği Dairesi, radyasyon güvenliği yönetmeliği kapsamında çalışmalarını yürütür. Yönetmeliğin maddeleri resmi gazete yayınlanarak yürürlüğe sokulmuştur.

Radyasyon Güvenliği Yönetmeliği

Radyasyon güvenliği yönetmeliğinde, radyasyon güvenliğini ilgilendiren her konu ele alınmıştır. Radyasyon ile ilgili işlerde faaliyet gösteren her türlü kuruluşun lisansının verilmesi, iptali bu yönetmelik ile şarta bağlanmıştır. Radyasyon kaynaklarının nakli, taşınması, denetilmesi konuları da yönetmelikte yer almaktadır. Radyasyon kaynaklarının çalınması, kaybı konusunda denetimin kurumun elinde olduğu yönetmelikte gösterilmektedir. Radyasyon kazaları karşısında yapılması gerekenler, radyasyon yağışlarında ölçümlerin yapılması, yeni kurulacak radyasyon tesislerinin plan ve proje detayları radyasyon güvenliği yönetmeliğinde bulunmaktadır. Radyasyon oldukça tehlikeli bir toplumsal sorundur. Bu yüzden denetim altında bulundurulması gerekir. Radyasyon güvenliği yönetmeliği ise, bu amaçla düzenlenmiştir.

]]>
İyonize Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/iyonize-radyasyon.html Thu, 29 Nov 2018 02:09:29 +0000 İyonize radyasyon, atomları iyonlaştıracak seviyede enerjiye sahip radyasyondur. İyonizasyon işlemi genellikle atom yörüngesinden bir elektronun ayılmasıyla oluşur. Bu durumda atom pozitif yüklü iyon şeklinde kalır. İyonize radyasyon, atomları iyonlaştıracak seviyede enerjiye sahip radyasyondur. İyonizasyon işlemi genellikle atom yörüngesinden bir elektronun ayılmasıyla oluşur. Bu durumda atom pozitif yüklü iyon şeklinde kalır. Atom yörüngesine elektronun eklenmesiyle iyon oluşur. Bunlar negatif iyon olarak tanımlanır. İyonlaşma hücreye ve DNA yapısına zarar verebileceğinden, kanser oluşma olasılığı vardır. Bunun riski maruz kalınan iyonize radyasyon türüne ve dozuna göre artar.

Alfa, beta parçacıkları, gama ve X ışınları, kozmik ışınlar atomları iyonlaştırabilecek enerjiye sahip olan radyasyon türleridir. Serbest nötronlarda iyonize radyasyon olarak tanımlanır. X ışını tüpleri, yapay radyoaktif maddeler, parçacık hızlandırıcılar ile uzun ömürlü radyoizotoplar iyonize radyasyon kaynaklarıdır. Bunlar gözle görünmez, duyu organları tarafından algılanmaz. Bunların tespitinde Geiger sayıcı gibi bazı özel cihazlar kullanılmaktadır. Sanayi, inşaat, tıp gibi alanlarda kullanılan bu radyasyon kaynakları uygun şekilde kullanılmazlarsa, sağlık sorunlarına neden olabilirler. Dokuların iyonize radyasyona maruz kalması cilt yanıkları, kanser, tümör, genetik hasar, radyasyon hastalıkları, ölüm gibi sonuçlara neden olabilir.

İyonize radyasyon türleri

Alfa parçacıkları: Bunlar iki proton ile iki nötrondan oluşan bir helyum çekirdeğidir. Pozitif yüklü olup,  “α” olarak gösterilirler. Alfa parçacıkları herhangi bir maddeden geçerken sahip oldukları elektrik yükü yoğun iyonlaşmaya neden olmakta ve enerjileri bu yüzden kaybolmaktadır. Hızla enerjilerini kaybettiklerinden, erişme uzaklıkları da kısa olur. Bu nedenle dış radyasyon tehlikesi oluşturmazlar. Fakat solunum, mide ve çeşitli yaralar ile tehlike yaratırlar.

Beta parçacıkları: Çekirdekte olan enerji fazlalığı, etrafta bir kütle oluşturur. Kütle çekirdekteki fazla yükü alır, dışarı beta ışını şeklinde çıkar. Pozitif ya da negatif yüklü iyonlar şeklinde olabilirler. Belirli bir yük ve kütleye sahip oldukları için, maddeden geçerken iyonlaşmaya yol açarlar. Bu iyonlaşma alfa parçacıklarının meydana getirdiği iyonlaşmadan azdır.

İyonize Radyasyon

X ışınları: Bunlara röntgen ışınları da denir. Dalga şeklinde olurlar. Yapay ve doğal olarak 2 türlü oluşurlar.

Gama ışınları: Bunların kaynağı atomun çekirdeğidir. Atom çekirdeğindeki enerji seviyesinde olan farklılıklardan oluşurlar. Bu ışınlar beta ışınlarından yüksek enerjili ve giricidir.

Nötronlar: Bunlar yüksüz parçacıklardır.  Bu nedenle her madde içine kolayca nüfuz ederler. Direkt olarak iyonlaşmaya neden olmazlar. Fakat atomlarla etkileştiğinde, iyonlaşmaya sebep olan ışınların oluşmasına sebep olurlar. Bunlar sadece su, kalın beton ve parafin kütleleri ile durdurulabilir.

]]>
Radyasyonun Etkileri https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyonun-etkileri.html Thu, 29 Nov 2018 03:26:32 +0000 Radyasyonun etkileri, söz konusu olduğunda özellikle insan sağlığı üzerinde pek çok etki yaptığı görülmektedir. Bazıları radyasyon yanıkları, kanser ve gelecek nesillerde genetik bozukluklar şeklinde ortaya çıkabilen bu ra Radyasyonun etkileri, söz konusu olduğunda özellikle insan sağlığı üzerinde pek çok etki yaptığı görülmektedir. Bazıları radyasyon yanıkları, kanser ve gelecek nesillerde genetik bozukluklar şeklinde ortaya çıkabilen bu radyasyona maruz kalmanın etkileri çok büyük miktarlarda olduğu takdirde ani ölümlere kadar çıkabilmektedir. Bu bakımdan bu etkileri incelerken erken dönemde ortaya çıkan etkiler ve uzun dönemde ortaya çıkan etkiler olmak üzere ikiye ayırmak gerekmektedir.

Radyasyonun erken etkileri: Çok büyük dozlarda radyasyona maruz kalındığı zaman birkaç saat ya da birkaç hafta içerisinde yarattığı etkilerdir. Bunlar radyasyona maruz kalındıktan sonra çok kısa bir süre evvel meydana geldiğinden dolayı erken etkiler olarak nitelendirilmektedir. Bunlar öldürücü nitelikteki etkilerdir. 1-2 gün içerisinde 6 Sv dozda radyasyona maruz kalan kişilerde başta gözlerde olmak üzere bazı hasarlar görülmektedir. Göz lenslerinin berraklığını kaybetmesi, bulanık görme söz konusu olabilmektedir. Yani gözde katarak dediğimiz hastalığın oluşmasına neden olabilmektedir. Bunun yanı sıra vücudun herhangi bir yerinde bir kerede 10 Sv doz miktarının aşılması durumunda ikinci derecede ısı yanıklarının sonuçlarına benzer ciddi yanıklar oluşması ve ciltte doku hasarlarının meydana gelmesi söz konusudur.

Radyasyonun Etkileri
Radyasyonun uzun dönemdeki etkileri: Radyasyon hastalıkları ve yanıklarına neden olabilecek derecedeki yüksek seviyelerde ışınlamalara maruz kalma olayları nadiren de görülüyor olsa bile ülkemizde bugüne dek ciddi yaralanma ya da ölümle sonuçlanan herhangi bir olay yaşanmamıştır. Ancak bazı küçük hatalara bağlı olarak ya da bilinçsiz ve dikkatsizce davranılmasına bağlı olarak birkaç küçük radyasyon yanığı olayı söz konusu olmuştur. Düşük dozda alınan radyasyonun ilerideki yıllarda gösterdiği etkiler radyasyonun uzun dönemdeki etkileri olarak adlandırılmaktadır. Işınlanmaya maruz kalan kişide sonraki yıllarda kanser oluşması ya da çocuklarında genetik bozukluklar meydana gelmesi bu etkiler arasında değerlendirilmektedir.
]]>
Radyasyon Fiziği https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-fizigi.html Thu, 29 Nov 2018 21:51:11 +0000 Radyasyon Fiziği, Radyasyon maddenin kendiliğinden veya çevreden aldığı enerji etkisiyle dış ortama saldığı parçacık veya foton yapısında dalga türü enerjiyi ifade etmektedir.Radyasyon, bir kay Radyasyon Fiziği, Radyasyon maddenin kendiliğinden veya çevreden aldığı enerji etkisiyle dış ortama saldığı parçacık veya foton yapısında dalga türü enerjiyi ifade etmektedir.

Radyasyon, bir kaynaktan dış ortama salınan parçacıktır. Dolayısı ile radyasyon (ışıma) olayında alfa, beta, nötron ve elektron demeti gibi parçacıklar ile gama ve x-ışınları gibi foton yapısındaki elektromanyetik dalgalar eylem halindedir. Bir maddenin kendiliğinden, radyasyon yayabilmesi için o maddeyi oluşturan atomların çekirdeklerinde parçalanma (bozunma) olayının gerçekleşiyor olması gerekmektedir. Kararsız çekirdek yapısına sahip atomlar radyoaktif özellik gösterir. Radyoaktif özellik gösteren maddeler kararlı hale geçerken alfa, beta, gama veya nötron ışını salarlar.Soluduğumuz hava, içtiğimiz su ve yaşadığımız toprak her zaman belirli bir miktarda ve çeşitli formlarda radyasyonlar içerir. Radyasyon kaynakları doğal veya yapay kaynaklardır.
Yapılarına göre radyasyonlar elektromanyetik radyasyonlar ve partiküler (korpüsküler) radyasyonlar olmak üzere iki grup altında incelenir.

Elektromanyetik radyasyonların oluşması:Atomlarda her elektron kendi enerji düzeyine uygun yörüngede barınabilir. Bir elektron ısı, ışık, sürtünme veya radyasyon gibi fiziksel etkenlerle uyarıldığında, alınan ilave enerji nedeniyle elektronlar yeni enerji düzeyine uygun başka bir yörüngeye sıçrar. Elektronlar yörünge değiştirirken bir iş yapmakta ve bu iş için bir enerji harcamaktadır. Elektromanyetik radyasyonlar dalga halinde yayılır. Elektromanyetik dalgaların dalga boyu ile frekansları ters orantılı, frekanslarıyla enerjileri ise doğru orantılıdır. Dolayısı ile elektromanyetik dalgaların dalga boyu kısaldıkça enerjileri artmaktadır. Radyasyonlar geçtikleri ortamlara enerji transfer eder.

Radyasyon Fiziği
Mor ötesi radyasyonlar ve özellikleri:Mor ötesi ışınlar; elektromanyetik tafta kısa dalga boydan uzun dalga boya doğru kozmik ışınlar, gama ışınları, x-ışınları ve ultraviyole ışınları şeklinde sıralanmıştır.

Gama (γ) ışınlar; radyoaktif elementlerin parçalanması, atom reaktörleri veya atom bombası patlamasından sonra meydana gelen çöküntülerin parçalanma ürünleri olup, iyonlayıcı karakterde, kütleleri olmayan yüksek enerjili elektromanyetik radyasyonlardır.

X-ışınları (Röntgen ışınları); elektromanyetik tayfta gama ışınlarıyla ültraviyole ışınların arasında yer alan iyonlayıcı karaktere sahip yüksek enerjili foton yapısında dalga türü radyasyonlardır.

Partiküler radyasyonlar ve özellikleri: Alfa, beta ve nötron parçacıklarının radyoaktif çekirdeklerin parçalanma ürünü olması, belirli bir kütleye sahip olmaları (madde yapısında olmaları) ve hepsinin de doğrudan veya dolaylı olarak iyonlayıcı karakterde olması bu parçacıkların ortak özelliklerindendir.

Alfa ışınları (α): Özellikle ağır radyoaktif elementlerin çekirdeklerinden salınan, (+) elektrik yüklü parçacıklardır.  Bir alfa parçacığı, 2 proton ve 2 nötrondan oluşur. Başka bir ifadeyle alfa parçacığı helyum atomunun çekirdeğidir. Alfa ışınları radyoaktif parçacıklar içinde iyonizasyon yeteneği en yüksek olan ışınlardır. İnce bir kâğıt yaprak bile alfa ışınlarını tutmaya yeterlidir. Hızları salındıkları kaynağa göre değişir. Alfa parçacıklarının enerjileri yaklaşık 4–9 MeV (megaelektron volt) arasındadır.

Beta ışınlar (β): Radyoaktif elementlerin çekirdeklerindeki nötron veya proton fazlalığı nedeniyle salınan (-) veya (+) yüklü parçacıklardır.
]]>
Radyasyon Birimleri https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-birimleri.html Fri, 30 Nov 2018 10:26:59 +0000 Radyasyon birimleri dalga, parçacık ya da foton isimleri verilen enerji paketleri ile yayılan enerji olarak karşımıza çıkan radyasyonu anlayabilmeye olanak sağlayan birimlerdir. Bunlar Aktivite Birimi, Işınlama Birimi, Soğurulmuş Radyasyon birimleri dalga, parçacık ya da foton isimleri verilen enerji paketleri ile yayılan enerji olarak karşımıza çıkan radyasyonu anlayabilmeye olanak sağlayan birimlerdir. Bunlar Aktivite Birimi, Işınlama Birimi, Soğurulmuş Doz Birimi ve Doz Eşdeğer Birimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

1- Aktivite Birimi (Becquerel- Bq): Aktivite, radyoaktif maddelerin belirli bir zaman aralığı içerisindeki bozunma miktarını anlatmaktadır. Bq, maddenin bir saniyedeki bozunma sayısını göstermektedir.

2- Işınlama Birimi (Röntgen- R): Normal hava şartları içerisindeki 1 kg havada bulunan 2.58x10-4 C'luk elektrik yükü değerinde, negatif ve pozitif iyonlar oluşturmakta olan gama ve x ışını miktarı olarak tanımlanmaktadır.

Radyasyon Birimleri
3- Soğurulmuş Doz Birimi (Gray-Gy): Birim kütle başına depolanmış olan enerji ölçüsüne denmektedir. Bu doz her tür radyasyona uygulanabilmektedir. Soğurulmuş doz biriminin Gray-Gy olduğunu görüyoruz ve bu da 1 Joule/kg yani her kilogramda 1 joule olması anlamına gelir.

4- Doz Eşdeğer Birimi (Rem): Farklı tip radyasyonlardan soğurulan enerjilerin eşit bile olsa biyolojik etkilerinin farklı olduğunu görebilmek mümkündür. Bu farklılık Rem ile ifade edilmektedir.
]]>
Radyasyon Onkolojisi https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-onkolojisi.html Fri, 30 Nov 2018 19:11:11 +0000 Radyasyon onkolojisi, Radyasyon onkolojisi radyoterapi denilen yöntemle yüksek enerjili radyasyonun kullanılması ile kanser hücrelerini yok etmeyi amaçlayan bir kanser tedavisi şeklidir.Kanser genellikle m Radyasyon onkolojisi, Radyasyon onkolojisi radyoterapi denilen yöntemle yüksek enerjili radyasyonun kullanılması ile kanser hücrelerini yok etmeyi amaçlayan bir kanser tedavisi şeklidir.

Kanser genellikle medikal onkoloji ve radyasyon onkolojisi tarafından tedavi edilmektedir. Medikal onkoloji genellikle ilaç ve kemoterapi ile tedavi uygulaması gerçekleştirirken radyasyon onkolojisi de radyoterapi yöntemi ile uygulama yapmaktadır. Gerek kemoterapi gerekse radyoterapi kanserli olan hücrelerle birlikte sağlam olan hücreleri de etkilediği için tedavi planlaması esnasında yan etkileri en aza indirecek yöntemler tercih edilmelidir. Hastalar kanser çeşitlerine göre ameliyattan evvel ya da sonra veya ameliyat esnasında radyoterapi alabilmektedirler. Radyoterapi tek olarak ya da kemoterapi eşliğinde uygulanabilir. 

Radyoterapi Nedir

Radyoterapi yoğun miktara sahip enerjili radyasyon kullanılarak kanserli olan hücreleri öldürmek ve var olan tümörü ortadan kaldırmak için uygulanan bir yöntemdir. En çok kullanılan radyasyon çeşidi X ve gama ışınlarıdır. Radyoterapi makine ile dışarıdan da içeriden de  verilebilmektedir. Tüm kanser rahatsızlığı yaşayan bireylerin %50'si tedavi aşamaları boyunca en az 1 kez radyoterapi almaktadırlar. 

Radyasyon Sadece Kanserli Hücreleri Mi Öldürür

Radyasyonun bilinen en büyük yan etkisi kanserli hücrelerden ziyade sağlıklı olan hücrelere de zarar vermesidir. Uzman doktor radyoterapi uygulaması planlarken sağlıklı olan dokuların da bir miktar radyasyon alacağını göz önünde tutması gerekmektedir. Tüm beden için sağlıklı olan dokuların aldığı radyasyon dozunun emniyet sınırı belirli bir düzeydedir. Uzman doktor bu bilgiden faydalanarak radyoterapi planlamasını uygulamakla yükümlü sayılmaktadır. 
Radyasyon Onkolojisi
Radyoterapi Hastalara Ne Amaçla Verilmektedir

Radyoterapi uygulaması tedavi yöntemine bağlı olarak kür elde etmek amacı ile uygulanabilmektedir. Bu uygulamanın amacı oluşan tümörlü yapıyı ya tamamen ortadan kaldırmak ya da bu yapının tekrar etme olasılığın yok etmektir. Bu durumlarda radyoterapi uygulaması tek olarak ya da cerrahi uygulama ile veya kemoterapi eşliğinde uygulanabilmektedir. Radyoterapi palyatif olarak da uygulanabilmekte olan bir yöntemdir. Palyatif tedavilerde var olan tümörlerde amaç kür elde etmek değildir. Bunun yerine kansere bağlı olarak oluşan semptomların gevşemesi sağlanmaktadır. Palyatif tedavinin kimi örnekleri şu şekildedir: 
  • Vücudun diğer bir kesiminden köken alan bir kanserin beyne ulaşması yani metastaz yapması neticesinde tümörün küçülmesinin hedeflenmesi( tüm beyin radyoterapisi)
  • Omuriliğe bası yapan ya da kemik yapısının içerisinde  büyüyerek ağrıya sebep olan tümörü küçültmek ve ağrı oluşumunu kesmek için
  • Yutma borusu yakınında konumlanmış olan ve hasta olan kişinin yemek yemesi ve içmesine engel oluşturan tümörün küçültülmesi
Radyasyon Onkolojisinde Radyoterapi Uygulaması Bir Hasta İçin Nasıl Planlanmaktadır

Radyasyon onkoloğu bir hastanın tedavi uygulamasının planlama adı verilen süreç ile düzenlemektedir. Bu sürecin ilk aşaması simülasyondur. Simülasyon esnasında tümörün konumlandığı alanın ve etrafındaki sağlıklı dokuların görüntülerini detaylı bir biçimde almaktadır. Bu görüntüler çoğu kez bilgisayarlı tomografi yani BT ile olur ancak manyetik rezonans (MR), pozitron emisyon tomografisi (PET) ve ultrason (US) yardımı ile alınmaktadır.
Simülasyonun ardından radyasyon onkoloğu tedavi uygulaması tedavi uygulanacak bölgeyi, tümörlü dokuya verilecek dozu, sağlıklı dokuların etrafında ne derece emniyet olacağını ve radyoterapi verilmesi açısından en uygun bölgeyi ve bölgenin açılarını belirler. 

Radyasyon Onkolojisinde Radyoterapinin Yan Etkileri Nelerdir
]]> Kaktüs Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/kaktus-radyasyon.html Sat, 01 Dec 2018 17:58:32 +0000 Kaktüs radyasyon, toplumda kaktüsün cihazlardan, bilgisayardan çevreye yayılan radyasyonu önlediği düşünülmektedir. Bu nedenle herkesin bilgisayarların bulunduğu odalarda kaktüs bulundurması gerektiği söylenir. An Kaktüs radyasyon, toplumda kaktüsün cihazlardan, bilgisayardan çevreye yayılan radyasyonu önlediği düşünülmektedir. Bu nedenle herkesin bilgisayarların bulunduğu odalarda kaktüs bulundurması gerektiği söylenir. Ancak kaktüslerin herhangi bir cisimden daha çok radyasyonu emdiğini gösterir bilimsel bir veri yoktur.

Normalde her cisim radyasyon yaymakta ve radyasyonu emmektedir. Fakat bazı cisimler daha fazla miktarda radyasyon yayar. Mesela cep telefonlarının yaydığı radyasyon daha fazladır. Bunun gibi yatak, bilgisayar klavyesi, duvarlar, masa radyasyonu emer. Bu durumda kaktüslerin radyasyon emmede diğer cisimlere göre üstünlüğünün araştırılması önemlidir. Ancak bu konu hakkında herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Sadece çöl ortamında kaktüslerin daha fazla radyasyona maruz kalması bu bitkinin dirençli olduğunu gösterir. Fakat bu kaktüsler için sadece kendini savunma olarak değerlendirilmelidir. Çevresindeki cisimleri de radyasyondan koruduğunu açıklayamaz.

Kaktüs Radyasyon

Günümüzde kullanılan LED, LCD ekranlarda radyasyonu yayacak etki oldukça düşüktür. Bu eski bilgisayar ekranlarına göre tehlikeli boyutlarda değildir. Bu yüzden radyasyon etkisine karşı kaktüs kullanılması gereksiz bir uygulama olur.

Kaktüs radyasyon ilişkisi daha çok bitkinin içeriğindeki fazla su miktarıyla alakalı olabilir. Çünkü su oldukça iyi bir radyasyon emen sıvı olduğundan, kaktüslerinde radyasyonu emeceği ileri sürülmektedir. Fakat bu konuda bilimsel bir araştırma bulunmamaktadır. Buna göre yani içeriğinde fazla miktarda su bulunan ananas, şeftali, karpuz, domates, portakal gibi besinlerinde kaktüsler gibi radyasyonu emmesi gerekiyor. Bu yüzden kaktüslerin radyasyonu emdiği konusunda kesin bir bilgi yoktur. Bu sadece halk arasındaki bir inanıştır.

]]>
Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon.html Sat, 01 Dec 2018 19:19:31 +0000 Radyasyon, diğer adıyla ışınım parçacıklar halinde ya da elektromanyetik dalgalar şeklindeki enerji yayımını ifade eder. Radyoaktif maddelerin çevreye alfa, beta ve gama gibi ışınlar yayması ya da uzaya yayılan b Radyasyon, diğer adıyla ışınım parçacıklar halinde ya da elektromanyetik dalgalar şeklindeki enerji yayımını ifade eder. Radyoaktif maddelerin çevreye alfa, beta ve gama gibi ışınlar yayması ya da uzaya yayılan bir elektromanyetik ışını oluşturan unsurların hepsi radyasyon olarak tanımlanır. Bir maddenin atom çekirdeğinde bulunan nötronların miktarı, proton miktarına göre fazla olursa, bunlar kararsız yapı göstermekte ve çekirdeğinde olan nötronlar alfa, beta ve gama gibi ışınlar yayarak parçalanır. Bu şekilde etrafına ışın saçarak parçalanan maddeler radyoaktif madde olarak tanımlanır.

Günümüzdeki teknolojik gelişmeler nedeniyle üretilmiş olan çoğu cihaz bu şekilde radyasyon yayar. Bu durumda hiç fark etmeden dokularımız, organlarımız radyasyondan etkilenir. Nadiren bu etkileşim gözle görünür olabilir. Endüstride kullandığımız X ışınları, iletişimde kullanılan radyo dalgaları, güneş ışınları günlük yaşamda insanları etkileyen radyasyon türleridir. İlk çağlardan beri olan radyasyon, ilk defa 1896 yılında Fransız fizikçi olan Henri Becquerel tarafından keşfedilmiştir.

Radyasyon türleri

İyonlaştırıcı radyasyon: Bunlar girdikleri ortamda iyonları ayrıştıran radyasyondur ve iki türde olur. Bunlar;

  • Elektromanyetik radyasyonlar, bunlar gama Y ile X ışınlarıdır. Dalga boyları küçük olmasına rağmen, bunların enerjileri yüksek olur. Gama Y ışınlarında manyetik alanda sapma olmadığında, belirli bir elektrikle yüklü olmazlar. X ışınları ise, hızlandırılan yüksek atom numaralı elektronların hedef atomların çekirdeklerine yaklaşmaları sırasında yavaşlamalar sonucunda oluşur.
  • Parçacıklı radyasyon: Bunlar alfa ve beta ışınlarından oluşur. Bu ışınlar atomun çekirdeğinde meydana gelen radyoaktif ışınlardır. Bunların belirli bir kütlesi vardır.
  • Serbest nöronlar: Radyasyonla oluşmuş olan yüksüz parçacıklardır. Bu yüzden her maddeye kolay bir şekilde girerler. Doğrudan iyonlaştırıcı etkileri yoktur. Girdikleri maddelerdeki nötronlarla etkileşime girerek, alfa, beta, gama gibi ışınımlar meydana getirirler.

İyonlaştırıcı olmayan radyasyonlar: Bunlar;

Optik radyasyonlar: Bunlar ultraviyole ışınlardır. Bunun temel kaynağı güneş ışınlarıdır. Güneş tam doğduğu zaman bol miktarda ultraviyole ışın yayar. Bunlardan beyaz elbise giyilerek korunmak mümkün olabilir. Bazı durumlarda yansıma yoluyla etkili olabilir. Bu ışınlar derinlere inmediğinden, genellikle cilt ve gözleri etkiler.

Radyasyon

EMR nitelikli radyasyonlar ise, mobil ve cep telefonları, radyo dalgaları, mikrodalgalar, bilgisayarlar, trafolar gibi grupları kapsar.

Radyasyonun zararları

Radyasyon hücredeki genetik materyal olan DNA yı parçalayacak miktarda enerji taşımaktadır. Bu yüzden DNA parçalanır ve hücreler ölür. Bu dokuların zarar görmesine ve sonuçta kansere neden olabilir.

Doğaya gelişigüzel yayılan radyoaktif maddeler insanların, bitki ve hayvanların sağlığını olumsuz etkiler. Dolayısıyla çevre ve ekolojik dengeyi bozar. Canlılarda genetik değişimlere neden olurken, vücutta alıcı değişimler yapabilir. Gelişme çağındakilerde genellikle görme bozukluğu ve katarakt gibi sorunların görülmesine neden olabilir. Radyasyonun olumsuz etkileri zaman içinde etkili olur.

]]>
Mr Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/mr-radyasyon.html Sun, 02 Dec 2018 16:14:24 +0000 MR Radyasyon, Açılımı manyetik rezonans görüntüleme olan canlıların iç organ organ eller ve dokuları görüntülemek için tıpta teşhis ve tanı için kullanılan teknolojik görüntüleme yöntemidir. MR sistemi 1.5 tesla güc MR Radyasyon, Açılımı manyetik rezonans görüntüleme olan canlıların iç organ organ eller ve dokuları görüntülemek için tıpta teşhis ve tanı için kullanılan teknolojik görüntüleme yöntemidir. MR sistemi 1.5 tesla gücüne sahip olup en son teknolojiyi içeren bir cihazdır. Her bölgede özel ve yeterli programları mevcuttur. Vücudumuz da birçok bölgenin MR'ı çekilip teşhis ve tedavi uygulanır. Bu cihazın işleyişi  büyük mıknatıslarla oluşturulan manyetik alan içerisinde belirli anatomik yapıları diğer yapılardan ayırt etmek, sağlıklı ve hastalıklı dokuların saptanması ve tanınması sağlanır. Dokudaki hidrojen atomlarının yoğunluklarına ve hareketlerine göre görüntü oluşturur.Bundan dolayı da MR da radyasyon kullanılmaz. Bunun yerine vücuttaki hidrojen atomlarının içerisindeki protonlar uyarılır.Bu özelliği ile çok küçük bebeklerde, hamilelerde ( ilk 3 ay çok gerekmedikçe tercih edilmemelidir.) güvenle kullanılabilen bir yöntemdir. Bundan dolayıdır ki  MR Radyasyon içermediği için doktorlar tarafından çok sık kullanılan bir görüntüleme yöntemidir. 

Mr Radyasyon

MR Radyasyon  migren, baş ağrıları, nörolojik hastalıklar, beyin tümörleri, epileptik nöbet geçirenlerde, göz, kulak, çene ve nuna bağlı eklem problemlerinde, omurga kaymaları, disk kaymaları, disk fıtıkları, omuz, diz eklemlerinde, spor yaralanmalarında, karın içi organları hastalıklarında, kalp ve kemik yapı hastalıklarını görüntülemede kullanılabilinir. Felç geçirme bunama, multipl skleroz  gibi sinir sistemi hastalıklarını tanı ve teşhisinde en duyarlı yöntemlerden birisidir. 

Mr çekilmeden önce günlük hayatınıza devam edebilir hasta yemek ve ilaçlarını içip gelebilir. Hastanın tıbbi geçmişi de önemlidir. Hasta üzerinde bulunan metal eşyaları çıkartarak MR  odasına girmelidir. Ayrıca protez taşıyan, kalp pili bulunan, göz içinde yabancı cisim bulunanların mr çekilmesi önerilmez. 
]]>
Radyasyon Emen Bitkiler https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-emen-bitkiler.html Mon, 03 Dec 2018 15:19:37 +0000 Radyasyon emen bitkiler, Teknoloji yaşamın her alanında bize kolaylık sağlarken, diğer taraftan düşünemediğimiz bir tehdit salgılamaktadır. Radyasyon günlük hayatımızın her alanında karşımıza çıkan ve günümüzde h Radyasyon emen bitkiler, Teknoloji yaşamın her alanında bize kolaylık sağlarken, diğer taraftan düşünemediğimiz bir tehdit salgılamaktadır. Radyasyon günlük hayatımızın her alanında karşımıza çıkan ve günümüzde hangi alana gidersek gidelim radyasyona maruz kalıyoruz. Radyasyon sağlığımız için son derece büyük bir tehdit oluşturur. Bilhassa hamile bayanlar için son derece tehlikelidir. Ancak evde kullandığımız bilgisayar, modem, televizyon ve küçük ev aletleri, artık olmadığında büyük eksiklik duyduğumuz cep telefonları radyasyonu yayan cihazları devamlı kullanmakta ve tehdit edici radyasyonun ışınları vücudumuzu etkilemektedir. 

Radyasyondan korunma yolları tabiki vardır. Uzun süren çalışmalar sonucunda bazı bitkilerin radyasyonu emdiği ve böylece doğal korunma yolları açılmıştır. Evde bile rahatça yetişebilen bu bitkiler, evdeki tehlikeli ışınları emerek bizim ve ailenimizin sağlığını koruyucu kalkan görevi yaparlar.

Aloe vera; mucize bir bitkidir. Dikensi yaprakları ve şık görünümü olan bu bitki evde iki günde bir su vererek,  kısa bir zaman dilimi içerisinde gelişim gösterir. Bu sayede evdeki formaldehit dalgaları ve karbonmonoksit gazının büyük bir bölümünü emerek sağlımızı korumada yardımcı olur.

Benjamin Kauçuğu; odada bulunan televizyon ve bilgisayar gibi aletlerin yanında bulundurmak için en uygun bitkidir. Bitkiyi bol ışık alan bir yerde toprağı nemli bırakarak, sulaması yaprakları fıs fıs yardımı ile yapılan son derece gösterişli olup salon bitkisi adı da verilir. Ev ortamında radyasyonun tamamına yakın bölümü emer.

Radyasyon Emen Bitkiler

Ölümsüzlük mantarı; reichi mantarı olarakta adı verilen bu bitki, ülkemizde daha yeni keşfedilmiştir. Karanlık yerlerde bulunmasını seven bitki, çok su sevmez. Sadece kök bölümünden sulanır. Bulunduğu ortamda radyasyonu emer. Sigara dumanınada çok etkilidir. Ortamı temizleyici özelliği vardır. 

Bu bitkilerin yanında nane, melisa otu, deve tabanı, aşk merdiveni, barış çiçeği radyasyonu emen bitkilerdir.

Özellikle radyasyona çok maruz kalındığı bir işimiz varsa, örneğin röntgen, tomografi gibi cihazların bulunduğu ortamlar ve iş gereği mühendis, teknisyen, hekim sık sık melisa çayı, nane tüketilmeleri gerekir. 

]]>
Vücuttaki Radyasyon Nasıl Atılır https://www.radyasyon.gen.tr/vucuttaki-radyasyon-nasil-atilir.html Tue, 04 Dec 2018 00:17:30 +0000 Vücuttaki Radyasyon Nasıl Atılır, Pek çoğumuz radyasyonla iç içe yaşıyor olsak da aslında ne denli zararlı olduğunu bilmemize rağmen önlem almıyoruz. Radyosyon vücutta kansere neden olabilecek kadar etkilidir. Aynı Vücuttaki Radyasyon Nasıl Atılır, Pek çoğumuz radyasyonla iç içe yaşıyor olsak da aslında ne denli zararlı olduğunu bilmemize rağmen önlem almıyoruz. Radyosyon vücutta kansere neden olabilecek kadar etkilidir. Aynı zamanda ciltte de deri kanseri çok yaygın olarak görülür. Radyasyona maruz kalmamak ve vücuttaki radyasyonu atmak için dikkatli olmak gerekmektedir. Vücuda aldığımız radyasyonu azaltmakla işe başlamalıyız. Cep telefonlarını en az 2 metre uzağımızda bulundurmalı ve mümkünse oturduğumuz ya da uyuduğumuz odanın sınırları içine almamalıyız. Bunun yanıda elektronik ev aletlerini prizden çekerek radyasyon yayılmasını engelleyebiliriz. 

Aynı zamanda vücuttaki radyasyonu atan bitkileri tüketebiliriz. Özellikle sarımsak tam bir antibiyotik etkisine sahiptir. Yemeklerin içinde ya da yanında bol bol sarımsak tüketmek sizin sağlığınız  için çok faydalıdır. Bunun yanında böğürtlen, çilek, portakal, üzüm çekirdekleriyle beraber yemek de antioksidan etkisi yaratır ve  vücuttan radyasyonun atılmasına olanak sağlar. Biberiyenin ve çörekotunun da radyasyonu attığı bilinmektedir. Özellikle günde bir ya da iki bardak biberiye çayı tüketerek antioksidan görevi görebilirsiniz. Bu sayede zayıflamanıza da destek olur. Zayıflamak isteyen kişilerin bunu uygulaması oldukça yararlı bir yoldur. Vücuttaki Radyasyon Nasıl AtılırBol  su içmekte kanı tazeler sizin daha dinç olmanızı sağlar. Aynı zamanda radyasyonun en çok zarar vediği cildi de tazeler ve açık yaraların kapanmasına destek olur. Zeytinyağı ise yine hakiki olursa çok faydalı bir antibiyotik çeşidi olabilir. Doğal yollarla hem sağlıklı beslenme hem de radyasyonu vücuttan atma için yarar sağlar. Odanızda kaktüs bulundurabilirsiniz. kaktüs radyasyonu çeker ve size olumsuz etkilerde urtarır. Aynı zamanda bulunmasından kurtarır. Radyasyondan uzaklaşmak için bol oksijenli alanlarda bulunmanızı da tavsiye ederim. 
]]>
İyonlaştırıcı Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/iyonlastirici-radyasyon.html Tue, 04 Dec 2018 19:15:48 +0000 İyonlaştırıcı radyasyon, İyonlaşma, atomlardan ve moleküllerden elektron koparılmasıdır. Enerji yoğun fotonlardan meydana gelen elektromanyetik dalgalar, çarptıkları cisimlerden elektron kopararak iyonlaşmalarına yöntem İyonlaştırıcı radyasyon, İyonlaşma, atomlardan ve moleküllerden elektron koparılmasıdır. Enerji yoğun fotonlardan meydana gelen elektromanyetik dalgalar, çarptıkları cisimlerden elektron kopararak iyonlaşmalarına yöntem açabilirler. Yüksek frekanslı ve dolayısıyla yüksek enerjili meydana gelen x ışınları ve gama ışınları iyonlaştırıcı radyasyonlardır. Daha az frekanslı, diğer bir söylemle az enerjili elektromanyetik dalgalar (RF benzeri ) ise iyonlaştırıcı olmamış radyasyon model adlandırılırlar. Mobil kontakt sistemlerinin kapı araladıkları ışıma, iyonlaştırıcı olmamış radyasyon bölgesi içerisinde konum almaktadır. İyonlaştırıcı ve iyonlaştırıcı olmamış radyasyon bölgelerinin frekanslara bakarak dağılımı aşağıdaki "elektromanyetik spektrum" üstünde gösterilmiştir. 

İyonlaştırıcı radyasyonlar
  
Alfa Işınları 
  
Alfalar, iki proton ve iki nötrondan meydana gelen Helyum atomu çekirdekleri olup, temsili model 2He4 biçimde gösterilmektedir. Alfa parçacıkları daha ziyade doğada oluşmuş ve atom ağırlıkları kocaman meydana gelen polonyum, toryum, radyum, uranyum benzeri tabii radyoaktif izotoplardan yayınlanır. Bununla Birlikte yapay (yapay) radyoaktif maddeler de alfa yayınlarlar.  Kocaman kütleleri sebebiyle etraflarındaki maddeyi geçerken, acilen soğurulduklarından fazla miktarda ilerleyemezler( Biçim 2). İnce bir kağıt, her tür giysi ve  kişinin derisi alfaları soğurmaya yeterlidir. Ama yüksek iyonlaştırıcı olma özelliklerinden ötürü bu ışınlar tehlikelidirler. Teneffüs ve sindirim sistemlerine rastgele bir yolla girdiklerinde zararlı etkileri çok kocaman olur. Alfa saçan radyoaktif maddelere misal olarak; Radyum (Ra-226), Radon (Rn-222), Plutonyum (Pu-238) gösterilebilir.   
  
Beta Işınları 
  
Bir elementin çekirdeğindeki proton veya nötronların fazlalığından ötürü çekirdeğin yayınladığı yüksek enerjili elektronlardır. Beta ışınları da elektron özelliği gösterirler. Bu ışınların yüksek enerjili  olanları bile bir iki milimetre kalınlığındaki metal levha ile durdurulabilir. Beta saçan radyoaktif maddelere misal olarak; Potasyum (K-40), Stronsiyum (Sr-90), Karbon (C-14) gösterilebilir. 
    İyonlaştırıcı Radyasyon 
Gama Işınları 
  
Gama ışınları, yüksek enerjili fotonlardan meydana gelen elektromagnetik dalgalar şeklinde yayıldıklarından giricilikleri daha fazladır. Cereyan model yüksüz ve kütleleri yoktur. Çekirdeğin yapısını değiştirmez, gama yayınlanması genellikle alfa ve beta bozunmasından daha sonra olur. Sözgelişi havada bir iki surat metre, kurşunda 8-10 cm gittikleri halde, yeniden de tümden soğurulamazlar. Gama saçan maddelere bir iki misal, Sezyum (Cs-137), Kripton (Kr-88), Kobalt (Co-60) gösterilebilir. 
  
Neden toplam alfa/beta
  
Radyoaktif kirlenmenin boyutunu saptama etmek amaçlı spesifik alfa veya spesifik beta yayan radyoizotopların tayinleri bazı radyo kimyevi ayırma ve saflaştırma işlemleri gerektirdiğinden her bir radyoizotopun tayini oldukça vakit alıcı ve pahalıdır. Bu yüzden rastgele bir nükleer talihsiz kaza anında ilk olarak toplam alfa ve beta radyoaktiviteleri tayin edilerek sınır değerlerin üstünde bir etkinlik saptanırsa ama o vakit radyoaktif kirlilikten laf edilir ve her bir radyoizotopun kalitatif ve kantitatif model tayin edilmesi gereklidir. Türkiye Atom Enerjisi Kurumu-Ankara Nükleer Araştırma ve Eğitim Bilimi Merkezi Nükleer Kimya Bölümü Sayım Laboratuvarında; Türkiye'nin natürel radyasyon haritasının çıkartılması bağlamında her çeşitli çevre ve besin örneğinde toplam alfa/beta radyoaktiviteleri tayinine yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Bununla birlikte içme suyu işletmecilerinin Sıhhat Bakanlığı'ndan suların radyoaktivite yönünden içilebilir su olduğuna konusunda ruhsat alabilmeleri amaçlı gereken toplam alfa/beta  radyoaktivite tahli]]> Radyasyon Ölçümü https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-olcumu.html Wed, 05 Dec 2018 15:57:58 +0000 Radyasyon Ölçümü, yapılması gereken durumlarla karşılaşmak, teknoloji çağı olarak nitelendirdiğimiz günümüzde işten bile değildir. Gün içinde haşır neşir olduğumuz telefonlar, bilgisayarlar hatta televizyonlar vb. r Radyasyon Ölçümü, yapılması gereken durumlarla karşılaşmak, teknoloji çağı olarak nitelendirdiğimiz günümüzde işten bile değildir. Gün içinde haşır neşir olduğumuz telefonlar, bilgisayarlar hatta televizyonlar vb. radyasyon yayan cihazların, kişi ve çevresine önemli miktarda radyasyon geçirdiği kanıtlanmış bir durumdur. 

Vücuda giren radyasyon, kişi üzerine direk etki edip, farklı yollarla vücuttan atılmaya çalışılır. Vücut, çevreyle, toprakla, cisimlerle etkileşim halinde olan bir düzenek olduğu için radyasyondan kurtulma becerisi daha yüksek olabilmektedir. Ancak kişinin çevresine sürekli radyasyon yayan cihazlar bulunması durumunda söz konusu radyasyon çevreye de işleyip kalacağı için insan üzerinde sürekli ve istikrarlı olarak bir radyasyon gönderimi gerçekleştirir. İşte vücuttaki ve çevredeki ya da bilimsel çalışmalardaki radyasyon seviyelerini ölçmek için radyasyon ölçümü yöntemleri bulunur.

Radyasyon ölçümü yöntemleri, ev ve ofis gibi yüksek radyasyon miktarlarına maruz kalabilen ortamlarda, elektrosense olarak bulunabilen elektromanyetik dalgaların ya da  kaynakların her birine uygun sinyaller gönderilerek miktarlarının ölçülmesi esasına dayalıdır. Özellikle çok sayıda telefon, bilgisayar, wireless cihazlar gibi radyasyon yayan aletlerin bulunduğu ortamlar, radyasyon ölçümüne tabi tutulmak konusunda öncelik taşımaktadır.

Radyasyon Ölçümü
Yurt içi ve yurtdışı bağlantıları bulunan önemli lojistik, iletişim, borsa vs. şirketleri, çalışan sağlığı açısından adının herhangi bir kötü olaya karışmaması için radyasyon ölçümü testlerine büyük önem vermektedirler. 

Radyasyon dalgalarının ne kadar tehlikeli olduğu ve insan üzerindeki etkilerinin oldukça önemli boyutlara ulaşılabileceği gerçeği çok uzun zamandır bilinmekteydi. Ancak yüksek radyasyon miktarı bulunan ticari ve vergi denetimine tabi iş yerlerinde radyasyon ölçümü yapılması, ölçüm sonunda ortaya çıkacak sonuca göre çalışanlar üzerinde gerekli tedavi yöntemlerinin uygulanması yönetmeliği Avrupa Parlementosu ve Konseyi yetkililerince 2013 yılında çıkarılmıştır. 26 Haziran 2013 tarihinde çıkarılan bu yönetmelik, "Çalışanların Fiziksek Maddelerden Kaynaklanan Risk ve Uygulanması Gereken Asgari Sağlık Koşulları" başlığını taşımaktadır. Buradaki "Fiziksel Maddelerden Kaynaklanan" ibaresine radyasyon ve manyetik alan etkenlerinin de dahil olduğu ise yönetmeliğin ilgisi maddesinde belirtilmiştir. 

Bu yönetmelik uyarınca iş yeri veya kurum, radyasyon ölçümü denetimlerini aksatamaz ve sağlık denetimlerini zamanında ve ehemmiyetle tekrar eder. İş sağlığı ve güvenliği lisans ve önlisans bölümlerinde okumakta olan üniversite öğrencilerine, radyasyon ölçümü denetimlerinin hassasiyeti ve olması gereken değerler hakkında ayrıntılı dersler verilmekte ve eğitimleri sağlanmaktadır. 

Radyasyon ölçümü, kesinlikle bir mecburiyet karşısında formalite olarak yapılması gereken basit testlerden biri ile karıştırılmamalıdır. İş sağlığı güvenliği alanında bu ölçüm, yalnızca şirketlerin yaptırmak zorunda olduğu bir test olarak görülse de; bireysel bilgisayar, telefon, wireless ya da radyasyon saçan herhangi bir alet kullanan kişiler de bu testi isteğe bağlı olarak yaptırabilir ve olası bir hastalık riskine erken teşhis ile önlem alabilir. Aynı zamanda hastanelerde röntgen, emar, tomografi gibi ayrıntılı görüntüleme tekniklerine giren kişilerde de önemli miktarda radyasyon birikmesi görülmüştür. 

İyon odası denilen ve radyasyon ölçümünde x ve g ışınlarının ölçümünde kullanılan teknik, yüksek doz ölçümlerinde doğru sonuçlar almada oldukça başarılıdır. Aynı zamanda b parçacıkları da bu yöntemle ölçülebilir. 

Geiger - Müller Dedektörü ile de az iyonlaşma oluşturan yüklü parçacıklar ve düşük enerjideki x ışınları ölçülebilir.
]]>
Telefon Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/telefon-radyasyon.html Thu, 06 Dec 2018 01:54:10 +0000 Telefon Radyasyon İlişkisi, Telefon radyasyon yayan bir cihazdır herkesin gözünde. Ancak bu radyasyonun ne kadar tehlikeli olabileceği, insan vücudunda ne derece zararlara yol açabileceği gerçekleri çoğu zaman kimse taraf Telefon Radyasyon İlişkisi, Telefon radyasyon yayan bir cihazdır herkesin gözünde. Ancak bu radyasyonun ne kadar tehlikeli olabileceği, insan vücudunda ne derece zararlara yol açabileceği gerçekleri çoğu zaman kimse tarafından görülmez ya da görülmek istenmez. Çünkü teknoloji çağında yaşayan insanlar topluluğunun en büyük hastalıklarından birisi olan teknoloji aşkı, sağlık değerlerinin öneminin ve kalitesinin önüne çok rahatlıkla geçebilmektedir. 

Teknoloji hastalığının en gür ve güçlü olarak toplandığı iki teknolojik unsur ise akıllı telefon ve bilgisayarlardır. Her ikisi de hayatımızın önemli bir bölümünde yanımızda bulunan ve hayatı büyük ölçüde kolaylaştırdığını iddia ettiğimiz bu aletler, sayısız özelliklerini kullanırken çevreye önemli ölçüde radyasyon saçmaktadır. Bilgisayar ve telefon radyasyonlarının çevreye saçılan dalgalarından kullanıcıya ne kadar bulaştığı ise o kişinin şansına kalmış bir durumdur. Böylesi bir denklemdeki en şanslı kişinin dahi telefonu gün boyu yanında tuttuğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda çok önemli bir miktarda radyasyona maruz kaldığı aşikardır. 

Telefon radyasyonuna maruz kalan kişilerde, vücudun her köşesinde meydana gelebilecek farklı hastalıklar gözlenmiştir. Bu rahatsızlıklar, beyin, saç hücrelerin, kan hücrelerin, cinsel organlar veya performans gibi birçok alanda kendisini gösterebiliyor ve tedavisi güç olan talihsizlikler ortaya çıkarabiliyor. 

İstanbul Kadir Has Üniversitesinde Türkiye, Fransa, Amerika, İsrail ve İtalya'dan gelen bilim araştırmacılarının katılımıyla yapılan konferansta telefon radyasyonlarının uzun süre ile etkileşim içinde bulunduğu erkek deneklerde sperm sayısının yüzde 30 düşmesine neden olduğu belirtilmiştir. Üstelik yüzde 30 gibi yüksek olan bu değer, yalnızca günde 2 saat telefon radyasyonuna maruz kalan deneklerde gözlenmiştir. Bu sürenin uzaması ile sperm sayısındaki düşüşün yüzde 40 bandına ilerlediğinin ise altı çizilmiştir. Kişinin hayatında önemli bir yer kaplayan ve çok daha büyük sorunların tetikleyicisi olan bu rahatsızlık üzerindeki radyasyon etkileşimi, çoğu kişi tarafından konferansın en çarpıcı bilgisi olarak kabul edilmiştir. 

Telefon Radyasyon
Sağlığı olumsuz yönde etkileyen ve vücuttaki etkileri oldukça yavaş olan telefon radyasyonlarının önüne geçmek için geliştirilen belirli ve etkili bir yöntem bulunmamakla birlikte; maruz kalınan radyasyon seviyesini minimum değerlere indirmek için dikkat edilecek bazı hususlar vardır. 

Bunlardan bir tanesi internette, dergilerde veya TV kanallarında görebileceğiniz "Telefon Radyasyon Seviyesi En Düşük Olan Cihazlar" başlıklı listelerden faydalanmaktır. Zira akıllı telefon modellerinin yapımında kullanılan parçalara, cihazın tasarım özelliklerinin radyasyon saçmaya uygunluk derecesine, dış ve iç kapaklarında kullanılan maddelerin iletkenliğine vb. bakılarak böyle bir sınıflandırma yapmak mümkündür. Telefonun sim kart yerleştirme bölümünün bulunduğu alan dahi radyasyon saçımı konusunda fikir sahibi olunmasına yardımcı olabilir. Telefon radyasyonu en düşük olan cihazları seçebilmek için cihaz seçmeden önce bu listelerden bazılarını incelemek ve tercih edilecek modeli buna göre belirlemek faydalı olacaktır.

Diğer önlem yöntemleri ise genellikle gündelik bilgi kıvamında sayılabilecek ve herkes tarafından tavsiye edilen yöntemlerdir. 

Telefon radyasyonunu vücuda en uzak seviyede tutmak için arama sırasında telefon hoparlörünü kulağa yaslamamak,

Konuşmaları mümkün olduğunca kısa tutmak,

Konuşma sırasında dış hoparlörü kullanarak beyni ve kulağı aynı anda telefonun verebileceği zararlardan korumak, 

Uyurken telefonu mümkün olduğunca uzağa bırakmak gibi önlemler telefon radyasyonundan minimum derec]]> Hamilelikte Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/hamilelikte-radyasyon.html Thu, 06 Dec 2018 02:59:29 +0000 Hamilelikte radyasyon, Radyasyon gerek hamilelikte gerekse normal hayatta ciddiye alınması gereken bir durumdur. Özellikle hamile bayanların bebeklerinin sağlığı açısından radyasyondan korunması gerekmektedir. 
Hamilelikte radyasyon, Radyasyon gerek hamilelikte gerekse normal hayatta ciddiye alınması gereken bir durumdur. Özellikle hamile bayanların bebeklerinin sağlığı açısından radyasyondan korunması gerekmektedir. 

Radyasyonu şu şekilde tanımlayabiliriz. Bütün maddeler atomlardan oluşmuştur. Atomlar ise bir çekirdek çevresinde dolanan elektronlardan oluşmaktadır. Çekirdek yapısı pozitif elektrik yüklü ise elektronlar negatif yük taşır. Bu artı ve eksi yüklerin varlığı atomu dengede tutmaktadır. Bu dengenin sağlanması için kimi atomlar fazla olan enerjilerinden kurtulmak için bunu yaymak zorunda kalırlar. Dengeye ulaşmamış bir çekirdek elektron gibi bir parça veya yalnızca enerji yayarak dengeye ulaşmaya çalışır. Atomdan ortama yayılan bu parçacık veya enerji radyasyon olarak adlandırılmaktadır. 

Radyasyon yaşamın her alanında var olabilen bir olgudur. İnsanlar ve dünya üzerinde bulunan tüm canlılar uzaydan veya güneşten gelen ışınlar, yer kabuğunda yer alan maddelerden doğal olarak radyasyon almaktadır. Bu doğal radyasyondan başka tıp, bilim teknolojisi ve modern  yaşamın elementleri dünyada radyasyon oranının artması üzerinde etkilidir. İkinci dünya savaşını  bitiren Çernobil faciası radyasyonla direkt alakalı olayların ardından ölüm ve kanser olaylarının sıklıkla görülmesi radyasyona olan bakışı daha da kötü bir hale getirmiştir.

İnsanoğlu üzerinde zararlı etkiye sahip iyonize radyasyona sebep olan maddeler alfa, beta ve gama olmak üzere 3 tür enerji yayılımında bulunur. Bu salınımlardan olan alfa ışınları çok düşük denecek enerji boyutuna sahiptir. Hatta bu ışınları durdurmaya bir kağıt parçası bile yeterli olmaktadır. 

Beta ışınları ise alfa ışınlarına göre biraz daha yüksek enerjiye seviyesine sahiptir. Bu ışın da alüminyum levha tarafından etkisiz bir hale getirilebilmektedir.

İyonize radyasyon dendiği zaman akla gelmesi gereken şey etkilediği maddelerdeki atomların elektronlarını ayıracak enerji seviyesine sahip atomlardır. Bu tarzda bir etki neticesinde dokulardaki DNA yapısı bozulabilir ve hücre ölümü gibi bir durum söz konusu olabilir.
Bu etki radyasyona maruz kalma süresine, şiddetine ve maruz kalınan vücut bölgesine göre değişiklik göstermektedir. Bu faktörlere bağlı olarak da bedene ulaşan ışınlar hücrenin genetik yapısında değişimlere sebep olabilmektedir. Bazen hücre ölümlerine sebep olabilirken bazende hiç bir zarar vermeyebilir.

 Hamilelikte Röntgen Zararlı mıdır

Yapılan bir takım araştırmalara göre anne karnındaki bebeğe zararlı olabilecek radyasyon dozunun 5 rad olduğu, fetusun bu oranın altında radyasyona maruz kalması halinde zarar oranının çok uzak olduğu ortaya konulmuştur. 5 rad dediğimiz kavram hiçbir radyoloji uygulaması ile erişilemeyecek yüksek bir dozdur. 

Amerika'daki aile hekimliği akademisi hamilelik esnasında çekilen röntgenin zararlı olmadığını savunmaktadır. Bu düşüncenin sebebi herhangi bir röntgen filminde fetusa erişen dozun zararlı olabilecek dozdan yüzlerce kez daha düşük olmasıdır.

Mesela gebelik esnasında diş röntgeni çektirirken 21 tane film sonucunda bebeğe erişen radyasyon seviyesi annenin doğadan güneş ışınları vb. ile 3 günde aldığı dozdan daha düşük bir seviyededir. Bu derece düşük bir dozun fetus da kalıcı bir hasara sebep olması ve ilerleyen dönemlerde kansere sebep olması yok denilebilecek kadar düşük bir ihtimaldir.

 Diğer bir örnek de akciğer filmidir. Hamile olan bir bayan akciğer filmi çektirdiğinde fetusa ulaşan radyasyon dozu yaklaşık olarak 0.05 miliraddır. Bu dozda bebeğe zarar verebilecek dozdan yüzlerce kez daha az bir orandır. 

Bir bayan adet gecikmesi olmadan önce ya da sonra röntgen filmi çektirmiş ise bu durum tek başına gebeliği sonlandırmak için bir sebep sayılmamaktadır. Çünkü bu tip bir durumun bebeği etkileme olasılığı yok denilebilecek kadar azdır.

 Hamilelikte radyasyon açısından en hassas olunan]]> Saç Kurutma Makinesi Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/sac-kurutma-makinesi-radyasyon.html Thu, 06 Dec 2018 20:00:30 +0000 Saç kurutma makinesindeki radyasyon, uzmanlar en çok manyetik dalgaları saç kurutma makinesi ve ütünün yaydığını vurgulayarak; bu aletleri kullanırken acele edilmesi gerektiğini dile getiriyorlar. Havayı iyonize Saç kurutma makinesindeki radyasyon, uzmanlar en çok manyetik dalgaları saç kurutma makinesi ve ütünün yaydığını vurgulayarak; bu aletleri kullanırken acele edilmesi gerektiğini dile getiriyorlar. Havayı iyonize eden elektromanyetik alan yüzünden biz zaman zaman bir koku ile hissettiğimiz ancak gözle göremediğimiz elektrik yüklü parçalar havada dolaşır durur. Saatlerce havalandırsanız bile tam olarak onları bu ortamdan uzaklaştıramayız. Bizler her nefes aldığımızda içimize bu parçaları çekiyoruz demektir. Bizler saç kurutma makinesindeki radyasyonu hiç farketmeyiz. Hatta çoğumuz radyasyon yaydığına ihtimal bile vermeyiz. Fön makinesi havayı elektrik tellerinin arasından geçirerek üfler ve böylelikle radyasyon da yüklenmiş olur. Yüklenen radyasyon direk saçımıza ve kafa derimize geçerek bizleri etki altına alır.saçların, saç kurutma makinesi ile kurutulması durumunda, beyin, yoğun ve doğrudan elektromanyetik radyasyona maruz kalmaktadır. Bunun da çok önemli sağlık sorunlarına yol açabileceği aşikardır. Yetişkin insanların yanı sıra saç kurutma makinelerinin en çok bebek ve çocukların sağlığını tehdit ettiği bilinmelidir.
Saç Kurutma Makinesi Radyasyon
Bazı anne ve babalar bebeklerin uyuması için fön makinesini çalıştırıp uyutmaktalar. Bunun ne denli zararlı bir durum olduğu bilinmelidir. Aksi taktirde bebeğin ileriki dönemlerinde fiziksel ve zihinsel bir çok olumsuzluklarla karşılaşılacağı unutulmamalıdır. Bir başka hata da ne yazık ki toplumumuzda çok yanlış, bilinçsiz bir davranış bebeklerimizin ve çocuklarımızın sağlığını tehlikeye atıyor. Banyo yapan bebek ve çocukların saçı saç kurutma makineleri ile kurtuluyor. Bu yanlış bir davranış. Çocuğun kafa yapısı açık bir kapı gibidir. Saç kurutma makinesi ile saçı kurutulan çocuğun beyni, doğrudan makinenin yaydığı güçlü elektromanyetik radyasyona maruz kalır ve radyasyonu olduğu gibi çeker. Mümkün olduğu kadar fön makinesini aile fertlerinden uzak tutalım ve elektriğin kullanılmadığı yöntemlerden faydalanalım.
]]>
Cep Telefonu Radyasyon Oranları https://www.radyasyon.gen.tr/cep-telefonu-radyasyon-oranlari.html Fri, 07 Dec 2018 15:33:22 +0000 Cep telefonu radyasyon oranları dediğimiz zaman nerdeyse hemen istisnasız hepsi radyasyon yaymaktadır. Günlük hayatın içerisinde artık ayrı bir öneme sahip olan cep telefonlarının ilk etapta herkes kullanım açısından fay Cep telefonu radyasyon oranları dediğimiz zaman nerdeyse hemen istisnasız hepsi radyasyon yaymaktadır. Günlük hayatın içerisinde artık ayrı bir öneme sahip olan cep telefonlarının ilk etapta herkes kullanım açısından faydalı bulurken ve kullanımını daha ön planda tutarken arka kısmında bu elektronik cihazların saçmış olduğu radyasyon diğer adı ile zehrin insan yaşamı açısından verdiği etkilerini ve zararlarını herkes gibi oldukça fazla olduğunu unutuldu.

Hayatı kolaylaştırdığı ve elde rahatlıkla taşınabilen bu mucizevi aletlerin hem faydası olduğu gibi oldukça fazla bir şekilde zararı olduğunu çoğu zaman dikkate almadan kullanmaktayız. Bu masum olmayan cihazların insan hayatı için oldukça zararlarının mevcut olmakla telafisi ve onarımı olmayan zararlara neden olduğunu bilmemiz gerekmektedir. Tabi her cep telefonunda radyasyon bulunmakta ama bazı cep telefonlarında radyasyon derecesi oldukça fazla bulunmaktadır.

Ufak bir listeleme yapacak olursak en zararlı olan ve oldukça fazla radyasyon yayan cep telefonlarının listesi şöyledir;

Sony Ericsson T650 SAR Değeri: 1.59

Sony Ericsson W350a SAR Değeri: 1.58

Palm Px SAR Değeri: 1.56

HTC 6800 SAR Değeri: 1.55

iphone 3G SAR Değeri: 1.54

Black Berry Crve 8330 SAR Değeri: 1.54

Black Berry gold 9000 SAR Değeri: 1.51

Nokia E71 SAR Değeri: 1.41

Nokia E51 SAR Değeri: 1.40

HTC Touch SAR Değeri: 1.25

Cep Telefonu Radyasyon Oranları

Bu listede bulunan cep telefonları bu şekilde radyasyon yani diğer adı ile sar değerleri bu şekildedir. Birçok sağlık uzmanı bu cihazlardan ortama yayılan radyasyonların insan hayati için risklere sebebiyet verdiği ve kişide beyin tümörlerine ve kanser hastalıklarının meydana gelebileceğini idea etmekte ve uyarmaktadırlar. Bazı araştırma şirketleri tarafından radyasyon ile ilgili vücut ısısını artırmakla radyoaktif içerikli elektromanyetik anlamına gelen sar adı verilen ve değer olarak ifade edilen durumlarda 1.6 üzerinde sar değeri olan cihazların insan sağlığına oldukça zarar verdiği ifade edilmektedir.  Teknik olarak ifade edilmek gerekirse vücut içerisinden bu değerler doğrudan ölçmek mümkün değildir ancak dokunduğumuz cep telefonlarının madde ölçümü vücudumuzdan emdiği radyasyon seviyesi ile bu değerler ortaya çıkarılmaktadır.

Cep telefonu radyasyon oranları aslında çok önemlidir ancak nerdeyse hemen hepsi radyasyon saçmakta ve bir şekilde insan sağlığına zarar vermektedir. Yukarıda yazdığımız cep telefonlarına daha dikkat edilmesi gerekmektedir. Sar değeri olarak ifade edilen radyasyon oranı bu cep telefonlarında oldukça fazladır ve insan sağlığına hepsi zararlı olmakla bu cihazlar daha fazla zarar vermektedir. Yapılması gereken önlemlerin başında hemen her cep telefonunda bulunan kulakların gün içerisinde olduğundan daha fazla kullanılması cep telefonlarının zararlarını daha da aza indirmektedir. Günlük hayatımızın tam ortasına taht kuran bu elektronik cihazlarından kurtulmak artık mümkün olmayacağı için bundan sonra yapılması gereken önlemlerin başında bu şekilde kulaklık kullanımı ve gün içerisinde ihtiyaç olmadığı durumlarda kullanılmaması ile giderilmeye çalışılmalıdır. Cep telefonları radyasyon oranları önemli olduğu kadar gün içerisinde kişinin ne kadar süre kullandığı da o kadar önemlidir. İnsan sağlığına doğrudan zararı olan bu cihazlar tamiri ve onarımı olmayan hastalıkları meydana getirmekle ve sonucu olarak da ölümle sonuçlanmaktadır.

]]>
Radyasyon Etkileri https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-etkileri.html Sat, 08 Dec 2018 09:48:48 +0000 Radyasyon etkileri, herkesin bildiği benzeri maddenin en küçük yapı taşı atomdan ileri gelir. Atom ise proton ve nötronlardan meydana gelen bir çekirdek ve çekirdeğin etrafında dönen elektronlardan meydana gelmektedir. Şayet Radyasyon etkileri, herkesin bildiği benzeri maddenin en küçük yapı taşı atomdan ileri gelir. Atom ise proton ve nötronlardan meydana gelen bir çekirdek ve çekirdeğin etrafında dönen elektronlardan meydana gelmektedir. Şayet rastgele bir maddenin atom çekirdeğindeki nötronların sayısı proton sayısından fazla miktarda ise çekirdekte istikrarsızlık meydana gelir ve fazla miktarda nötronlar parçalanır. Bu parçalanma sırasında meydana alfa, beta, gama ismi verilen ve çıplak göz ile görülemeyen ışınlar yayar. Bu ışınlara "radyasyon" denir. 

Maalesef son zamanlarda natürel model veya teknolojik gelişmeler sonucu üretilen çok edevat radyasyon yaymaktadır. Radyasyon yayan bu maddelere ise ışın etkin madde denir. Biz hiç farkında kalmadan organlarımız, dokularımız çok kez model radyasyonla etkileşime girmektedir. Bu etkileşim ara sıra gözle görülür durumlarda varken ara sıra de hiç haberimiz kalmadan vücudumuzu etkilemektedir. Radyasyon, dalga, elektron veya foton model isimlendirilen enerji paketleri ile yayılan enerjidir ve her daim tabiatta var olan, beraber yaşadığımız bir olgudur. Radyo ve televizyon iletişimini olanaklı kılan radyo dalgaları, endüstride kullanılan x-ışınları ve güneş ışınları gündelik hayatımızda alışmış olduğumuz radyasyon çeşitleridir. Radyasyon ilk çağlardan beri vardır fakat insanlığın radyasyonu keşfetmesi 1896'da Fransız fizikçi Henri Becquerel'ın uranyum tuzunun ışınlar yaydığını değişiklik etmesiyle gerçekleşmiştir. Teknolojinin ve endüstrinin gelişmesiyle de uranyum elementi kullanılmaya başlanmış ve radyasyonun etkileri gitgide artmıştır. 

Radyasyon Etkileri
Radyasyonun biyolojik etkileri

Radyasyonun beşer sağlığı üstünde yaratabileceği etkiler uzunca zamandır bilinmektedir.Bu etkilerin bazıları, radyasyon yanıkları, kanser ve gelecek nesillerdeki genetik bozukluklardır. Hatta, çok büyük miktarlarda radyasyon dozuna maruz kalınması şeklinde anlık ölümlere ile görmek mümkündür. 

Erken Etkiler 

Çok kocaman dozlardaki radyasyon, birkaç saat veya birkaç hafta içinde sıhhat üstünde zararlı etkiler yaratabilir. Bu sistem etkiler, radyasyona maruz kalınmasından çok az bir süre ardından görüldüğü amaçlı Erken Etkiler model isimlendirilir. Erken etkiler, bunaltıcı olabilen radyasyon yanıkları ve radyasyon hastalıklarıdır. Bir veya iki gün içinde toplam 6 Sv doza maruz artan gözlerde de birtakım hasarlar meydana gelebilir. Bu dozda, göz lensleri berraklığını kaybeder ve bulanıklaşmaya başlar. Bu durum katarak model isimlendirilir. Vücudun rastgele bir yerinde bir defada edinilen doz ölçüsü 10 Sv'i aştığı takdirde, 2. aşama ısı yanıklarının sonuçlarına benzeyen önemli doku hasarları meydana gelir 

Ertelenmiş Etkiler 

Radyasyon yanıkları ve hastalıklarına sebep olacak civarı fazla yüksek dozlardaki ışınlamalara maruz kalma olayları nadiren görülmektedir. Ülkemizde de bu güne civarı önemli bir yaralanmayla veya ölümle sonuçlanan rastgele bir olay görülmemekle beraber bilinçsizlik ve gaflet sonucu olan kazalarda birkaç minik radyasyon yanığı olayı tespit edilmiştir. Ne var ki, bu az dozların etkileri yıllar ardından meydana çıkabilir. Bu etkiler, ışınlamaya maruz artan insanın kansere yakalanması veya çocuklarında genetik bozukluklar biçimde kendisini gösterir. Radyasyonun etkileri zamanla meydana çıkmaktadır. Geçmişte yapılmış olan nükleer tabanca denemelerinden ötürü ışın etkin maddelerle yüklenmiş toz bulutları, atmosferin fazla yüksek tabakalarına ve stratosfere yerleşerek, ışın etkin yağışlar şeklinde ağır ağır yeryüzüne inmekte ve çevrenin, bilhassa yüzeysel suların kirlenmesine sebep olmaktadır. Radyasyonun etrafa zararları hudut tanımaksızın yayılmakta ve kilometrelerce uzağa etki etmektedir. En kolay örnekle Ukrayna'daki Çernobil kazası yalnızca Ukrayna'da meydana gelen bir]]> Radyasyon Zararları https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-zararlari.html Sat, 08 Dec 2018 10:08:59 +0000 Radyasyon Zararları, Radyasyon, elektromanyetik dalgalar olarak yada parçacıklar halindeki enerjinin emisyonu yahut enerjinin aktarılmasıdır. Bilindiği üzere maddenin temel yapısını atomlar oluşturur. Atom da, proton ve nö Radyasyon Zararları, Radyasyon, elektromanyetik dalgalar olarak yada parçacıklar halindeki enerjinin emisyonu yahut enerjinin aktarılmasıdır. Bilindiği üzere maddenin temel yapısını atomlar oluşturur. Atom da, proton ve nötronlardan oluşan bir çekirdekle çekirdek çevresinde dönen elektronlardan oluşmaktadır. Eğer, herhangi bir maddenin atom çekirdeğindeki nötronların sayısı, proton sayısına oranla fazlaysa  bu maddeler kararsız bir yapı göstermekte ve çekirdekte bulunan nötronlara dönüşerek negatron oluştururlar. Eğer protonlar, nötronlardan fazla olursa protonlar dönüşerek positron oluştururlar. Atom çekirdeği içerisinden ayrılan nöron ve proton maddeleri kararlı olmayan atom çekirdeği gama ışını yatmaktadır. Ağır çekirdekler de alfa ışını yani helyum çekirdekleri oluşturabilir yada fizyon reaksiyona maruz kalırlar. Bu tepkimelere maruz kalarak parçalanan maddelere ise ‘radyoaktif madde’ adı verilir. Çevreye yayılan alfa, beta ve gama ışınlarına da radyasyon adı verilir. 

Radyasyon zararları genel olarak yapılan araştırmalarla birlikte oluşturulan zararı çok fazla olmaktadır. Radyoaktif kirleticiler özellikle insan sağlığında, hayvan sağlığı ve bitki sağlığına olumsuz etkiler oluşturarak çevreyi, ekolojik dengeyi bozar. Bunların yanı sıra radyasyon zararları olarak, canlılarda genetik değişiklere de yol açar. Radyasyonun etkisi cinse, yaşa ve organlara göre değişiklik göstermektedir. Özellikle göz en fazla etkilenen organ olmakta olmaktadır ve gözde görme zayıflığı oluşumu, katarakt oluşumu ve göz uyumunun azalmasına sebebiyet verir. Deri radyasyonun zararların karşı daha dayanıklıdır. Radyasyonun zararları genel olarak zaman içerisinde belirir, radyasyon da ani olarak meydana gelen etkiler sadece atom bombalarının neden olduğu ölümler ve yüksek radyasyona bağlı olarak gerçekleşen yanmalar şeklinde belirir. 

Radyasyon Zararları

Radyasyon zararları, yüksek dozlarda radyoaktiviteye maruz kalındığında daha kötü sonuçlar ortaya çıkarır. Radyasyona bağlı olarak meydana gelen değişiklikler vücutta üreme hücrelerinde ortaya çıkar, radyasyonun zararları gelecek kuşaklara bu yolla ulaşır. Yüksek radyasyona maruz kalmak, radyasyonun oluşturduğu hastalıklara neden olur, mide bulantısı meydana getirir, yorgunluk oluşturur, kusma belirtileri ortaya koyar, ishal oluşturur, saç dökülmesi belirtileri oluşturur, kan kaybı oluşturur, ağız ve boğazda yaralar meydana getirir, iltihaplar ve enerji kaybı gibi zararlara sebep olur. Bütün vücudun radyasyona maruz kalmasından 10 dakika sonrasında ilk belirtiler ortaya çıkar. Çoğu radyasyon vakaların da ölüm iki hafta içerisinde gerçekleşir. Radyoaktif maddeler vücut içerisinde bütün organları etkiler fakat özellikle de hızlı bir şekilde çoğalan hücreler radyasyona ani olarak cevap vermektedir. Örnek verecek olursak eğer deride kızarıklık oluşumu, ülserasyon oluşumu, üreme hücrelerinde sterilizasyon oluşumu, gözde katarakt oluşumu, saçlı deride saç dökülmesi oluşumunu, bağırsaklarda ishal ve bulantı bu radyasyondan dolayı oluşan reaksiyonlara verilecek olan örnektir. Reaksiyon bazı hücrelerde radyasyona oldukça geç cevap vermektedir. Beyin de, omurilik gibi dokularda onarım aşırı derecede zor gerçekleşmektedir. Radyasyonun geç etkileri seneler sonra ortaya çıkmaktadır. İkincil kanser oluşumu radyasyonun bu zararına en güzel örnek olarak gösterilir. Radyasyon zararları hiçe sayılmadan  kontrol altına alınması gerekmektedir.

]]>
Radyasyon Kirliliği https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-kirliligi.html Sun, 09 Dec 2018 04:44:37 +0000 Radyasyon kirliliği, günümüzde hem dünyada hemde ülkemizde son derece büyük sorunlar haline gelen bir durumdur. Radyasyon son derece tehlikeli ve dünyaya gelecek olan yeni nesilleri tehdit eden büyük problemlerden biridir. Dün Radyasyon kirliliği, günümüzde hem dünyada hemde ülkemizde son derece büyük sorunlar haline gelen bir durumdur. Radyasyon son derece tehlikeli ve dünyaya gelecek olan yeni nesilleri tehdit eden büyük problemlerden biridir. Dünya ülkeleri arasında özellikle Japonya'da sorun haline gelen radyasyon problemi hızla büyüyen bir sorundur. Radyasyon, bazı maddelerin dünya üzerine yaydığı bir ışın türüdür. Bu işin insan vücudundaki DNA kodlarının değişmesine neden olarak bu kişilerin çocuklarında ya da torunlarında özür durumlarını meydana getirmektedir. Öyle ki genel olarak günümüzde artış gösteren radyasyon kirliliği son derece büyük bir problem haline gelmiştir. Genellikle gama ışınları denilen bu ışınlar insan vücuduna kişi bu durumu hemen fark etmeden büyük zararlar vermektedir. Artan radyasyon kirliliği ise tabi ki toplu olarak insanların bu durumlardan etkilenmesine neden olarak sorunları meydana getirmektedir. Günümüzde fiziki ya da ruhsal olarak birçok özür, bu durumlardan dolayı meydana gelmektedir. Kişide meydana gelen özür durumu kesinlikle kişinin sülalesinden birinin radyasyona maruz kalması durumundan dolayı meydana gelmiş olmaktadır. Tabi ki ülkemizde ve dünyada görülen radyasyon kirliliğinin birçok nedeni bulunmaktadır. 

Nedenleri:
  • Radyasyon kirliliğinin en büyük nedeni tabi ki insanlardır. İnsanların doğaya müdahalesi durumunda radyasyonların ozon dışına çıkması tabi ki engellenmiş ve çok büyük radyasyon etkileri günümüzde görülmeye başlanmıştır. Tabi ki bu durumların meydana gelmesinin nedeni eski zamanlarda meydana gelen radyasyon sorunlarıdır. 
  • Günümüzde meydana gelen radyasyon kirliliğinin meydana gelmesine etki eden büyük etkenlerden biri ise tabi ki kullanımı son derece artan telefon kullanımıdır. Meydana gelen radyasyonların telefonlar üzerindeki payı çok büyüktür. Hemen hemen kullanım yaşı 4-5 yaşlara kadar düşmüş olan iletişim araçlarında oldukça radyasyon açığa çıkmaktadır.
  • Radyasyon kirliliği ülkemizde olmasa da diğer ülkelerde yapılmış olan nükleer enerji santrallerinden meydana gelmektedir. Oldukça yüksek oranda radyasyon saçan bu santraller günümüzde meydana gelmiş olan radyasyon kirliliği sorununun başlıca nedenlerindendir. 
  • Son olarak eskilerden beri hala etkisini sürdüren Japonya'ya atılan atom bombasının saçtığı radyasyon yine günümüzdeki radyasyon kirliliğine katkıda bulunmuştur.
İki tür radyasyon kirliliği bulunmaktadır. Bu radyasyonların biri tabi ki doğal radyasyon denilen ve doğa olayları sonucu ortaya çıkan radyasyonlardır. Bu radyasyon özellikle güneş ışınları ile meydana gelen ve bunun yanında diğer kaynağı uzaydan gelen radyasyonlardır. Bu radyasyonları engellemek için yapacak çok bir şey yoktur. Zaten bu radyasyonların kirlilik üzerindeki etkisi oldukça azdır. İnsanoğlunun bu durumda yapabileceği tek şey ozon tabakasının zarar görmesini engellemektir. Bu durum gerçekleştiğinde bu radyasyon ışınları engelleyebiliriz. 

Radyasyon Kirliliği
Diğer radyasyon türü ise tabi ki yapay radyasyondur. Bu radyasyon türünün radyasyon kirliliği üzerindeki etkisi oldukça büyüktür. Öyle ki dünyada meydana gelen radyasyon kirliliğinin en büyük nedeni tabi ki bu durumdur. Yapay radyasyon insanların etkisi ile meydana gelerek sorunlara neden olan radyasyonlardır. Özellikle teknolojik gelişmeler bu durumun meydana gelmesinde son derece etkilidir. 

Radyasyon kirliliğinin önlenmesi için;

Bu durumda yapılması gereken en önemli önlem nükleer santraller ile ilgili önlemlerin alınması ve belli kurallar koyularak kuralların çiğnenmesi engellenmelidir. Bu şekilde radyasyon kirliliği azalacaktır. Bir diğer önleme yöntemi ise Nükleer santrallerde meydana gelen atıkların gelişi güzel yerlere atılmaması ve bunların uygun şekilde önlenmesidir. Bu durumda da yine sorunlar azalacaktır. 
S]]> Doğal Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/dogal-radyasyon.html Sun, 09 Dec 2018 11:59:25 +0000 Doğal Radyasyon, Radyasyon, farklı maddelerden dolayı meydana gelen ışınlardır. Radyasyonun insanlar üzerinde birçok olumsuzluklara neden olduğu bilinmektedir. Öyle ki günümüzde meydana gelen radyasyon kirliliğinin bir ned Doğal Radyasyon, Radyasyon, farklı maddelerden dolayı meydana gelen ışınlardır. Radyasyonun insanlar üzerinde birçok olumsuzluklara neden olduğu bilinmektedir. Öyle ki günümüzde meydana gelen radyasyon kirliliğinin bir nedeni de tabi ki doğal radyasyon ve kaynaklarıdır. Günümüzdeki radyasyon kirliliğinin üzerinde büyük etkileri olan doğal radyasyon tabi ki her ne kadar olursa olsun yine insanlar nedeni ile artmaktadır. Özellikle ozon tabakasına verilen zararlardan dolayı uzaydaki ve güneşteki radyasyonlar direk olarak süzülmeden dünyaya çarpmaktadır. Bu durumda dünya üzerindeki radyasyonlar hızla artarak ileri ki nesiller için çok büyük problemlere neden olmaktadır. Günümüzde meydana gelen radyasyon kirliliğinde doğal radyasyon etkisini azaltmak için insanoğlunun yapacağı herhangi bir şey bulunmamaktadır. Fakat insan oğlu yapay radyasyonu engellediğinde doğal radyasyonun da azaldığını görecektir. Tabi ki bu durum yıllar içerisinde gerçekleşeceği için bu değişimi hemen fark etmek imkansızdır. Doğal radyasyon adından da anlaşıldığı gibi insanların çok büyük etkileri olmadan dünya üzerinde kendi kendine meydana gelen radyasyonlara denilmektedir. Bu durum genellikle zaman içerisinde kendiliğinden meydana gelmektedir. 

Doğal radyasyonların nedenleri ise günümüzde iki şekilde gerçekleştiği bilinmektedir. Bu durum üzerine yapılan çalışmalar sonucunda üçüncü bir nedenin olup oladığı belirlenecektir. Öyle ki meydana gelen doğal radyasyonu iki çeşit olacak şekilde inceleyebiliriz. Bu doğal radyasyonlar ise ;

Kozmik Işınlar Nedeni İle Meydana Gelen Doğal Radyasyonlar: Kozmik ışınlar ülkemizde ve dünyada görülen radyasyon kirliliğinin meydana gelmesine neden olan en önemli etkenlerden biridir. Öyle ki bu durum un engellenmesi neredeyse imkansız denecek kadar zordur. Öyle ki güneşte meydana gelen doğal olaylardan yani patlamalardan dolayı ortaya çıkan kozmik ışınlar son derece şiddetli bir şekilde dünyaya gelerek radyasyon etkisi göstermektedir. Bu durum ise direk olarak doğal radyasyon olarak değerlendirilir. Güneşte meydana gelen patlamalardan çıkan ışınların engellenmesi görevi normalde ozon tabakasının yaptığı bir işlevdir. Bu durumun meydana gelmesine neden olan sorun ise ozon tabakasının delinmesi ile çok daha fazla ışın dünyaya gelerek doğal radyasyon oluşturur.

Doğal Radyasyon
Yeryüzü Kaynaklı Doğal Radyasyonlar: Tam olarak dünyanın meydana gelmesinden itibaren yeryüzünde meydana gelen doğal olaylar sonucu otaya çıkan radyasyonlardır. Öyle ki bu durum milyonlarca yıl öncesinden beri meydana gelerek ortama radyasyon saçan bir durumdur. Tabi ki bu radyasyonlar insanoğlunun ortaya çıkardığı radyasyonların sadece 10 da 1'i olarak değerlendirilebilir. Çünkü doğal radyasyonlar, yapay radyasyonlara göre çok daha az bir şekilde zarar vermektedir.

Doğal Radyasyon Kaynakları:
  • Uzaydan gelen kozmik ışınlar, doğal radyasyon kaynaklarının en başında gelmektedir. Bu durumda yine daha önce de söylediğimiz gibi güneş ışınları ve diğer uzay ışınları nedeni ile meydana gelmektedir.
  • Bir diğer kaynak ise yerkürede dünyanın oluşumundan sonra meydana gelen radyoizotopların ortaya çıkardığı doğal radyasyondur. Bu radyasyon türü son derece az miktarda radyasyon saçar.
  • Bir diğer doğal radyasyon kaynağı ise tabi ki insanlardır. İnsan vücudunda bulunan bazı radyoaktif elementler nedeni ile radyasyonlar meydana gelmektedir. Bu nedenle denebilir ki insan vücudu da bir radyasyon kaynağıdır.
  • Son olarak doğal radyasyon kaynaklarından bir diğeri ise tabi ki radyumun bozulması nedeni ile meydana gelen radon gazlarıdır. Bu gazlar da yeryüzüne çıktıktan sonra insanlar üzerinde radyasyon etkisi meydana getirerek çok büyük problemlerin ortaya çıkmasın neden olmaktadır. Unutulmamalıdır ki doğal radyasyon sadece dünya üzerinde bulunan radyasyonların yüzde on ikisi]]> Radyasyondan Korunma https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyondan-korunma.html Sun, 09 Dec 2018 18:56:23 +0000 Radyasyondan Korunma, günümüzün yaşam şartlarında herkesin etrafında pek çok radyasyon yayan bulunmaktadır. Bu cihazlar radyo, televizyon, cep telefonu, tomografi, röntgen ve benzeri insan hayatının içinde yer alan Radyasyondan Korunma, günümüzün yaşam şartlarında herkesin etrafında pek çok radyasyon yayan bulunmaktadır. Bu cihazlar radyo, televizyon, cep telefonu, tomografi, röntgen ve benzeri insan hayatının içinde yer alan bu cihazlar yüksek miktarda radyasyon iletme kaynağıdır. Durum böyle olunca radyasyondan bütünüyle kurtulmak kesinlikle mümkün olmamasının yanı sıra radyasyonun vermiş olduğu zararlı etkileri en aza bilinçli olarak indirmek mümkündür.

    Radyasyondan Korunmak İçin Yapılması Gerekenler

    • Kullanılmayan elektronik cihazları kapalı konuma getirin veya tamamıyla fişten çıkartın.
    • Bilgisayar veya lebtop alırken özellikle düşük radyasyon iletenleri tercih ederek üzerinde bulunan etikette Low Radiation bilğisi bulananları özellikle tercih edin. Ayrıca LCD monitörler kullanmaya özen gösterin. Nedeni ise LCD mönitörler diğer CRT adı verilen monitörlere oranla çok daha az oranda radyasyon yayarlar.
    • Dinlendiğiniz veya uyuduğunuz ortamda radyo, televizyon veya cep telefonu olmamasına dikkat edin veya o ortamdaki elektronik cihazların mutlaka fişini çekin.
    • ,Cep telefonunuzu kullanmadığınız zamanlarda kesinlikle kapalı tutun. Ayrıca telefonunuz açıkken de kalp hizasından olabildiğince uzak tutun.
    • Şayet bir cep telefonuyla konuşma çılgınıysanız uzun konuşmalarınız nedeni ile daha az radyasyona maruz kalmak için mutlaka kulaklık kullanmaya dikkat edin. Ayrıca cep telefonu satın alırken SAR ölçümünü mutlaka kontrol ederek alın. Son zamanlarda tüm piyasaları saran Çin malı adı altında oldukça kalitesiz telefonları kullanmayın. Çünkü bu kalitesiz ve ucuz cep telefonlarının pek çoğu kalite kontrol aşamasından geçmemiştir.
    • Elektronik cihazlar arasında yer alan elektrikli alarm, radyo ve saatleri uyurken başucunuzda bulundurmayın. Bu cihazlar mutlaka kullanılacaksa pilli olanlarını tercih edin.
    • Radyasyondan bilinçli olarak korunmak için saç kurutma aletini sıklıkla kullanmamaya dikkat edin. Ayrıca traş makinası kullanıyorsanız elektrikli olanların dışında şarjlı makinaları tercih edin.
    • Mikro dalga fırınlar yüksekte miktarda radyasyon ürettikleri için kullanım sırasında en az 1 veya 2 metre uzağında durun. Ayrıca floresan lambaları kesinlikle okuma lambası veya gece lambası şeklinde kullanmamaya dikkat edin. Çünkü floresan adı verilen bu lambalar diğer lambalara oranla daha fazla radyasyon yayar. 
    • Televizyon seyrederken televizyonla uzaklığınız en az 2,5 -3 metre  aralığında olsun. Ayrıca bulaşık makinası ve çamaşır makinası gibi elektronik eşyalar çalışır durumda iken yakınında bulunmayın.
    • Yüksek oranda radyasyon yayarak insan hayatını olumsuz etkileyen baz istasyonlarını okullara evlerinizin çatılarına daha da önemlisi yakın çevrenize dahi takılmasına kesinlikle izin vermeyin.
    Radyasyondan Korunma

    Radyasyonun olumsuz etkilerinden çok daha az zarar görmek için yukarıda yer verdiğimiz basit önlemleri uygulayarak insan sağlığını tehdit eden bu olumsuz tehlikelerden bilinçli olarak daha az etkilenmiş olunur.

    ]]>
    Radyasyon Nedir https://www.radyasyon.gen.tr/radyasyon-nedir.html Mon, 10 Dec 2018 08:50:54 +0000 Radyasyon Nedir, Radyasyon ve zararları halk arasında çok fazla konuşulan fakat ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığı çok fazla bilinmeyen bir konudur. Radyasyon denilince akla hemen kitle iletişim araçları gelir. Aslında unlar ra Radyasyon Nedir, Radyasyon ve zararları halk arasında çok fazla konuşulan fakat ne olduğu ve nasıl ortaya çıktığı çok fazla bilinmeyen bir konudur. Radyasyon denilince akla hemen kitle iletişim araçları gelir. Aslında unlar radyasyon değil, radyasyonu yayan cihazlardır. Peki radyasyon nedir. Herkesin anlayabileceği bir ifade ile anlatırsak radyasyon, çekirdekte bulunan artı  ve eksi yüklü proton ve nötronlardan, sadece artı yüklü olanların bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkan enerjidir. Bunun nedeni ise normalde artı ve eksi yüklü iyonlar birbirini çekerken, artı yüklü iyonların birbirini sürekli itmesi sonucu ortaya çıkan rahatsız edici bir enerji oluşur. Bu halde sürekli birbirini iten iyonların bir süre sonra dışarı yayılımı radyasyonun yayılmasına neden olur. Radyoaktivite sonucu oluşan alfa, beta, gama ışınlarının yayılması ve elektromanyetik dalgaların yayılmasıyla açıklanan radyasyon da ortaya çıkan bu ışınlardan alfa sadece kağıda etki edebiliyor, fakat kağıttan sonraya geçemiyor. Beta ışınları ise kağıdı geçebiliyor fakat alüminyumdan geçemez. Gama ışınları ise hem kağıdı hem de alüminyumu geçerken kurşundan da süzülerek, körelterek geçiyor. 

    Radyasyon günlük yaşamda ise alfa, beta, gama diye karşımıza çıkmaz, güneş,hava, su ve topraktan da radyasyon almaktayız. Bunların yanı sıra evlerde bulunan randan gazı yoluyla, saç kurutma makinelerinden, cep telefonlarına internetten tutun da TV vericilerine kadar her şey radyasyon yaymaktadır. bu kadar radyasyona maruz kalmak ise ciddi sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Ozona da zarar veren bu radyasyon yayan malzemeler ise sayısız şekilde örneklendirilebilir. Kısa süreli radyasyona maruz kalmak çok büyük bir zarar vermez. Buna karşın ok çok uzun süre telefon görüşmeleri, bilgisayar başında çok uzun süreli kalmak bizlere zarar verir. Bu nedenle sağlıklı kalabilmek adına radyasyondan uzak kalmanız gerekmektedir. 

    Radyasyon Nedir
    Radyasyondan Korunma Yolları:
    • Radyasyondan korunmak için telefon görüşmelerinizi kısa tutmalısınız. 
    • Evde kullandığınız elektrikli aletlerin işi biter bitmez fişten çıkartılmalıdır
    • Yatarken tv, telefon gibi cihazların olduğu odalarda kalmayın ve yatak odanıza sokmamaya gayret edin.
    • Cep telefonlarınızı gölek ya da ceket cebine, yani kalbe yakın yerlere koymayın. 
    • Mümkün oldukça mikrodalga kullanmayın bunun yerine kısık ateşte ısıtma işlemini gerçekleştirin. 
    • Pilli ev aletleri elektrikliden daha sağlıklıdır. Aynı zamanda da tasarruf etmiş olursunuz. 
    Bunlara mutlaka dikkat etmeli, yaşamınızı düzenlerken kendi sağlığınızı ihmal etmemelisiniz. Aynı zamanda elektrikli eşyaların pek çoğunda radyasyon olduğunu bilmelisiniz. Bu konuda çevrenizi de bilinçlendirmeyi unutmayın. 
    ]]>
    Elektromanyetik Radyasyon https://www.radyasyon.gen.tr/elektromanyetik-radyasyon.html Mon, 10 Dec 2018 21:39:02 +0000 Elektromanyetik radyasyon, boşlukta ışık hızıyla  hareket etmekte olan elektrik dalgaları ve manyetik enerjinin bir araya gelmesiyle oluşum göstermektedir. Elektromanyetik radyasyon, çok düşük frekans olarak başlayan, Rady Elektromanyetik radyasyon, boşlukta ışık hızıyla  hareket etmekte olan elektrik dalgaları ve manyetik enerjinin bir araya gelmesiyle oluşum göstermektedir. Elektromanyetik radyasyon, çok düşük frekans olarak başlayan, Radyo Frekansıyla devam eden ve Ultraviole ve X ışınlarına kadar uzanan yelpazeden oluşmaktadır . Eski yıllardan bu yana kablosuz iletişim ağları çok farklı amaçlar için kullanımı sağlanır. Bunlar içersinde en yaygın olan ise Radyo ve Televizyon İstasyonları, Baz İstasyonları ve Radarlar olmaktadır. Bu kaynaklar bu iletişim sırasında ortaya elektromanyetik radyasyon çıkarır. Ayrıca evlerde yada ofislerde kullanılan elektronik ev aletleri, elektrik dağıtımında kullanılan elektrik dağıtım hatları ve trafolar elektriğin yapısı gereğince çalışmakta oldukları sırada ortaya elektriksel ve manyetiksel alan meyana geritir. Elektromanyetik radyasyonun oluşmasına neden olan yeni teknolojik ürünleri günlük yaşantımızda yoğun olarak kullanırız. Sağlık alanında kullanımı sağlanır, güvenlik sistemlerinde ve yaşamımızı kolaylaştırıp konfor sağlaması için elektromanyetik dalga yayan ürünlere bağlı duruma gelmiş bulunmaktayız. Yüksek gerilim hatları, televizyon ve bilgisayarlar, FM ve televizyon vericilerinde, mikrodalga fırınlarda, mobil telefonlarda, mobil telefon baz istasyonlarında kablosuz telefonlarda, uydu antenleri ve verici antenlerde, radar antenlerinde, bluetooth, kablosuz internet kullanımında, kablosuz ses ve görüntü sistemlerinde ve buna benzer alanlarda kullanımı sağlanır. Fakat, hayat standartımızı yükseltirken elektromanyetik radyasyonun canlı organizmayı etkilemesini de göz onunde bukundurmalıyız. Elektromanyetik enerjinin kullanımı hızla arttığı sırada bizler de her geçen gün daha fazla elektromanyetik radyasyona maruz kalmaktayız, yani elektromanyetik radyasyon kirlilik oluşturmaktadır ve saglikoz açısından  olumuz etki sağlar.

    Elektromanyetik radyasyon gözle görülemeyen bir belirti olmaktadır. Bu nedenden dolayı birçok insan elektromanyetik radyasyonun zararlı etkileri altında dahi olduğunu anlamamaktadır. Günlük yaşamda kullanmış olduğumuz cep telefonları gibi teknolojik cihazlar ciddi anlamda elektromanyetik radyasyon yayar. Radyasyon yayma özelliği olan bu tarz maddelere de radyoaktif maddeler  adi verilmektedir. Kişi radyasyona uğramış olduğunu sadece radyasyonun zararlı etkilerini görmeye başladığında anlamaktadır ve elektromanyetik radyasyonun etkileri en son olarak  kanser belirtisi olacaktır. Bu yüzden kanser gibi amansız hastalıklarla mücadele etmemek için aşırı derecede radyasyon ihtiva eden ortamlardan uzak kalınmalıdır

    Elektromanyetik Radyasyon

    Elektromanyetik Radyasyon Zararları

    Elektromanyetik radyasyonun en büyük zararları arasında DNA sarmalını parçalaması belirtmektedir. DNA’nın parçalanması sonrasında birçok hücre öldüğünden dolayı kalıtsal özelliklerin aktarılması sona erer. Bu durum kanser gibi ölümcül hastalıkların yaşanmasına neden olmaktadır ve mutasyon gibi durumların yaşanmasına da sebebiyet verecektir. Yapılan araştırmalar sonucunda elektromanyetik radyasyonun en büyük etkisinin gözlere olduğu tespit edilmiş olan bir durumdur. Özellikle gelişim aşamasında olan çocukların radyasyona maruz kalması sebebiyle ciddi görme sorunlarının yaşandığı belirmiştir ve hatta körlük gibi kalıcı sorunların da meydana getirdiği  gözlemlenmiştir. Elektromanyetik radyasyon sonucunda meydana gelen zararların büyük kısmı kalıcı olmaktadır. Uzmanlar radyasyonun etkilerinin artması durumunda insan neslinin tamamen yok olacağına da değinmektedir. Elektromanyetik  radyasyonun  bir diğer önemli etkisi de asit yağmurları gibi doğayı ve ekolojik sistemi tahrip eden olayların oluşmasına neden olmasıdır.

    ]]>